Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

KUTUPLAŞMA siyasetinde gerilim, iki kutbun taraftarlarının bir arada kalmasına katkı verir.

Peki, aynı ideolojiye sahip partiler arasında kutuplaşma kime yarar?

Oy oranı büyük olana mı, yoksa daha düşük olana mı?

Bunu sormamın nedeni son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedefine koyduğu İYİ Parti lideri Meral Akşener ile arasında yaşanan gerilim.

İYİ Partililere göre AK Parti’den kendilerine bir oy kayması var Erdoğan bunu kesmek için tabanını konsolide etmenin peşinde…

AK Partililere göre de İYİ Parti, Lütfü Türkkan’ın Bitlis’te küfür etmesi sonrasında 6 puanlık bir erimeye ulaştı.

İYİ Parti’den kaçan milliyetçi oylar da geriye, AK Parti’ye ve MHP’ye dönüş yapıyor.

Dolayısıyla Erdoğan da bunu gördüğü için hem tabanını konsolide edip yenilerin gitmesini durdurmak, hem de gidenin dönüşünü sağlamak için bastırıyor.

GERİLİMİ YÖNETMEK

Şurası açık ki İYİ Parti bu süreci iyi yönetemedi.

Türkkan’ın küfrüne neden olan şehit yakanının sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı hakaretleri ilk adımda dile getirdi.

Ancak sonrasında gelen tepkiler karşısında bir anda daha fazla o noktada tutunamadı ve geri adım atmak zorunda kaldı.

Geri adım ile boşalttığı bölgeden de AK Parti propagandası yürüdü.

Ancak mesele birkaç gündür Lütfü Türkkan’ın olayından çıktı, Akşener üzerinden yürütülen bir şekle dönüştü.

AK Parti bu propagandadan bir getiri elde eder mi?

Burada şüpheliyim…

Çünkü mesele özünden farklılaştı, bir kadın lider ile sert tartışma zeminine oturdu.

Şehit yakınına küfür meselesinden çıkıp, iki liderin karşılıklı atışması haline geldi.

Geçmişte de benzer durumlarla karşılaşıldı.

Mesele bu düzleme geldiği andan itibaren geçmişte ANAP-DYP çekişmesi de bize gösterdi ki iletişimi daha güçlü olan ve daha az oy alana yarıyor.

Çünkü yüksek oy alanla çekişen partiler, az oy alanla bir anda eşitleniyor.

Veya tartışmaya girdiği partiden endişe duyuyor duygusunu sosyolojik tabanında yaratıyor; bu da az oy alan partiye ilgiyi arttırıyor.

GELECEK TAHAYYÜLÜ

Yukarıda da belirttiğim gibi ekonomideki sıkıntının yanında, son dönem siyasette Cumhur İttifakından çok daha fazla gündem belirleyen ve oluşturan, gerilimden uzak politika ile ön alan bir CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun varlığı da unutulmamalı…

Siyasetini de iktidar karşıtlığı ve kutuplaştırması yerine, geniş tabanların sorunlarını ve ortak çözüm mekanizmalarını sunarak dile getiriyor ve yer buluyor.

Daha farklı bir gelecek tahayyülü üzerinden propagandasını yürütüyor; birleştirici bir tutumla sunum yapıyor.

Her adımda da İYİ Parti lideri Meral Akşener’in yanında konumlanıyor ve dün dövizdeki yükselişe karşı dur denilmesi gerektiğine yönelik ortak basın açıklamasında olduğu gibi toplumun genel sorunlarını dile getirip, çözüm önerilerini sunuyor.

Bu da toplumda yer buluyor; kutuplaşmadan usanmış toplum kesimleri kendi sorunlarının dile getirilmesinden daha fazla etkileniyor.

BAHÇELİ’NİN ZİYARETİ

Liderlerin birlikte verdikleri görüntü de tabanda önemli bir etki yaratıyor.

Nitekim Cumhur İttifakı açısından bakıldığında da aynı durum söz konusu…

Her ne kadar dün son anda açıklandığı için sürpriz olarak nitelendi ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli arasındaki görüşme aktarıldığına göre önceden planlanmış.

Oldukça da iyi bir havada geçmiş…

Bir süredir altını çizdiğim gibi Ankara seçim mevsimine çoktan girdi…

Ancak henüz sandık görünmedi…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00