Son Dakika

Enis Berberoğlu muamması

21.09.2018 - 03:29 | Güncelleme:

Enis Berberoğlu’nun tahliyesi çok doğru bir karar. Bu tutukluluğa birinci günden itibaren sert dille karşı çıkmış bir köşe yazarı olarak Berberoğlu’na geçmiş olsun demek istiyorum.

Ancak sürece bakacak olursak, Berberoğlu’nun yeniden hapse girme tehlikesi var. Böyle bir olasılık beni endişelendiriyor. Yargıtay’ın kararının ne anlama geldiği ve bundan sonra hangi gelişmelerin yaşanabileceğini farklı siyasi kanatlardan çok sayıda hukukçuya sordum. Vardığım sonuçlar şöyle:

Yargıtay 16. Dairesi, Berberoğlu’nun 5 yıl 10 ay hapis cezasını onadı. Anayasa’nın 83. Maddesine göre milletvekili seçildikten sonra onanan suçların infazı için dönem sonu bekleniyor. Ancak Burhan Kuzu’nun bana hatırlattığına göre hemen bir sonraki madde, yani 84. Madde ise karar onandıktan sonra Meclis Genel Kurulu’na geleceği, orada okunduktan sonra da vekilliğin düşüp cezanın infaz edileceğini söylüyor.

Bu iki madde birbiri ile çelişiyor görünse de yine başka bir önemli hukukçuya göre genellikle vekil seçilmek için engel teşkil etmeyen, 1 yıl ve altı hüküm alan suçlarla ilgili 83. Madde, terör suçları gibi 1 yıl üzeri hüküm ile sonlanan suçlarla ilgili 84. Madde işletiliyor.

Yani Berberoğlu’nun dosyası Meclis açılınca Genel Kurul’a gelecek ve orada okunduktan sonra vekilliği düşmüş olacak.

GENEL KURUL’A NE ZAMAN GELECEK?

Peki Genel Kurula gelmesi için bir takvim var mı?

Hayır, Genel Kurul ne zaman gündeme alırsa o zaman gelir. Nitekim 2011’de cezası kesinleşen HDP’li vekillerle ilgili de benzer süreç yaşanmış, dönemin Meclis Başkanı Cemil Çiçek dosyaları getirmeyi ertelemişti.

Ancak hukuken hüküm kesinleştikten sonra bekletmenin sistemi zorlamak olacağını söyleyen hukukçular da var. Öte yandan Berberoğlu’nun avukatı Murat Ergün’e göre Meclis büyük olasılıkla en azından Anayasa Mahkemesi’ndeki sürecin sonlanmasını bekleyecek.

Bu arada Yargıtay’ın kararını son derece tutarsız bulan hükümete yakın birkaç hukukçuyla konuştum. Daha önce yeniden milletvekili seçilen Berberoğlu hakkındaki davanın, dokunulmazlık nedeniyle durdurulmasını reddeden Yargıtay’ın aynı dairesinin, bu kez dokunulmazlığı kaldırmak için Meclis Genel Kurulu’nu işaret etmesinin bir çelişki olduğu görüşü de bazı hukuk çevrelerinde hakim.

Ancak karar nasıl yorumlanırsa yorumlansın bu aşamada top Meclis’te. Genel Kurul’a gelirse maalesef çok tatsız şeyler yaşanacak ve Berberoğlu yeniden cezaevine dönecek. Böyle olmaması için sağduyunun galip gelmesini diliyorum.

***

Bravo Andaç Haznedaroğlu!

Popüler diziler ve filmlerin yönetmeni olarak tanınan Andaç Haznedaroğlu, Suriyeli göçmenleri anlattığı ‘Misafir’ adlı bir film çekti. Henüz gidip göremedim, muhakkak izleyeceğim ancak ondan önce Haznedaroğlu’nun geçen pazar Cengiz Semercioğlu’na verdiği mülakattan beni çok etkileyen bazı bölümleri burada yazmak istedim. Zira bu sözlerde müthiş bir samimiyet ve gerçek bir rahatsızlık gördüm. Şöyle demiş:

“İlgimi ilk çeken bizlerin Suriyeli göçmenlere bu kadar nefretle yaklaşması oldu… Biz savaşın ne olduğunu bilmiyoruz. Türkler bu insanların keyfi göç yaptığını düşünüyor… Geçenlerde Suriyeli bir kadına yardım ettik. Kocası albaymış, işkence ederek öldürmüşler. Kadın buraya kaçmış. Orada albay karısıyken burada fabrikada çalışıyor. Ona çocuklarının okul masrafı için para verirken suratındaki acıyı anlatamam. Türkler bütün Suriyelileri dilenci zannediyor. Oysa iş sahibi olan ve ailelerini kaybedip buraya gelen çok kişi var. Böyle insanların uçurumdan düşmesi çok farklı bir şey. Sokakta olan orada da dileniyordu, burada da dileniyor. Ben uçurumdan düşen insanları fark ettim, filmimde de onları anlattım…
Son 2 yıldır dünyadan kopuk haldeyim. Arkadaşlarım bana ‘Sevgilimden ayrıldım, doğum günün var’ diyor. Bütün bunlar bana o kadar anlamsız geliyor ki… Faydalı şeyler yapmaya devam edeceğim. Kadınlar ve çocuklar ile ilgili projeler yapacağım…”

‘ASALAK TAKIMI’ MUAMELESİ

Beni bu sözler çok etkiledi. Haznedaroğlu, etrafımda çok sık gördüğüm hem de zaman zaman en yakınlarımdan işittiğim ve beni acayip rahatsız eden Suriyeli göçmenlere karşı tavrı müthiş analiz etmiş. O insanları aynı kefeye koyan kolaycılığa karşı çok önemli bir adım atmış. Yanı başımızda büyük dramlar yaşanıyor, belki 10 dakika mesafede ya da araba ile geçerken hemen yanımızdaki sokakta her şeyleri kaybetmiş binlerce insan yeni bir hayata tutunmaya çalışıyor.

Ama nereye gitsem “Suriyeliler ne olacak?”, “Bunlar başımıza bela kaldı” gibi vicdanımın kabul etmediği sözler işitiyorum. Her biri birer dünya olan o insanlardan sanki homojen bir ‘asalak takımı’ymış gibi bahsediliyor.

Andaç Haznedaroğlu işte bu bakışı kırmak için çok değerli bir iş yapmış. Kendisini gönülden alkışlıyorum! Değişim her zaman doğru hikayeyi anlatmakla başlar. Bu insanların her birinin farklı birer hikaye olduğunu anlatmaya başlarsak, Max Frisch’in zamanında Almanya’daki Türk işçilere bakışta hakim olan yaklaşım için söylediği “Biz işgücü istiyorduk ama onun yerine insanlar geldi” lafındaki yüzleşme gibi biz de Suriyelilere bakışımızla yüzleşebiliriz.

 

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 10:01
    bikere türklerin suriyelilerden hiç bir farkı yok..sanki düne kadar isveç gibiydik şimdi bozulduk..boşuna günah keçisi aramayın tüm suriyeliler aynı değil tabiki iyiside vardır kötüsüde bu bizim içinde geçerli. hayattaki zorlukların bahanesini suriyeliler yapmayın.eksiklikler illaki vardır ama çok abartılıyor, insan önce kendine de bakmalı.. la suçluları affetmeye bahane arıyorsunuz yarın sokaklarda o suçlular gezerken daha mı guvenli olacak
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 13:53
    Büyük ihtimalle toplu taşımayı bizler kadar kullanmıyorsunuzdur Nagehan hanım, 2-3 hafta boyunca toplu taşıma kullanın, gezin İstanbul'u ve nasıl kural tanımaz ve tehditkar olduklarını anlayın.Erkek olarak ben endişeleniyorum, kadınların kızların hali daha zor.Bu iyiliksever romantizmi fazla artık...
  • Misafir 30 Eylül 2018 Pazar 15:08
    kesinlikle katiliyorum. savastan kacan sanki onlar degil, biziz. bizden daha rahatlar. nasil oluyor bu?
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 11:17
    Nagehan hanım, Türk çalışanları Almanya istedi ama Suriyeliler kendi geldiler. Gelirken mağdurdular ama artık Suriye' de iç savaş bitti. Ona rağmen burası daha rahat olduğu için ülkelerine dönmüyorlar. Artık mağdur olan biziz. Ülkenin demografik yapısının değişmesi, Türk nüfusun gelecekte azınlık hal gelecek olması ...
  • Misafir 26 Eylül 2018 Çarşamba 14:33
    Suriyeli Veya kendi insanımız.Önemli olan insan olması müslüman kardeş olması değil mi.Bu ölçüye ne kadar uzak kalmış bizim insanımız.vah ki vah
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 11:28
    bizim vatandaşımız dini amaçlı bir derneğe bağış yapmış diye neden hem işinden oluyor hem ceza evlerine atılıyor bumu müslümanlık bumu insanlık gariban insanlar her yerde eziliyor
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 13:32
    Nedir bu Enis Berberoğlu sevdası bu beyfendinin suçu sabit bulunmadımı ve bu suçun ne olduğunu herkes biliyor..Ne memleket be kardeşim..
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 11:22
    Görüldüğü kadar sadece u bir meslek sahibi geriye kalanı insanımızın tepkisini çeken tipler
  • Misafir 22 Eylül 2018 Cumartesi 10:15
    almanyaya çalışmak içşn giden türklerle ülkesini savunmayıp kaçan suriyelileri nasıl kıyaslarsınız..
  • Misafir 23 Eylül 2018 Pazar 13:50
    Dikkatli okursanız kıyaslamıyor. Adam zamanında empati yapmış biz de empati yapalım diyor. Haa kimseyi savunmuyorum Nagehan Alçı'nın çoğu fikirlerine iştirak etmem ve sevmem.
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 16:23
    Yani daha cok gelsinler 10 sene icinde nufusun % 20 sine ulassinlar...birakin bu humanizm sekillerini ...oturmakta oldugunuz yerlerden suriyeli gormuyorsunuzda ondan....hafta sonu b cekmece sahile gelin esenyurt da 3 gun gecirin sonra yazin...
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 13:05
    hata ne mahkeme de ne yargıtayda, hata bu lekikde yargılananların m.v. adayı olabilmelerinde, bunun yolu seçilenin mazbarasını alması vekaletle olmamalı bizzat kişiye bağlı olmali, ikincisi seçilen vekilin dokunulmazlığı meclise kayıt yaptırdıktan sonra başlamalı
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 12:55
    Bu ayni bakış neden bizim kendi insanımıza yok? FETÖ belasina gercekte suc işlememiş insanlara acilar cektirilmiyor mu? Neden onbinlerce insan bir anda terorist oldu. bunlardan kaci darbeye karisti, kaci soru caldo kaci kumpas kurdu kaci emir verdi emir aldi? Niye bu konuyu yazmıyorsunuz?
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 11:01
    Gazeteciler topluma hitap ediyor.Taraflı olup vatandaşı yanıltmanında vebali bulunmaktadır.Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmeli insan.Belki menfaat ilişkisi vardır ama gazeteciliğin kutsallığını kavramak lazım.En azından aynanın karşısına geçtiğinde öz saygısı olmalı insanın.
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 10:32
    Bravo nagehan hanım. Hergün olduğu gibi bugunde yazin harika.iyi hunlrr.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 08:39
    ay çok şakacısınız
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 10:00
    Meseleye tek açıdan bakıyorsunuz. Olayın başka açıları da var. Bizim milletimiz zorda kalan komşusuna tabi ki yardım eder. O insanlar burada bizim halkımıza tanınmayan imkanlardan faydalanıyor. örnek: eşim firma sahibi, Bağkur borcundan dolayı SGK hizmetlerinden yararlanamıyor, Muayene ücreti ödüyor, ilaç parası ödüyor. Ancak suriyeliler tek kuruş vermeden tüm sağlık hizmetlerinden yararlanıyor. Bu tür adaletsiz uygulamalara insanların tepkisi. Siz bunları hiç konuşmuyorsunuz ama. Zaten ekonomik sıkıntılarla boğuşuyorken 3 milyon misafir bu ülkeye fazladır. Harcadıkları paranın 30 milyar dolar olduğunu söylüyor hükümet. Bir ülkenin öncelikli görevi kendi halkının refahıdır. O paralar bu milletin refahı için harcanmıyorsa halk elbette tepki verir. Ayrıca içlerinde asker olabilecek özellikte milyonlarca genç erkek var. Ancak onlar menekşe sahillerinde güneşleniyorlar. Unutmayın bu millet de işgake uğradı. Ancak kadını erkeği genci yaşlısı kaçmak yerine canı pahasına toprağını savundu. Böyle bir millete misafir olmak biraz zordur. Özen ister.
  • Misafir 24 Eylül 2018 Pazartesi 10:40
    konuyu öyle güzel özetlemişsinizki sağdaki yeşil butona bir kez basmak yetmiyor.
  • Misafir 21 Eylül 2018 Cuma 06:23
    elbette Suriyeliler konusu hassas bir konu lakin ülkemiz ekonomik kriz yaşarken halkımız gittikçe fakirleşirken asgari ücretli emekli memur bile açlık sınırının altında yaşarken birazda kendi halkımızı görelim bu saydığım zümre bizim insanımız bizden yani saygılarımla...
Kalan karakter : 2000