Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        DÜNYA Türkler açısından tuhaf bir hal aldı. Bu tuhaflık, Ortadoğu’da ise had safhaya ulaştı. Bölgede neredeyse her gün yatağından erken kalkan Türklere çatıyor. Son tehdit ise Libya’dan, (E) General Halife Haftar’dan geldi.

        General Haftar, “ülkenin doğusunda yaşayan Türk ve Katar vatandaşlarının 48 saat içinde bulundukları yeri terk etmesi gerektiğini” söyledi. Aradan birkaç gün geçtikten sonra da Libya’daki iki Türk işçi kaçırıldı.

        Somali’de saldırıya uğruyoruz. Suriye’de, Lübnan’da ve Mısır’da kovalanıyoruz. En son Misak-ı Milli sınırları içerisinde sayılan Musul’da konsolosluğumuz basıldı. Kerkük’te ise Türkmenler, teslim-i silah etmiş durumda.

        Bu hal bizim başımıza bir kısım yaramazlıklarımızdan ötürü mü geliyor, yoksa Türkler, her önüne gelenin bağırıp çağıracağı en korunaksız millet durumuna mı düştü? Umarız her ikisi de değildir.

        Yayın yasaklarıyla vaziyeti bir yere kadar idare edebiliriz ama gerçeğin kendini dayatmasını göz ardı etmek mümkün değil.

        En azından Libya vakası özelinde acil bir durum değerlendirmesine ve risk analizine ihtiyaç var.

        BAŞLAMADAN BİTEN DEMOKRASİ

        Libya’da sanal bir hükümet var. Demokrasiye bir türlü geçilemedi. Yapılan seçimlere rağmen istikrara kavuşamayan Libya’da halk “demokratik yorgunluk” içinde.

        2012 yılında yapılan ilk parlamento seçimlerinde yaklaşık 2 milyon 800 bin kayıtlı seçmenden 1 milyon 800 bini, yani halkın yüzde 62’si oy kullanmıştı. 25 Haziran’da yapılan seçimlerde ise kayıtlı seçmen 1 milyon 600 bine düşerken, bu rakamın ise yalnızca 630 bini oy kullandı.

        Kısacası, Libya deneyimi başlamadan bitmiş bir demokrasi hikâyesi. Halk seçimlerle bir şeylerin değişeceğine inanmıyor.

        Bu durum, ülkede kaosun hâkim olması, ekonomik çöküş, adaletin dağıtılamaması gibi temel sorunlarla birleşince Haftar çıktı ortaya.

        Haftar, Kaddafi döneminin eski bir generali. Bugünün Libya’sının içine düştüğü durumu kullanarak “Çözüm bende” diyor. “Libya’nın potansiyel bir Sisi’si mi?” sorusunu akla düşürecek kadar benzerlikler de taşıyor.

        OTONOM YAPILAR

        Libya’daki gelişmeler, ne devlet kurumları bakımından ne de sosyo-ekonomik ve inanç grupları açısından, genellemeye ve kategorikleştirmeye uygun düşmüyor. Durum oldukça karmaşık. Örneğin, ülkenin doğusunda yer alan Bingazi kentinde Ensar el-Şeria ve 17 Şubat gibi milis grupları, çeşitli devlet kurumlarını kontrol ediyor. Yine ülkenin doğusu için daha fazla otonomi isteyen gruplar limanları kontrol altına almaya çalışıyor ve bölgenin petrolleri üzerinde hak iddia ediyor.

        İç savaşın bitmesinin ardından Libya’da milis güçler, güvenlik güçlerine entegre edilmeye çalışıldı, ancak ortada bir başarı öyküsünden bahsetmek çok güç.

        Bir de denklemin içerisine ülkedeki aşiret ve kabileler girince durum daha da içinden çıkılmaz bir hal aldı. Karmaşanın bununla sınırlı olduğunu düşünmeyin sakın!

        General Haftar, bu denklemde ordu, istihbarat ve polis içerisindeki farklı grupların ve parlamentodaki siyasilerin desteğini alıyor. Libya Ulusal Ordusu adında, kendisine bağlı bir birliği var. Kaddafi sonrası dönemden umduğunu bulamayanların arkasında saf tuttuğu bir kişilik. Bingazi’yi ve kongreyi kontrol ettiğini düşündüğü “İslamcılar”a karşı savaşıyor.

        Kariyerinde iki önemli savaşını kaybetmiş General’in neyi başaracağı pek önemli olmayabilir ama kaosu derinleştireceği su götürmez. Üstüne üstlük İslamcılara ve milislere destek verdiğini iddia ettiği Türklerin ve Katarlıların ülkeyi terk etmesi tehdidi bizleri en yakından ilgilendiren konu.

        Kimin elinin kimin cebinde olduğunun anlaşılmasının pek zor olduğu böylesi bir kaotik ortamda dengelerin ne tarafa değiştiğini hesaplamak oldukça güç ve bu durum sadece Libya ile sınırlı değil.

        Bu sebeple Türk Hariciyesi’nin Musul’da sergilediği “özgüven”in yerini ihtiyat ve teyakkuzun alması hem Türkiye hem de yurtdışındaki vatandaşlarımız için olumlu bir gelişme olacağa benziyor.

        Diğer Yazılar