Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Korona salgını döneminde özellikle Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın performansı toplumda destek görmüş, Mayıs ve Haziran ayında yapılan lider anketlerinde Erdoğan’ın oyunda bir yükseliş olduğu görülmüştü.

Partilere göre oy dağılımında ise AK Parti oylarında düşüş gözlemleniyor ama bu muhalefetin ya da yeni kurulan partilerin oylarına net bir yükseliş olarak yansımıyordu.

Hemen her ankette kararsızların oranı epeyce yüksek çıkıyordu. Kafası karışık seçmeni yanına çekebilen kazanacaktı.

Ardından Ayasofya hamlesi geldi. Muhafazakâr seçmen üzerinde yarattığı heyecan barizdi.

“Erdoğan son kozlarını oynuyor. Ekonomi daha da kötü gidecek bunların etkisi kaybolacak. İstanbul ve Ankara başarısı da gösterdi ki bir dahaki seçimi kazanma ihtimalleri zor” diyordu muhalefet.

Şimdi tüm bu tahminleri ve oy hesaplarını yeni baştan düşünme zamanı çünkü şans iktidara en sıkıştığı yerden, ekonomiden güldü.

Vatandaşın cebine hemen yansıması elbette mümkün değil fakat Karadeniz’de doğalgaz bulunması iç siyasette oyunu ciddi bir biçimde Erdoğan ve AK Parti lehine çevirecek.

Üstelik dış politikada da en sıkıştığı anda.

Dikkatlerin Karadeniz’e kayacak olması Doğu Akdeniz’de tırmanan gerilimi yatıştırabilir. Batı ile ilişkileri toparlamak adına fırsat yaratabilir. Mısır ile ilişkileri ısıtarak Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı blokta gedikler açılmasına imkân tanıyabilir.

Siyaset bir umut verme meselesi. Büyük projeler, yollar, köprüler Erdoğan’a hep kazandırdı. Şimdi de doğalgaz umudu elini ciddi biçimde rahatlatacak.

Tüm bu tablo karşısında muhalefetin işi artık çok daha zor.

Bu ‘müjdeli haber’ karşısında nasıl bir tavır alacaklar?

Destekleyecekler mi? Küçümseyecekler mi? “Bizi kandırıyorlar” mı diyecekler? Etkisini yitirmesini mi umut edecekler?

Seçim zamanı geldiğinde Erdoğan’ın doğalgaz vaadine karşılık hangi vaatlerle çıkacaklar?

Bunu unutturabilecek güçlü ve pozitif bir heyecan dalgası yaratabilecekler mi?

Yerlilik-millilik vurgusunu daha da artıracak olan Cumhur İttifakı’nın karşısında stratejileri ne olacak?

Ve en önemlisi çok parçalı bir yapıdan oluşan Millet İttifakını bir arada tutmayı başarabilecekler mi?

Muhalefet için eski ezberleri unutup yeniden düşünme zamanı...

Dün konuştuğum kimi enerji uzmanları Karadeniz’de rezerv bulunması durumunda 5 yıldan önce piyasaya çıkmasının mümkün olmadığını, ilk bulgunun değil kanıtlanmış, sektördeki tabiriyle “probable” rezerv miktarının önemli olduğunu, bunun da ancak 1 yıllık çalışma sonucu anlaşılabileceğini ve çıkarılabilmesi için uluslararası enerji şirketleriyle işbirliği gerekeceğini söylemişlerdi. "Türkiye’nin 7 ila 10 yıllık ihtiyacını karşılayacak yaklaşık 300 milyar metreküp üzerinde bir doğalgaz rezervi olursa çıkarmaya değer bir rezervdir. Her halükarda Türkiye stratejik açıdan ciddi değer kazanır" diye de eklemişlerdi.

Bugün açıklanan rakamlar karşısında en çok merak edilen 5 soruyu bu sefer Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi ve Türkiye Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu’na sordum.

İşte uzun süre yanıtını arayacağımız sorular ve Prof. Kumbaroğlu'nun perspektifi:

  • 1- Gerçekten çıkarılmaya değer büyük bir rezerv mi bulduk?

320 milyar metreküp çıkarılmaya değer çok önemli bir miktar. Küçümsenecek bir tarafı yok. Başka bir rezerv bulunmasa bile bu yeterli. 1000 metre daha derine inildiğinde daha fazlası da çıkabilir. 1 yıl sonra yeni müjdeler görebiliriz.

  • 2- Kıbrıs’taki Afrodit sahasında bulunan miktar başlangıçtaki tahminlerin gerisine düşmüştü. Burada da benzer bir risk var mı?

Elbette şu an açıklanan rezerv miktarı bir tahmin. Hesaplamalarla ortaya çıkıyor ama dün açıklanan rakam en en gerçekçi veridir. 320 milyar metreküpün çok gerisine düşeceğini zannetmiyorum. İsrail’in Tamar sahasında bulduğu miktar 280 milyar metreküptü. Hemen ilk yatırımı yapıldı ve İsrail’e gaz geldi. Bir süre sonra onun yanı başında daha büyük bir rezerv olan Leviathan’ı keşfettiler. Bu da çok benzer bir durum. Tuna 1’in yakınlarında Romanya da doğalgaz çıkarıyor. Demek ki bölgede önemli bir rezerv var.

‘KENDİ İMKÂNLARIMIZLA ÇIKARIP KULLANMALIYIZ’

  • 3- Milli imkânlarla çıkarıp işlemek için yeterli teknolojimiz var mı? Yoksa uluslararası bir şirketle anlaşma mı yapılır?

Asıl zor olan sismik araştırma, sondaj ve keşif. Bunları kendi imkânlarımız ile yapmışken çıkarması o kadar zor değil. Uluslararası partner almamıza gerek yok, hatta almamalıyız. Yerli, kendi imkânlarımızla çıkarıp kullanmalıyız. Ben halledilebileceği kanaatindeyim.

‘İSRAİL ÖRNEĞİ GÖSTERİYOR Kİ 3 YILDA ÇIKARMAK MÜMKÜN’

  • 4- 2023 gerçekçi bir hedef mi? 3 yılda çıkarmak mümkün mü?

Bence son derece gerçekçi bir hedef. İsrail örneği ortada. Tamar’ı 3 yılda, Leviathan’ı 2 yılda tamamladılar. Biz niye 5 yıl bekleyelim? Tamar sahası 150 km açıkta, bizimki 175 km açıkta. İsrailliler 3 yılda yapıyorken bizimki niye 5 yıl sürsün? Nihai yatırım kararı olduktan sonra süreç hızlı işler.

‘DAHA PİYASAYA ÇIKMADAN FİYATLARI UCUZLATABİLİR’

  • 5- Vatandaşların bundan çıkarı ne olacak? Ceplerine ne zaman yansıyacak?

Gaz fiyatlarının her halükarda düşmesi beklenebilir. Azerbaycan ile yapılan doğalgaz anlaşması 2021’de bitiyor. Yeni pazarlık sürecinde artık Türkiye’nin eli çok kuvvetli olacak. Kendi gazımız piyasaya sunulmadan, pazarlık masasında elimizin kuvvetlenmesinden dolayı fiyatlarda ucuzlamaya sebep olabilir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!