Reşad Ekrem Koçu'nun kim olduğunu bilirsiniz: Türkiye'ye tarihi sevdiren isimlerin başında gelir. 1905 ile 1975 arasında yaşamıştır, çok sayıda eseri vardır ve en önemli eseri de maalesef tamamlayamadığı İstanbul Ansiklopedisi'dir.
Gazetelerde birkaç günden buyana, Reşad Ekrem Koçu'nun ansiklopedisi ile ilgili haberler çıkıyor: Bundan seneler önce yayınlanan ama "G" harfinin sonunda kalarak tamamlanamayan ansiklopedinin basılmayan diğer kısımları bir sahhaf tarafından bulunmuş ve İstanbul Belediyesi'ne ait bir şirket, sponsor temin edebildiği takdirde, ansiklopedinin tamamını yayınlayacakmış!
Öncelikle şunu söylemem gerekiyor: Reşad Ekrem'in yarım kalmış eserinin yayınlanmamış kısımları yeni ortaya çıkmış falan değildir, bundan yedi sene önce tarafımdan görülmüş, satın alma teşebbüslerinde bulunulmuş ama maalesef olmamıştır.

2003'TE BEN BULDUM
Şimdi size "yeni bir keşif" olarak ortaya sürülen bu "İstanbul Ansiklopedisi"
meselesinin aslını anlatayım:
2003 yılının Ramazan'ında, o zaman çalıştığım gazetede her gün yaptığım Ramazan sayfasında Reşad Ekrem'in bazı yazılarını da kutu şeklinde kullanıyordum.
Bir gün avukat bir bey beni telefonla aradı, İstanbul Ansiklopedisi'nin yayınlanmamış kısımlarının müvekkili olan bir ailede bulunduğunu, telif hakkının da kendilerinde bulunduğunu ve bir anlaşma yapılması hâlinde satabileceklerini söyledi. Birkaç gün sonra da o ailenin bir mensubu aradı ve teklifi tekrarladı.
Meseleyi gazeteye aksettirmeden önce ellerinde bulunduğunu söyledikleri evrakı görmek istedim. Randevulaştık ve bir arkadaşımla beraber gittik. Aile haklıydı, İstanbul Ansiklopedisi'nin yayınlanmamış kısmı 70 küsur koli hâlinde senelerdir Cağaloğlu'nda bir depoda muhafaza ediliyordu. Rahmetli Koçu ansiklopedinin hemen bütün maddelerini hazırlamış, çoğunun metinlerini yazmış, yazamadıklarına da "Takvîm-i Vekayî'nin filânca sayısına bakılacak" yahut "Bu konudaki malûmat, falan tarih kitabının şu sayfasındadır" gibisinden izahat koymuştu.
Yayında kullanılacak resimler de hazırdı. Eserlerinde fotoğraf yerine çizim koymayı tercih eden Reşad Ekrem, çizimleri Münif Fehim, Sabiha Bozcalı ve Nezih İzmirlioğulları gibi zamanının en iyi gazete ressamlarına yaptırmıştı ve tamamı, çizime esas teşkil eden fotoğraflarla beraber kolilerin içerisindeydi.
Aile, evrakı Reşad Ekrem'in manevî oğlundan satın aldıklarını, yayın hakkının da kendilerinde bulunduğunu söylüyordu.

MİKTAR GİTTİKÇE ARTTI
Talep ettikleri miktar, işin başında 80 bin dolardı, meseleyi gazeteye aksettirdim ve ansiklopedinin yeniden yayınlanmasının ne kadar önemli olduğunu anlattım. Önce pek önem verilmedi, ısrarlarımdan sonra "80 binden aşağı insinler belki alırız" dendi ama biz fiyatı düşürmek isterken karşı taraf ailedeki bazı vârislerin unutulduğunu söyleyip meblâğı yükseltti ama bu arada Reşad Ekrem'in mânevî oğlu Mehmet Koçu'dan alındığı söylenen feragat yahut telif hakkını devir belgesi bir türlü ortaya çıkmıyordu.
Birkaç sene hiçbirşey yapamadık, 2006'da başka bir gazeteye geçmem üzerine de iş yarım kaldı.
Derken, 2010 İstanbul Kültür Başkenti macerası öncesindeki hazırlık aşamasında
"Ansiklopedinin yayın hakkının kendisinde olduğunu" söyleyen bir gazetecinin eseri yayınlamaya hazırladığı, hattâ bir ekip kurduğu ve bu iş için bol sıfırlı, astronomik bir meblâğı talep ettiği haber alındı ama yetkililer eserin asıl hak sahiplerini öğrendiklerinden olacak, Reşad Ekrem'in hayatı boyunca birarada görmeyi hayal bile etmediği meblâğa mâlolacak bu teşebbüs hayata geçemedi.
Şimdi birilerinin "Kayıp değilmiş, bulduk, gereğini yapıyoruz" diye ortaya çıktıkları ansiklopedinin asıl bulunuş hikâyesi budur ve maceranın devamını da yazacağım.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!