Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

 

24 Haziran seçimlerinde bir kez daha görülmüştür ki; Türkiye özgürlük ortamında “Konuşan Türkiye”ye ihtiyaç duymaktadır. Seçim sürecinde medyanın geniş kesimi muhalefete adeta bir “karartma” uygulamaktadır. Basın özgürlüğü sadece basın meslek mensuplarının yararlandığı hak ve özgürlük sistemi değil; doğrudan doğruya halkın bilgi edinme ve haber alma hakkıdır. Bu özgürlük; yapısı itibari ile temel hak ve özgürlüklerden kaynaklanan ve insanların doğumuyla birlikte kazandığı ayrılamayacakları, mahrum edilemeyecekleri temel insan haklarındandır. Basın özgürlüğü; demokrasinin en temel göstergesidir. Basın, medya özgür değilse; bilelim ki halk da özgür değildir. Basını ve halkı özgür olmayan bir rejim ise demokrasi değildir.

Bilindiği gibi; basın; halkın oyunu şekillendirmede ve halkın bilinçli tercihe ulaşmasında tarafsız ve özgür yayınlarıyla katkıda bulunur. Bu sebeple ulusal ve uluslararası sözleşme ve yasalarla basın ve ifade özgürlüğü “koruma” altına alınmıştır. Basın özgür olmalı, baskı görmemeli, iş güvenliği bulunmalı ve gazeteciler iş ve aş kaybı endişesi taşımadan mesleklerini özgürce icra etmelidirler.

Bu bağlamda; Türk basınında 1990’lı yıllardan başlayarak zaman içerisinde yok olma aşamasına gelen sendikalaşma; yasal güvenceye kavuşturulmalı ve gazetecinin hakkını aradığı bir “sigorta” işlevi görmelidir.

ÜÇÜZ KARDEŞ

Basında sermaye yoğunlaşması, haksız rekabet, sansür ve otosansür üçüz kardeştir. Sansür ve otosansür gazetecinin görev yapmasını engellemektedir. Gazeteciye iş güvenliği sağlanmalıdır. İş kaybı korkusu otosansürü tetiklemekte ve halkın bilgi alma hakkını ciddi olarak engellemektedir. Ülkemiz açısından çok kritik özellik taşıyan 24 Haziran seçimleri kampanya sürecinde önemli bir konu da kamu yayıncılığıdır. Halkın elektrik faturalarından alınan paylarla finanse edilen TRT, tarafsız yayıncılığı terk etmiştir. TRT kamuoyunu baskısız, güdümsüz ve serbest oluşumuna katkı verecek bir yayıncılık anlayışından hızla uzaklaşmaktadır. Bu arada; iktidarların seçimle gelip seçimle gitmesi demokrasi için gereklidir, ancak; yeterli değildir.

Konuşan Türkiye’ye ve basın özgürlüğüne her zamankinden çok ihtiyaç duymaktayız.

Sonuç olarak: Basın özgür değilse, muhalefet sesini duyuramıyorsa, seçimlerin adil ve eşit koşullarda yapıldığı söylenemez.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!