Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ankara'da yaşayanlar son günlerde posta kutularına atılmış bir doğalgaz fatura bildirim kağıdıyla karşılaşıyor.

Bir avukat arkadaşıma dün açıp bu fatura bildiriminden söz edince, “Bana da geldi, okudum ama anlamadım ve bir kenara bırakmıştım” demekle yetindi.

Haklı çünkü Türkçesi bozuk, doğalgaz fatura bildirim kâğıdında bir para miktarı yer alıyor ve altında da aynen şöyle diyor:

“29.07.2018 tarihli 30493 sayılı Resmi Gazete kararına göre mevcut ön ödemeli sayacınızda TL düzeltmesi uygulanmış olup…”

Zaten kanun ve kitapla daha fazla ilgili Ankara gazetecisi olarak dikkatimi de bu cümle çekti.

Çünkü Resmi Gazete’nin kararı olamaz, eğer bir karar varsa ancak bunun yayınlandığı yerdir; yani kararı alan başka kurumdur.

Buna takılmayıp, o günkü Resmi Gazete’ye ulaştım ve ilgili kararı buldum.

Aynen şöyle:

“MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 40’ıncı maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir.

Sistemde kullanılmakta olan mevcut ön ödemeli sayaçlara Türk Lirası yükleme/Türk Lirası düzeltme/Türk Lirası satış yöntemleri uygulanabilir. Dağıtım şirketi uygulayacağı yöntemi Kurul onayına sunar. Kurul gerekli görmesi halinde sunulan uygulama yönteminde değişiklik yapar ve uygulama yöntemi Kurul onayı ile yürürlüğe girer. Uygulama yönteminde Kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamaz. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla satın alması tamamlanmış olan doğal gaz alımları için bu fıkra hükmü uygulanmaz…”

Enerji konusunu kurumlarında çalışanlarından da çok daha iyi bilen gazeteci arkadaşım Olcay Aydilek ile konuştum.

Elimdeki faturayı okuduktan sonra gülümsedi, başını iki yana salladı ve her zamanki sakin duruşuyla şu bilgiyi aktardı:

“Ön ödemeli sayaç kullanıyorsunuz, doğalgaz kredi kartınıza gaz yüklemesi yapmışsınız. Ama ödemesini yapıp aldıktan sonra doğalgaza zam gelmiş, şimdi şirket sizden aradaki bu farkı alacak. ”

Şaşkınlık içinde şu soruyu yönelttim:

“İyi de Ticaret, Tüketici ve Borçlar kanunları gereği akdi tamamlanmış ve satın alınmış mal için akit sonrası gelen zam nasıl yansıtılır? Yarın benzin istasyonu da benzine zam geldi, otomobilinin deposunda kalan için zam yapacağım, o farkı senden alacağım derse haklı olur mu?”

Olcay o meşhur gülümsemesini atıp uzaklaştı…

MARKET DE MAKARNA PİŞERKEN ARTIŞ İSTER

Burada kalmadım, konuyla ilgili en üst seviyedeki kamu yetkilisini aradım, iznini almadığım için adını yazmayacağım..

Kısa hal hatırdan sonra aramızdaki sohbet şöyle gelişti:

- Sizin evde kışlık nohut, bulgur, un, makarna var mı?

- Niye ki… Evet var…

- Marketten mi aldınız?

- Evet, marketten aldım.

- Evde makarnayı pişirmek için kaynar suya attığınızda market sahibi size gelse, ‘Makarnayı o gün 20 liradan satmıştım, ama bugün 25 lira oldu, 5 lira farkı sizden tahsil edeceğim' derse ne yaparsınız?

Kısa bir süre telefonda sessizlik oldu…

Adından kahkaha geldi ve “Anladım nereye vardıracağınızı” deyip kararla ilgili bilgi aktardı.

ÖN ÖDEMELİ EV ALMAK GİBİ

Belirttiğine göre dağıtım şirketleri, “Ön ödemeli sayaçlara önceden gaz yükleniyor, ama sonrasında Botaş zamlı satınca zarar ediyoruz” diyerek EPDK’ya başvurmuş.

Kurul da geçen yıl Temmuz ayından itibaren ön ödemeli doğalgaz sayaçlarına yüklenen gaz kullanıldığı anda piyasa fiyatı neyse o ücretin alınmasına hükmetmiş.

Yani sizin doğalgazı ön ödeme yaparak aldığınızdaki fiyat değil, kullandığınız andaki fiyatın geçerli olmasına karar verilmiş.

Makarna örneğini yeniden anımsattım, “Bu durumda market sahibi de size gelip pişirdiğiniz günkü cari fiyatı isteme hakkına sahip!...” dedim.

Örneğimi devam ettirdim; “Ya da deponuzda kullanmadığınız benzin için de fiyatı artmışsa, petrol istasyonu sahibi sizden artı para isteyecek mi?” dedim.

Veya yaz aylarında daha ucuz diye kar tipi otomobil lastiği satın alıp satıcının deposuna koyup, kış geldiğinde taktırmaya gittiğinizde, “Yaz ayında düşüktü ama şimdi fiyatı arttı, aradaki farkı sizden alacağım” derse ne yaparsınız?

Bir başka örnek daha; diyelim ki ön ödemeli ev satın aldınız ve bedelinin tamamını da ödediniz; demire, çimentoya zam geldi diye müteahhit bunu size yansıtabilir mi?

TÜKETİCİ KANUNA AYKIRI

Hemen belirteyim, Tüketici Kanunu bunların hiçbirine izin vermiyor.

Çünkü akit gerçekleştiğinde bir malın alım satımına ilişkin tüm süreçler tamamlanmıştır.

Ayrıca malı satan kişi de önceden peşin aldığı parayı dilediği gibi kullanma hakkına sahiptir.

Şimdi tüketiciden alınan peşin parayı görmezden gelip, sattığı mala sonradan gelen zammı yansıtmaya kalkarsa Kanuna aykırı bir durum ortaya çıkar…

Buna en iyi örnek de Tüketici Kanunu’nda da yeri olan ön ödemeli konut satışıdır.

Eğer inşaatı bitmeden önce evin bedeli ödenmiş ve akit tamamlanmış ise teslim anındaki fiyatı da odur; müteahhit çimentoya, demire, kapıya, pencereye zam geldi diye ek ücret talep edemez.

Ön ödemeli gaz alımının da bundan hiçbir farkı yoktur.

Satıcı eğer ki belirli miktar sınırlaması getirmeden doğalgaz satışını yapmış, karşılığında parasını almış ve gazı da karta yüklemiş ise o gaz satın alınmıştır.

“Yok, kullandığın andaki cari fiyata bakar, eğer zam gelmişse aradaki farkı senden alırım” deme hakkına sahip değildir.

Zaten iletim bedeli için Ankaralı tüketici 5,5 cent/dolar gibi diğer kentlerin üstünde yüksek bir bedel ödüyor.

Buna ilaveten bir de parasını ödeyip satın aldığı gaza sonradan zam bedeli bindirmek de tüketici kanununa da hakkına da uygun düşmez.

ÖYLE AZ UZ DA DEĞİL

Eğer ki ön ödemeli gaz saatinin kullanımına izin veriliyorsa ve bunun için de yeni bir sözleşme yapılmamış ise alındığı tarihteki miktar/bedel geçerlidir, bunun dışında kimse ek bir talepte bulunamaz.

Bunun için yüklenecek gaz miktarına bir sınırlama getirilebilir; ön ödemeli sistemden vazgeçip, manuel sisteme geçilmesi yönünde adım atılabilir.

Ama parası peşin ödenmiş ve satın alınmış bir mal için sonradan ek talep yapılamaz.

Hemen belirteyim, bindirilen ve talep edilen zam oranı da öyle az buz değil…

***

Ruslar bu kez sert uyarmış

Soçi mutabakatı gereği Türk ve Rus askerleri geçen hafta Ayn El Arab’da (Kobani) kara devriyesi atarken bir grubun saldırısıyla karşılaşmıştı.

Rus askeri araçlarından birine molotof isabet etmiş, Türk zırhlı araçlarına da benzer şekilde taşlı sopalı saldırıda bulunulmuştu.

Olayın ardından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar gazeteci arkadaşlarımın sorusunu yanıtlarken konuya değinmiş ve şunları söylemişti:

“Devriyeler, Ruslarla yaptığımız mutabakat çerçevesinde devam ediyor, bunun dışında birtakım zorluklarımız var. Bunları da yine Ruslarla görüşmek suretiyle çözmeye çalışıyoruz” demişti.

MOLOTOF İÇİN ÖZÜR

Bunun sonrasında nasıl bir gelişme yaşandığını merak edip, küçük bir araştırma yaptım.

İlgili tarafların belirttiğine göre olaydan sonra bölgedeki Rus askeri unsurları PYD/YPG/SDG’nin adına “Asayiş güçleri…” dedikleri yapının sorumlu isimleriyle buluşmuş.

Görüşmenin öncesinde Asayiş dedikleri birimin yetkilileri “yaşanan olay nedeniyle Rus tarafından özür dilemiş ve bir daha benzer olayların yaşanmayacağı konusunda garanti vereceklerini” bildirmiş.

Rus tarafı “bunun sadece kendi araçları için değil, varılan mutabakat gereği birlikte devriye yaptığı Türk Silahlı Kuvvetleri araçları için de geçerli olmasını beklediklerini” iletmiş.

“O ZAMAN ÇEKİLİRİZ…”

Ancak karşı taraf, “size bu konuda garanti veremeyiz” deyince Rus tarafının yaklaşımı net olmuş:

“Bu durumda biz aradan çekiliriz ve Türkiye ile karşı karşıya kalırsınız. Biz herhangi bir şekilde duruma müdahale etmeyiz. Bundan sonrasını siz bilirsiniz…”

Anlaşılan o ki mesaj alınmış, dünkü devriyede çok büyük bir olayın yaşanmamış olması en açık göstergesi.

PYD’nin başlangıçta Şam ile müzakereler dahil birçok konuda olumlu yaklaşım gösterirken, bir anda farklı bir tutum takınıyor olmasının nedeni üzerinden dikkat çekici yorumlar yapılıyor.

Bunun başında da Washington’un bölgedeki ABD birliklerine ilişkin yalpa yapan kararı gösteriliyor.

“Washington bir anda bölgede kalmaya karar verince PYD/YPG/SDG’nin de tutumu değişti; daha önce evet dediği birçok konuda, şimdi hayır demeye başladı…” değerlendirmesi yapıyor.

KALICI DEĞİL

Ancak şunu açık belirtmeliyim ki Ankara’daki batılı kaynaklar ABD’nin bölgede uzun süre kalmayacağı konusunda hemfikir.

Özellikle Başkan Trump’ın azliyle ilgili süreç tamamlandıktan sonra, ABD’nin bölge ile ilgili kararının tekrar gözden geçireceği konusunda hemfikirler.

Dolayısıyla bugün zig-zag siyaseti güdenlerin yarın geldiğinde sıkıntıya düşecekleri açık... 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!