Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ABD’nin Türkiye İçişleri ve Adalet Bakanlarına yönelik aldığı skandal yaptırım kararı, işlerin Washington’da çığırından çıktığını ve Serdar Turgut’un da işaret ettiği gibi Amerikan yönetiminin tamamen radikal evanjelist çevrelerin kontrolüne girdiğini gösteriyor.

        Ben iki yazı önce, Brunson meslesinde tuhaf kokular aldığımı yazmıştım. Sanki ABD’de karanlık bir el Türkiye-Amerikan ilişkilerini sabote etmek için Brunson’ı araçsallaştırıyor, 'bu öyle gözü dönmüş bir el ki Brunson’ı öldürebilir' demiştim. O yazı çok ses getirdi. Yeni Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya aradı ve rahibin evinin önündeki en üst düzey güvenlik önlemlerini anlattı.

        Bugün ABD’nin Avrupa Kuvvetleri Komutanı ve NATO Müttefik Kuvvetler Harekat Komutanı Orgeneral Curtis Michael Scaparotti Türkiye’de. İzmir’de NATO Kara Komutanlığı’nı da ziyaret ediyor. Açıkçası İzmir’e gidişini Brunson’dan ayrı düşünmek zor. Ziyaret çerçevesinde önceden planlanmış bir ayak bu, ancak İzmir olunca gözler ister istemez Brunson’a çevriliyor. Zira rahibin evinin önündeki önlemler komutanın İzmir’e gidişi ile alarm seviyesine çıktı.

        Ben hala son tahlilde aklı selimin galip geleceğine inanıyorum. ABD’de kim Trump yönetimini nereye sürüklemek isterse istesin tam da Suriye’nin yeniden yapılandığı, Ortadoğu’daki durumun giderek daha öngörülemez olduğu bir süreçte ABD Türkiye’nin kopup gitmesine izin vermeyecektir. Washington’da da Erdoğan’dan nefret eden çevreler bile bir noktadan sonra Türkiye’nin zarar görmesinden önce ABD’nin çıkarlarının zarar görmemesini önceleyeceklerdir…

        * * *

        Singapur’daki kilit görüşme

        Peki bundan sonra ne olacak? Bugün Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ve ABD Dışişleri Bakanı Pompeo Singapur’da görüşecekler. Bu görüşme apar topar ortaya çıkmış değil, daha önceden planlanmıştı ancak son gelişmelerle içeriği, yaptırım kararları ve Brunson olacaktır.

        Dışişleri'nden kaynaklarıma ulaştığımda, onlardan hem görüşme hem de gelinen nokta ile ilgili şu bilgileri aldım:

        * İşlerin bu noktaya gelmesinin en önemli sebeplerinden biri ABD Başkan Yardımcısı Pence’in aşırı yobaz olması. Onun tutumu Beyaz Saray’ı da sürüklüyor.

        * Karşılıklı iletişimde problem var. Yanlış anlaşmaları gidermekte zorlanıyoruz. İsrail’den Ebru Özkan’ın iade edilmesinin Brunson’a karşı bir takas olmadığını, böyle bir pazarlığa kimsenin girmediğini defalarca söylediğimiz halde ABD’den açılan telefon gösterilip, verilen söz tutulmadı noktasında ısrar ediliyor.

        * Türkiye-ABD ilişkilerini çok ciddi bir sıkıntıya sokan rahip Brunson meselesinde Türk devletinde hiç kimsede ‘verelim kurtulalım’ görüşü yok. Bunu net bir dille her konuştuğum kaynak söylüyor.

        * Ben yazıyı yazarken henüz Singapur’daki görüşme gerçekleşmemişti. Ancak uzun süredir bir görüşmeye yönelik bu kadar belirsiz bir havayı ilk kez gördüm. Sanırım bu, Trump yönetiminin öngörülemezliğinden kaynaklanıyor. Türk Dışişleri Türkiye’nin iyi niyet ve itidalli duruşunda ısrar edeceğini her fırsatta hatırlatıyor, ancak konuştuğum isimlere göre bu görüşmenin sonucunu kestirmek imkansız. Çok kötü de geçebilir, sürpriz de çıkabilir, olumlu mesajlarla da yetinilebilir…

        * * *

        Deniz maskesi takan çocuktan kötü haber

        Geçtiğimiz günlerde yazmıştım. Tam yüz sualtı maskesi yüzüne vakum yaptığı için maskeyi çıkaramayan ve yoğun bakıma kaldırılan bir çocuk vardı ya… Maalesef o yavru yaşamını yitirdi… Biraz önce aileye ulaştım. Öyle büyük bir trajedi dinledim ki… Darmadağın bir şekilde klavyenin başına oturdum şimdi. Bu, hayatımın en zor yazılarından biri…

        İkizi varmış!

        Vefat eden Doruk 8 yaşındaymış. Bir de ikizi var! Demir. Bodrum Yeşilyurtlular sitesinde ev kiralamışlar. Çocuklar yüzmek için iskeleye gitmiş. Doruk iskeleden maske ile atlamış ve bir daha çıkamamış…

        Günler süren yoğun bakım sürecinin ardından önceki gün yaşamını yitirdi minik melek. Geride feci bir acı bıraktı. İkizi Demir sürekli kardeşini soruyormuş. Dün ona gerçeği açıklamışlar. İnsanın ikizini kaybetmesi, kalbini kaybetmesinden farksızdır. Düşünmek bile kahrediyor… Kendinden fiziksel olarak daha büyük olan Doruk’un gidişini duyunca ‘beni artık kim koruyacak?’ diye sormuş Demir ilk olarak. Aile perişan. Babaannesi Sevgi Hanım torununu anlatırken bir yandan dua ediyor, bir yandan sesi hıçkırıklarla kesiliyor. Anne devamlı kendini suçluyor, ölüden farksız. Büyük, tarifsiz bir keder…

        Bu maske her yerde. Doruk’un kullandığı Decathlon değil, ünlü bir market zincirinden alınan muadil ürünmüş ancak önemli olan markadan ziyade ürünün kullanım detayı… Çoluk, çocuk, yüzme bilen bilmeyen herkes kullanıyor. Lütfen dikkat edin! Üzerinde 10 yaş altı kullanamaz ve atlanamaz diyor! 10 yaş üstü için bile hem ağzı, hem burnu kapatan bir maske çok iyi yüzme bilen için uygun bence. Suyu hafife almayın, çocuklarınızı gözünüzden asla ayırmayın…

        Diğer Yazılar