Son Dakika

Önce FETÖ zannettim

28.08.2018 - 03:06 | Güncelleme:

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, çıkıp da “Anneliğin teröre kılıfı yapılmasını göz mü yumsaydık” demeseydi aklımdan geçenler çok farklı olacaktı.

Ne mi olacaktı, anlatayım!

699 haftadır, Beyoğlu’nda Galatasaray Lisesi’nin önündeki meydanda oturarak eylem yapan Cumartesi Anneleri’ne şimdiye dek pek dokunulmamaştı.

Dokunulmak bir yana, bir kaç yıl önce o sırada Başbakan olan Başkan Erdoğan tarafından kabul edilmişler ve kendilerine kayıp evlatlarının bulunması için devletin çaba göstereceği sözü verilmişti.

699 haftalık eylem bir anlamda rutinleşmiş, alışılmış ve ses getirmez olmuştu.

Bu yüzden olsa gerek 700. hafta nedeniyle medyaya mailler, çağrılar yollanmıştı ve Cumartesi Anneleri’nin 700. Hafta eyleminden üç beş satır da olsa söz edilmesini istemişti eylemci anneler.

Tam da bu haftada şimdiye dek polisin gözetimi altında yapılan eyleme, polis müdahale etti.

Kadınları meydana yaklaştırmadı, gelmek isteyenleri copladı ve biber gazı sıktı.

Arbede çıktı.

Olanları görünce açıkçası benim aklıma ilk gelen Gezi Olayları öncesinde yaşananlar oldu.

O gün de benzer şeyler yaşanmıştı.

Günlerdir Gezi Parkı’ndaki ağaçlar kesilmesin diye olaysız bir biçimde nöbet tutan gençlere polis destekli zabıtalar saldırmış, gençlerin çadırları yakılmış, kendileri dövülmüş ve ardından da Gezi Süreci başlamıştı.

Yıllar sonra Gezi’yi başlatan zabıta-polis saldırısının bir FETÖ kumpası olduğu söylenmiş ve bunun bilinçli bir provokasyonla Türkiye’yi karıştırma girişimi olduğu açıklanmıştı.

Cumartesi Anneleri’ne yapılan coplu biberli müdahaleyi görünce aklıma ilk gelen bu oldu.

“Devlet içinde kalan FETÖ artıkları yeni bir Gezi mi başlatmak istiyorlar” diye düşündüm.

Neyse ki, böyle bir şey yokmuş.

***

AFFINIZA SIĞINMAK

MHP’nin Af Yasası teklifi hazırlanmış.

Devlet Bahçeli’nin Başkan Erdoğan ile hukuku, MHP’nin AK Parti ile olan yakınlığı göz önüne alınınca Af’fın yasalaşmaması imkansız gibi görünüyor.

Alaattin Çakıcı’nın açıklamalarına rağmen Af gelme olasılığı yüksek gibi.

Bu köşenin eski okurları bilir.

2000 yılındaki Rahşan Affı’na da karşı çıkan tek tük adamdan biriydim.

O zaman Rahşan Ecevit’in isteğiyle gündeme gelmişti Af.

Aynen bugünkü gibi Af adıyla değil, devlete karşı işlenen suçlar dışındaki suçlara infaz ve erteleme yasası olarak geçmişti Meclis’ten.

Yine bugünkü gibi cezaevlerinde yer kalmadığı gerekçesiyle istenmişti bu Af.

O günlerde 70 küsur bine ulaşan mahkum sayısı bir anda 40’binin altına düşmüştü.

Ve kısa bir süre sonra Rahşan Ecevit, “Ben bu affı garibanlar için istedim ama bütün katiller serbest kaldı” demek zorunda kalmıştı.

Salıverilenlerden 20 bini ise bir kaç yıl içinde yeniden cezaevine dönmüştü, yeni suçlar işleyerek.

Şimdi yine Af gelecek.

“Kader mahkumları” denilerek katiller, teröristler dahil bir sürü mahkum serbest kalacak.

Biz bunu 2000 yılında da söylemiştik.

Dinleyen olmamıştı.

Biliyorum bugün de olmayacak ama biz yine de söyleyelim...

En azından günah bizden gitti deriz.

***

TEK SUÇ ALKOL VE HIZ

Bodrum’da bir minibüsü fotoğraflamış haberciler.

Lüks minibüsün arkasında, bazen stepne lastiğin koyulduğu yere bir kadın iplerle bağlanmış ve minibüs o haliyle İstanbul’a gidiyor.

Kilometrelerce izlemişler, kadın orada bağlı.

Ne bir durduran, ne bir soran.

Ne yazık ki, Türkiye’de trafik polisi böyle olaylara asla bakmıyor bile.

Otomobilin bagajında seyahat eden çocuklar, station wagon otomobilin arkasına tıkış tıkış doldurulmuş insanlar, 5 kişilik araçta 10 kişilik yolculuklar polisin umurunda bile değil.

Bizde trafik polisi iki şey yapar.

Yola tuzak gibi radar kurar, gece alkol kontrolü yapar. Pek endee olarak da hatalı sollama tespiti.

Bunları yapsın elbet, yapmasın demiyoruz ama diğer ihlaller de suç değil mi, onlar da can ve mal kaybına neden olmuyor mu?

Ama bizim polisimiz bunlara bakmaz. İlgilenmez bile.

Zaten muhtemelen izinli olduğu günde, kendisi de benzer bir şey yaptığı için normal bile buluyor olabilir.  

*** 

MELEMEN

Yıllardır tartıştığımız bir şeyi Vedat Milor sordu sonunda:

Menemen soğanlı mı olur, soğansız mı?

Vedat Milor ağabeyim, memleketimizin tek gerçek yemek yazarıdır bana göre.

Tuğrul Şavkay’ın erken ölümünden sonra tek gurmemiz Vedat Milor...

Her ikisi de Mektebi Sultani’den ağabeylerim.

Soğanlı mı soğansız mı sorusundan evvel sorulması gereken bir sual daha var aslında:

Menemen mi, melemen mi?

Her şeyi bilen Murat Bardakçı bile bu konuda tam bir fikir sahibi olamamış.

Kimi kaynaklarda melemen, kimisinde menemen.

Bunu yıllar önce suyun öteki tarafından gelen anneanneme sormuştum.

“Melemen” demişti.

Yediğim en güzel “melemen”ler onundu ve soğansız yapardı.

Hala tadı damağımdadır.

Kimbilir belki o zamanlar domatesler lezzetliydi.

Ne adı kesin, ne de tarifi kesin bir ulusal yemek.

Galiba en iyisi soğanlı olanına “menemen”, soğansız olanına ise “melemen” demek.

KLASİK TARİF

Bizim evde en çok yapılan yemektir muhtemelen melemen.

Kızım da pek sever.

Gece yarısı beni yataktan kaldırır, “Fadik bir melemen yapsan da yesem” diye.

Gece yemediyse sabah mutlaka ister.

Bizim melemene asla soğan koymayız.

Küçük bir sahana zeytinyağını koyarım.

Sonra bir diş sarımsağı soyup, bıçakla ezer ısanan yağın içine atarım.

Sarımsak kızarınca yağdan çıkarır ve önceden ince ince doğradığım yeşil biberleri yağa boca ederim.

İki çeşit biber kullanırım. Biraz kıl biber dedikleri ince biberlerden, biraz da daha iri ve etli olan yeşil biberlerden.

Biberler kızarmaya başlayınca kaşığın ucuyla az biraz biber salçası eklerim.

Biberler çok yumuşamadan üzerine ince doğranmış yarım domates ve bir kaşık da yazdan hazırlayıp kavanozlara doldurduğum domates püresini eklerim.

Şöyle bir çevirdikten sonra üzerine iki yumurta.

Yumurtalar önceden çırpılmayacak. Domates ve biberlerle birlikte çevrilerek 45 saniyede pişirilecek.

Sonra da üzerine az pul biber.

NEOKLASİK TARİF

Aslında çok da farklı bir şey değil.

Yumurtaların kırılma aşamasına kadar her şey aynı.

Ancak yumurta domates ve bibirlerin içine kırılmayacak.

Ayrı bir kapta su kaynatılacak.

Yumurtalar kaynar suyun içine, çılbır yapar gibi kırılacak.

1 dakika sonra süzgeçle alınacak ve kavrulmuş domates biberlerin üzerine koyulacak.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Çöken ekonomilerin altında kalanın hükümetler değil ülke olduğunu anladığımız zaman


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 29 Ağustos 2018 Çarşamba 09:25
    Fatih Bey merhaba, TDK'ya göre Menemen olması gerekiyor, Melemen hatalı.
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 12:10
    Devletin affetme yetkisi yoktur. Affetme yetkisi madur olan kişiye aittir.Cezanın sebebi kişinin tımar olması değil madurun kininin sönmesi ve toplumsal izdihamın önlenmesidir.
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 12:05
    Bu ekonomide çok iyi olmuş melemen tarifin abi. Saygılar :)
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 12:04
    Gece uzun ve muhabbetin olacaksa soğansız :) muhabbetsiz isen istediğin kadar soğan sarımsak...
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 11:51
    Fatih Bey, merhaba. Mutlaka bir bildiğin vardır tabii ama polisimizle ilgili yazdıkların bir karalama kampanyasına benzemiş. Dikkat çekmek için çok daha güzelini yazabileceğini bildiğim için söylüyorum..
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 11:33
    Domateslerin kabukları mutlaka soyulacak. Ve azıcık tereyağı koyulacak
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 11:24
    Cumartesi annelerine yapılan saldırı için yaptığınız tespit bence çok doğru. Ben de aynı şeyi düşünmüştüm.
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 11:15
    sabah kahvaltıda sarımsaklı akşam soğanlı yapardı canım annem
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 11:11
    Fatih abi biz Afşinliler sarımsaklı yaparız komşumuz can Elbistanlılar soğanlı yapar yani Afşinle bir yakınlığın var gibi sanki
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 11:06
    Rahşan affıyla tahliyelerin başladığı hafta arabam çalındı,sonra cep telefonum,2000-2003 arasi kapkac dönemini herkes hatırlar.en işlek caddelerde dahi alenen soygunları ben unutmadım
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 10:20
    sayın ALTAYLI güzel anlatmışsınız ama malesef siz henuz gerçek melemen yememişsiniz en buyuk hata zeytın yağı kullanmanız saygılar
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 09:53
    Fatih Bey günaydın,benimkide klasik olacak ama önce TEREYAĞI koyalım eriyince bol ve biraz küçük doğranmış acı sivribiberi öldürelim,sonra bol ve kuşbaşı domatesi uzunca pişirelim,sonra da yumurta kırıp onuda uzunca birlikte pişirip ,tuz ve acı pul biber ilave edelim,afiyet olsunnn
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 09:52
    Türliyedeki trafik sorunu 4 şeyi yaptırabilirseniz çözülür. Bu 3 nokta önemli, çünkü o zaman devletin varlığını hissetirmiş olursunuz. 1) hertürlü motorsiklet sürücüsüne siz kask taktırabiliyorsanız 2)yurtdışından arabası ile gelen gurbetçi, yurtdışında harfiyen uyduğu kurallara Türkiyede de uymasını sağlayabiliyorsanız 3) trafik polisi kavşaklarda aracında oturup telefona bakmayıp ve sadece devlet büyüğü geçince trafiği refüle etmeyipde gözünün önünde olan ihlalellere anında müdahele edecek 4) her türlü cezayı minimum 500TL yapıp, mesela hız limiti aşılmışsaa, cezada artacak. Aynı ihlali...
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 09:46
    Deneyeceğiz
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 09:30
    sarımsaklı bir melemen tarifini ilk defa sizde gördüm ????
  • Misafir 28 Ağustos 2018 Salı 09:19
    Adı MELEMEN tarifi SOĞANSIZ
Kalan karakter : 2000