Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Tam da bu günlerde birlik olmalıyız.

Tam da memleketimiz için el ele tutmalıyız

Tam da yardımlaşmak için siyaseti, kavgayı, hırlaşmayı bir yana bırakıp birlik beraberlik duygusuyla canla başla çalışmalıyız.

Ama yok yine sınıfta kaldık.

Ormanlarımız yanıyor, canımız yanıyor fakat hem siyaset hem vatandaş yine kavgaya tutuştu.

Sosyal medya yangın yeri.

Klasik, bir kesim yok bilmem ne partisi, yok şu partisi.

Bir kesim de bambaşka bir dünyada. Yani kim ne paylaşıyor ne yapıyor onları takipte cadı avında.

Bir kesim ise fırsatları hiç kaçırmıyor. Kendisinden söz ettirmek için sürekli başkasına laf atma derdinde.

Yok Şahan'ın evi varmış, yok Demet filtreli çekim yapmış.

Diye diye susmuyor. Üzülmüyor, vicdanı yanmıyor.

Hala hır gür peşinde.

Sana ne kardeşim!

Size ne kardeşim!

Kime ne kardeşim!

Bi bakın kendi işinize. Bi susun!!! Bi üzülün. Bi yardım edin. Bir şeylere yarayın.

Siz yaramıyorsunuz bari, oturduğunuz yerden çalışan insanları da soğutmayın.

Gerçekten bu dönem tam da bu dönem bu saçmalıkları kaldıracak dönem değil.

O yüzden de bravo Demet Akalın.

Bravo Şahan Gökbakar.

Kim canla başla çalışıyor, koşturuyor, vatanı için en ufacık bir şey yapıyorsa helal olsun!!!

Siz fitne fesatlara hiç kulak asmayın. Onların en iyi yapabildiği şey boş boş konuşmak.

Önceki gün Hürriyet Gazetesi'nde "Üst düzey bir cani" manşetini okurken içim ürperdi bir kez daha!

Pislik caninin biri, 21 yaşındaki güzelim Azra'yı katletmiş. Vücudunu bilmem kaça ayırmış. Hala parçaları bulunamıyor!!! Hürriyet'in manşetinde, yok "Kendisi iltifat etmeyi çok severmiş", yok "Göz teması kurmazmış", yok "Asla şiddet eğilimi yokmuş" yok "Sinirlendiğine hiç şahit olunmamış" falan filan.

Yazıklar olsun!!!

Gerçekten yazıklar olsun.

Pes!!!

Hemcinslerinizi ne güzel de koruyorsunuz çaktırmadan.

Görün hanımlar.

Birbirini bu kadar yiyen. Sürekli kendi hemcinsinin açığını arayan. Ayağını kaydıran.

"Kadının düşmanı yine kadındır" dediğimiz kişiler görün.

Erkek egemen dünyası. Kendilerini ne güzel de çaktırmadan aklamaya çalışıyor.

Gerçekten yazıklar olsun.

Böyle ince eleyip, ince dokunmuş cümleler ne güzel de bir araya gelmiş. İğrenç cani için ne güzel de ifade kullanılmış.

Tabii canım mahkemeye de sunulur bu haber!

E ne de olsa iki üniversite bitirmiş, zengin, marka giyinmeye düşkün bir cani. Kadın parçalamış çok mu?

Gerçekten iğrençsiniz. Yazıklar olsun!!!

Siz farkında mısınız bilmiyorum ama pandemi döneminde 18 ay kapılarını açmadan evinde oturan bir kesim vardı. O da eğlence sektörü.

İşsiz, parasız, aç kalan, hatta intihar eden, ailesi dağılan bir sürü müzisyen, garson vardı.

Pandemi dönemi rahatladı. Şimdi o sektör kısıtlı da olsa çalışmaya başladı.

Fakat bu yangınlarla birlikte; sahneye çıkıyor, şarkılar susmuyor, yemek yeniyor diye yine bir kesim çığırtkanlığa başladı.

Gerçekten kafayı yemişsiniz.

İyi de bu insanlar taş mı yesin.

Deprem olur eğlence dünyası susar.

Terör olur eğlence dünyası susar.

Yangın olur eğlence dünyası susar.

Yok bilmem ne olur eğlence dünyası susar.

Burada çalışan insanlar çok ciddi bir çoğunluğu oluşturuyor. Onların da evleri, barkları ve bakmakla yükümlü oldukları insanlar var.

Tüm bu olaylar olduğu zaman fabrikalar kapanıyor mu?

Bakkallar, marketler, AVM'ler kapanıyor mu?

Peki yeme-içme dünyasında çalışan insanlar ne yapsın Allah aşkına!

Lütfen biraz eleştirirken bi mantıklı eleştirin. Biraz daha düşünün illa ki, bir şey söylemek için söylemeyin.

Yeter!!!

Yıllardır bu konuyu konuşuyoruz. Artık bi aşın tüm bunları yeter!!!

Bu ülkenin en çok vergiyi, en çok ÖTV'yi ödeyen sektörünün ayakta kalması için çalışması şart. Tüm dünyada da bu böyledir. Bu sektör en önemli sektörlerden biri.

Artık buna bi alışın.

Bu sektörde çalışan insanlar üstlerine düşen sorumluluğu zaten yerine getiriyor. Ben kefilim çoğuna. Sizler rahat rahat koltuklarınızda otururken onlar çok ciddi problemlerle uğraşıp çok ciddi yardımlar da yapıyorlar inanın.

Onlar da kazanacak ki, daha çok yardımları dokunsun. Daha çok bu sektör ayakta kalabilsin.

Bi susun lütfen!!!

"Yangın söndürmeye silahla gitmek ne demek?" ayrı, "Silahın Yusuf Güney'de ne işi var?" o da apayrı bir mevzu!

Bir şarkıcının üstelik çok meşhur da olmayan bir tipin belinde neden silah olur?

Gerçekten nedir bu Yusuf Güney'in durumu!

Neden her seferinde ortaya çıkıp bir saçmalık yapıyor.

Bakınız Antalya'da yangınla mücadele eden ekiplerle tartışıp silah çekmiş.

Ekipler yangınla mı uğraşsın, Yusuf Güney saçmalığı ile mi?

Kim veriyor bu cesareti bu tiplere.

Nereden alıyorlar bu cesareti.

Yok bilmem ne milletvekili "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?" der.

Yok bazı sanatçılar belinde silahla dolaşır.

Memleket için resmen zarar ziyan insanlar.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00