Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

6 muhalefet partisi parlamenter sisteme dönüş için ortak metin oluşturma amacıyla İstanbul’da ikinci kez bir araya gelmiş.

Harikulade, pek güzel; madem hepsi sistem değişikliği istiyor, çıkarsınlar bir ortak model, halkımız değerlendirsin.

Aslında şapkadan tavşan çıkarmalarını beklemiyoruz, parlamenter sistem dediğimiz üç aşağı beş yukarı belli.

Asıl mesele geçiş sürecini nasıl yönetecekleri konusundaki muamma...

Velev ki anlaştılar; 6 parti kameraların karşısına geçip “Bize 2 yıllık geçici bir hükümet için oy verin, sonra tekrar seçime gideceğiz” mi diyecekler?

Yıllardır iktidar değişikliği bekleyen muhalif seçmen tam kazanmışken tekrar seçime gitmekten hoşnut olacak mı?

Parlamenter sisteme dönülürse AK Parti’nin tekrar birinci parti olup Başbakan çıkarması ihtimalini kendi tabanlarına nasıl anlatacaklar?

Şimdiki sistemin yetkilerini kullanmayacaklarını iddia ediyorlar. Peki o 2 yıl boyunca nasıl yönetecekler ülkeyi? Hangi yetkiyi kullanıp hangisini askıya alacaklar?

Geçiş süreci boyunca devlet işleyişinde ve bürokraside istikrarsızlık yaşanmasının önüne nasıl geçecekler?

Koalisyon kabinesi mi kuracaklar yoksa kazanan adayın partisi mi yönetecek?

Dış politikada kritik bir mesele doğduğunda hangi partinin politikası uygulanacak?

Meclis çoğunluğunu muhalefet değil de Cumhur İttifakı alır ve de yeni iktidarı zor durumda bırakmak için sistem değişikliğini kabul etmezse ne yapacaklar?

Baş başa verip yeni model üzerine çalıştıkları kadar bu soruların yanıtı üzerinde de çalışıyorlar mı?

Şahsen ben eski parlamenter sistemden farklı ne yapacaklarından ziyade yukarıda sıraladığım düğümleri nasıl çözeceklerini merak ediyorum...

Televizyondaki programlarda ne zaman sistem değişikliği konusunu açsak reyting dibe vuruyor. Halkın büyük çoğunluğunun umurunda değil güçlendirilmiş parlamenter sistem falan.

Muhalefetteki 6 parti asıl ortak bir ekonomik program açıklamak için toplansa, insanların geçim derdini çözecek, refah düzeyini artıracak, takvimi belli somut öneriler sunsalar daha iyi olmaz mı?

İktidar geçmişe kıyasla ekonominin ne kadar büyüdüğünü anlattıkça muhalefet de alım gücünün ne kadar azaldığını ortaya koyacak kıyaslamalar yapıyor.

Geçen akşam Açık ve Net’te Elfin Tataroğlu bu meseleye sosyo-kültürel bir boyut kazandırdı.

“Bizim kültürümüzde çok önemli bir gelenek vardır. Size, çocuğunuza, bacınıza, yeğeninize düğünde ne takıldıysa siz de aynısını ona takmak istersiniz. Anadolu’nun şerefi haysiyetidir adeta, size tam taktıysa tam, burgu taktıysa burgu... Oysa eskiden çeyrek altın alma kapasitelinizle bugün gramı zor alıyorsunuz. İnsanlar düğünlere mahcup gidiyor, adını yazmadan poşete atıyor. Kendisine tam altın takan komşusuna 6 sene sonra çeyrek takamıyorsa bunu vatandaşa izah edemezsiniz” dedi.

Tataroğlu’nun bu analizi sadece en yoksul kesimin değil orta sınıfların da son süreçten nasıl etkilendiğini anlatmaya yetiyor.

Örfe, âdete, Anadolu geleneklerine önem verdiğini her fırsatta söyleyen AK Parti, ekonomideki kötü durumun toplumsal yansımalarının farkında mı acaba?

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00