Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ben, 12-13 yaşında Bakırköy’de dev bir sinema perdesinde, kendisiyle tanışmadan önce James Bond çoktan 11 kez dünyayı kötü adamlardan kurtarmıştı bile… 'Yalnız Senin Gözlerin İçin' diyerek daha ilk sahnede karlar üzerinde kötü adamlar tarafından kovalanırken kayağıyla oradan oraya uçarak, taklalar atarak ağzımı bir karış açık bırakan Mr. Bond 35 yıldır sinema perdesinde izlemeyi en sevdiğim ‘kahraman’lardan biri oldu. Kendi adıma, her buluşmamızda, beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı. ‘Benim gözlerim için’ ne vadettiyse üç aşağı beş yukarı hepsini verdi…
Şık kıyafetler, envaı çeşit teknolojik oyuncak, süper otomobiller, her macerasında kendisine eşlik eden farklı Bond kızları, muhteşem şehirler, doğal güzellikler, bitmek tükenmek bilmez bir iştahla dünyayı yok etmek isteyen karizmatik kötü adamlar, yerinde espriler, güzel şarkılar, karada-denizde-havada (hatta uzayda) dur durak bilmeyen aksiyon… Bir insan sinemadan daha ne isteyebilir ki!
Dün 60 yıldır beyazperde boy gösteren, Kraliçe’nin hizmetinde, öldürme yetkisine sahip, dünyanın en havalı casusu James Bond’un yeni macerası Ölmek İçin Zaman Yok’u (No Time To Die) izlemek için koltuğa oturduğumda tüm beklentim eski dostum 007’nin yine sözünü tutmasıydı.


ÖN BİLET SATIŞLARI YÜZLERİ GÜLDÜRÜYOR

Sean Connrey, George Lazenby, Roger Moore, Timothy Dalton ve Pierce Brosnan’dan sonra 2006’da 'Casino Royal' için James Bond’un ‘smokini’nin ilk kez giyen, 2015 tarihli ‘Spectre’nin ardından “Bir daha Bond’u oynamaktansan bileklerimi keserim” diyen Daniel Craig'in, yapımcıların kesenin ağzını açması ve öyküyle ilgili şartlarına uyma sözü üzerine, filmin ikonik açılış jeneriğinde ‘seyirciler dönüp son bir kez ateş etmek için’ tekrar 007 olduğu filmin başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi doğrusu.
Önce filmi yöneteceği açıklanan usta yönetmen Danny Boyle, projeden çekildi. Sonra yazılan senaryo bir türlü içe sinmediği için defalarca üzerinden geçildi. En sonunda ‘Fleabag’ dizisiyle ortalığı kasıp kavuran Phobe Waller-Bridge senaryoyu ‘parlatmak’ için ekibe dahil edildi. Sette yaşanan aksaklıkların ardandan yaklaşık 1.5 yıl önce seyirciyle buluşmaya hazırlandığı sırada bu kez Covid-19 pandemisi nedeniyle vizyon tarihi birkaç kez ertelenen Ölmek İçin Zaman Yok nihayet seyirciyle buluşuyor.
Filmlerde dünyayı kötü adamlardan kurtaran Bond bu kez sinema dünyasını koronavirüs etkilerinden kurtarmak için mücadele edecek. İngiltere’den gelen haberlere göre filmin ön satışları ilk haftasında 56 milyon pound hasılat yapan Avengers-Endgame’den beri en yüksek rakama ulaşmış.


BRİTANYALI ELEŞTİRMENLER ÖVE ÖVE BİTİREMİYOR


Film sinema salonu işletmecilerinin yüzünü güldürürken Britanyalı eleştirmenler de övgü yarışına girmiş durumda. The Times’tan Kevin Maher, “İyiden de iyi! Muhteşem” diyor ‘Ölmek İçin Zaman Yok’ için: “Daniel Craig açılış anından kapanışa kadar müthiş, duygulu, karizmatik bir performans ortaya koyuyor.”
True Dedective dizisinin ilk sezonuyla adını duyuran yönetmen Cary Joji Fukunaga’nın 200 milyon dolardan fazla bir bütçeyle hayata geçirdiği filmi övmek için sıraya girenlerden biri de The Guardian’ın usta film yazarı Peter Bradshaw. ‘Destansı’ diye nitelediği filme 5 yıldız veren Bradsaw, “Ölmek İçin Zaman Yok hepimizin özlemini duyduğu, geniş, açık bir alanda, gerçek bir dünyada geçiyor gibi… Çok eğlenceli.” diyor. Craig’in Bond’a veda ettiği filme 5 yıldız verenlerden The Telegraph yazarı Robbie Collin ise, “Biz de size bekliyorduk Mr. Bond, size görmek ne büyük mutluluk” diye başladığı yazısında yönetmen Fukunaga’ya hakkını teslim ediyor: “Fukunaga son derece orantılı ve tatmin edici… Craig dönemi sona ererken ortaya atılacak ne varsa hepsini perdeye getiriyor.”
Filmin 2 saat 42 dakikalık süresini gereğinden fazla uzun bulanlar da tıpkı The Independet’ten Clarisse Loughrey gibi, Ölmek İçin Zaman Yok’un iyi bir aksiyon filmi olduğunu ama bir Bond filmi olmadığını düşünenler de var tabi…


‘ÇALKALANMAMIŞ KARIŞTIRILMIŞ’ BİR BOND FİLMİ BENCE

Bana gelince 2 saat 42 dakikanın sonunda salonun ışıkları yanıp koltuğumdan kalkarken eski dostum James Bond’un hep vadettiği şeyleri yine yanında getirdiğini söyleyebilirim. Ancak bu kez vadettiklerini bana sunarken sanki benim tanıdığım 007 değildi. Bir an önce finale gelip her şeyi bitirmek isteyen, bu kez ‘Çalkalanmamış karıştırılmış!’ bir veda…
M, Q, Moneypenny her zamanki gibi James'in yanında, üzerlerine düşeni yapıyorlar. Bond’un emekliği sonrası ‘007’ 'numara'sının yeni sahibi Nomi’ye sözüm yok. Küba’da 5-10 dakika ortaya çıkıp fırtına gibi esen Paloma’yı yeniden görmeyi isterim doğrusu… James’in büyük aşkı Madeline’a hayatta başarılar… 007’ye ‘yok aslında birbirimizden farkımız’ tadından bir tirad atıp “Sanki kendi yansımamla konuşuyorum. Sadece senin yeteneklerin sen öldüğünde yok olacak ama benimkiler benden sonra da devam” edecek diyen kötü adamımız Lyutsifer Safin ise ‘kötü adam’lığa yeni bir şey katmıyor doğrusu…
16 yıl önce Daniel Craig’in adı yeni James Bond olarak açıklandığında birçok insanın 'kepçe kulaklı, sarışın Bond’da burun kıvırmıştı. Ama öyküleri birbiriyle bağlantılı 5 filmlik Bond serüveninden alnın akıyla çıktı Craig. Bu filmde de 007’ye hakkıyla veda etmek için elinden geleni yapıyor.
İtalya’nın güneyinde muhteşem Matera kasabasında (belki de filmin en harika aksiyon sahnesi) başlayıp Jamaika, Küba, Norveç ve Londra’ya uğrayan ‘Ölmek İçin Zaman Yok’ kesinlikle ‘en iyi Bond filmi’ değil ama şunu söyleyebilirim ki finaliyle ‘en unutulmaz Bond’ filmi olarak bundan sonra yapılacak 007 filmleri listelerine girecektir.
Birçok sinemaseverin boğazını düğüm düğüm edecek bu unutulmaz final sanırım benim filmde en sevmediğim an oldu…
Eve dönerken kendi kendime süper kahramanların (bence James Bond da bir süper kahraman:) ‘orjin öyküleri’nden sıkıldığımı düşünüyordum. Joker’in neden Joker olduğu, Wolverine’nin nereden geldiğini bilmesem de olur sanki. Joker Joker’liğini yapsın James Bond, Bond’luğunu…
O her “Ben Bond, James Bond” dediğinde ben onun hakkında bilmem gereken her şeyi öğrenmiş oluyorum... Onun hakkında daha fazla şey öğrenmenin kime ne yararı var ki… Bir avuç gözyaşından başka!!!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00