Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Fatih Altaylı CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun performansını eleştiren bir yazı kaleme almış, Kemal Kılıçdaroğlu’nun artık görevi bırakması gerektiğini söylemişti.

CHP Milletvekili Erdoğan Toprak, Fatih Altaylı'ya detaylı bir yanıt yazmış.

"2019 Belediye seçimlerinde Millet İttifakı'nın da tamamının oy verebileceği adaylar için uğraşan Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Bu doğru strateji olmasa, İstanbul ve Ankara alınabilir miydi?

Millet İttifakı'nın kurucusu sakin güç Kılıçdaroğlu'dur” diyor.

Son yıllarda Kemal Bey’in çevresindekiler şöyle bir düşünce geliştirdiler:

Birbirine benzemez muhalefet partilerini bir arada tutabilmek için ancak egosu ve keskin köşeleri bulunmayan, kendini öne çıkarmayan, adaylık iddiası olmayan ve daha da önemlisi bu uğurda kendi partisinin oyları düşse bile diğer muhalif partilerin oylarının yükselmesini isteyen bir siyasi figür gerekiyor. Bunu da ancak Kemal Kılıçdaroğlu başarabilir.

Ama bu düşünce CHP açısından çelişkili bir durum ortaya çıkarıyor: Muhalefet bloğu başarılı olsun diye CHP’nin parti olarak eriyip gitmesine göz yumulması isteniyor.

Oysa bu şart değil.

Erdoğan Toprak, Kılıçdaroğlu için “sakin güç” diyor ya, sakinlik ile pasiflik birbirine karıştırılmamalı.

CHP’ye asla ve kata oy vermeyecek sağ seçmeni ürkütmemek için pasif bir liderlik anlayışı benimsenmemeli.

Peki ne yapılmalı?

Kılıçdaroğlu görevi bırakmamalı ama Ankara’da oturmayı bırakmalı. Sahaya inmeli. Aday olmayacaksa bile vatandaşla teması kesmemeli.

Altaylı’nın da haklı olarak söylediği gibi, CHP sorunlu komşularımızla ilişkileri düzeltmek için somut adımlar atmalı.

İktidarın ideolojik propaganda videolarına karşı, sosyal medyadaki tweetleri kesip yapıştırarak uyduruk yanıtlar vermek yerine kendi savunduğu değerleri anlatan aktif kampanyalar başlatmalı.

Uzun uzun maddeler sıralayarak teorik çözümler üretmek yerine, kazanılan belediyeler üzerinden başta istihdam ve eğitim olmak üzere toplumsal sorunlara pratik çözümler üretmeli.

Bakın Ankara özelinde Mansur Yavaş bunu yapıyor. Siyasi polemiklerden uzak dururken, küçük bütçeli halkçı icraatlarla “Çalışkan Başkan” imajı çiziyor.

Demek ki geniş kesimlerin oyunu almak için illa pasif bir siyasetçi profili çizmek gerekmiyormuş.

Yeni sistemde yüzde 51 adına ittifaklar elbette önemli, bunun için liderlerin özveri göstermesi de illa ki gerekli ama kendi tabanının beklentilerini karşılayamayan zayıf bir ana muhalefet partisi görüntüsü çizmek bunun ön şartı olamaz.

Yani özetle Sayın Kılıçdaroğlu ittifak siyaseti uğruna siyaset yapmayı bırakmamalı…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00