Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İlk aşımı 4 Nisan’da olmuştum. Ve bu köşede de aşı olurken yaşadığım izlenimlerimi yazmıştım.

Önceki gün de Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ikinci aşımı oldum.

Ve ikinci aşı sürecinde de, ilk aşıda olduğu gibi bir süreç yaşadım. E nabızdan randevumu aldım.

Bu kez hastane o kadar kalabalık değildi. Hemen kaydımı yaptırıp aşımı oldum. Bu kez size aşı sonrasındaki izlenimlerimi anlatacağım. Çünkü ilk aşı olduğum zaman gibi şeyler yaşamadım.

-Aşı olacağım zaman çok gergin oluyorum. Bu çocukluğumdan kalan bir şey sanırım. O gerginlikle aşı oluyorum. İlk aşıda da bunu yaşadım. İlk günüm stresli geçmişti. Fakat yine de ağrı, sızı yaşamamıştım.

-Aşı olma süresi çok kısa sürüyor. Aşınızı oluyorsunuz ve çıkıyorsunuz. Üç dakika sürmüyor neredeyse.

-Biontech aşısını tercih etmiştim. Alerjisi olanın çok etkilendiği söylenen Biontech aşısı beni etkilemedi. İlk yaptırdığım aşıda sadece kolum ağrımıştı. Ve sonrasında da hızla geçmişti.

-Fakat bu ikinci Biontech aşısında biraz etkilendim. Birden fazla ağrı kesici içmek zorunda kaldım. Bu kez sadece kolum değil sırtım da çok fazla ağrıdı.

-Sırt ağrım öyle her zaman olduğu gibi bir ağrı değildi. Ki benim sırt ağrılarım olur. Fakat bu ağrı farklıydı. Boyundan başlayıp aşağıya doğru ilerleyen berbat bir ağrıydı.

-Ve ciddi halsizdim. Pazar günü aşı sonrası ağrı başladı ağrı kesiciler ile idare ettim. Ama Pazartesi gününü ciddi zor geçirdim. Hem halsizlik, hem ağrı, hem ağız kuruluğu. Berbat bir gün geçirdim diyebilirim. Elim, kolum çok ağırlaşmıştı.

-Hiçbir şey için zorlamadım kendimi ciddi dinlendim. Uyudum. Ve bugün itibariyle bomba gibiyim.

Efendim sizler de aşınızı olunuz. Ertelemeyiniz zamanınız geliyorsa gidiniz. Hastanede hemşirelerin, doktorların en şikayet ettiği mevzu bu. Randevu alıp gitmeyen kişiler.

Lütfen randevu alıyorsanız gidiniz.

Başkalarının hakkını gasp etmeyiniz.

-Şu ara Yusuf Güney kafasına girmek istiyorum. Hani astral seyahate çıkıp Ay senin Mars benim dolaşıyor ya. Eh ben de istiyorum işte o kafadan. 

-İbrahim Tatlıses çalışanlarına bir yemek vermiş. O yemeğe de pijamalarıyla katılmış. Evet evet artık ben de tayt, eşofman kafasını bırakıp pijama kafasına girmek istiyorum. 

-Yıldız Tilbe kafasına girmek istiyorum. Önce Tarkan’ı Challenge davet etti. Tarkan kibarca reddetti. Ardından Gülşen’i davet etti. Oradan da ret aldı. Hiç pes etmiyor. Ben de bu kafaya girmek istiyorum.

 

Manavgat’ta bir otel.

Obaaa… Vur patlasın, çal oynasın.

Ne maske, ne mesafe, ne korona… Hak getire.

Düşünün koca ülke evlere kapanmış. Çoğu insan işsiz kalmış. Bazı mekanlar bir yılı aşkın süredir dükkan açamıyor. Onlar hiç bir şey yokmuş gibi mekan açıyor. İnsanlar eğleniyor.

Peh ki ne peh!

İnsanlara kızmıyorum. Çünkü belli ki, çoğu Ukraynalı. Gelmiş tatilini yapacak. E imkan da var.

Neden eğlenmesin.

Neden coşmasın.

Ülkesinden gelmiş buralara tatil yapıyor.

E Rus turistler de yok bu sene. Onlar kral gibi ağırlanıyor. Ne isterse yapılıyor.

Onları da eğlendirmek gerek.

Buradaki, sorun işletme.

Kendini tek akıllı zannediyor olacak ki, açmış müziği sonuna kadar. “Oh eğlenin” demiş.

E tabii ne oldu!

Kapattılar işletmeyi.

Olacağı buydu…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00