Ekrem İmamoğlu, bugün Maltepe’de büyük bir miting düzenliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu mitingi organize ediyor.

Bunun İstanbul İttifakı mitingi olduğunu, tüm partilerin il başkanlarının ve nereye oy vermiş olursa olsun, İstanbulluların tamamının davetli olduğunu söylüyor.

Büyük olasılıkla çok kalabalık olacak. 25 yılın ardından gelen başarı açlığı ile milyonlar o mitinge akacak.

Ben başından beri Sayın İmamoğlu’nun bu süreci itidal ve ihtiyattan ayrılmadan yürütmesinin kendisi ve Türkiye için doğru yol olduğunu savunan bir yazarım.

Ekrem Bey bu süreçte birkaç hatası dışında sağduyudan ayrılmadı. Ancak şimdi yine bu miting ile ilgili kafamı kurcalayan bazı sorular var.

Türkiye hassas bir süreçten geçiyor. YSK, İstanbul ile ilgili olağanüstü itiraz sürecini inceliyor. Henüz bir karar verilmiş değil.

Bugün yapılacak miting acaba Türkiye’deki bu gergin bekleyiş sürecinde gerilimi azaltan mı yoksa toplumsal stresi katlayan mı bir rol oynayacak? İkincisi olacağı yönünde bir endişem var açıkçası…

Bugün orada toplanan kalabalık, Binali Yıldırım’a oy vermiş yüzde 48’e ne hissettirecek?

Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarı ile kendilerini ilk kez eşit vatandaş olarak görmeye başlayan dindar kesim o kalabalığın coşkusuna ortak mı olacak yoksa kaygı mı duyacak?

‘Erdoğan’ın İstanbul’una elveda kutlaması’

Bu soruların cevabı yalnızca Ekrem İmamoğlu’nun şahsiyeti ile bulunamaz.

Sayın İmamoğlu, her türlü inanca saygılı, herkesi kucaklayan, CHP’liden çok, daha önce de yazdığım gibi Özal’ın çizgisini hatırlatan bir siyasetçi iddiasında olsa da  bugünkü toplantı hala AK Parti’ye oy veren kitlelerin gözünde ‘Erdoğan’ın İstanbul’una elveda kutlaması’ toplantısıdır.

Sayın İmamoğlu neyi amaçlarsa amaçlasın büyük olasılıkla salt bu nedenle dindar ve muhafazakâr kesimin içine korku salacaktır.

Umarım bugün güzel geçer, barış içinde ve kardeşçe bir buluşma olur.

Ancak böyle bile olsa ben bu aşamada düzenlenen bu etkinliğin mevcut tartışmalarda İmamoğlu cephesine ve Ekrem Bey’e oy veren kitleye zarar vereceğine inanıyorum..

Muharrem İnce’nin İstanbul mitingi

Muharrem İnce’nin 24 Haziran seçimleri öncesi düzenlediği İstanbul mitingi de çok coşkulu olmuştu.

Oraya da kitleler akmış ve büyük bir heyecanla ‘Nihayet başarıyoruz’ duygusu yakalamışlardı.

Sonra ne oldu? Bugün Sayın İnce o mitingin kendisine büyük zarar verdiğini düşünüyor ve pişman olduğunu söylüyor.

Bugün neredeyse herkes İnce’nin o mitinginin dindar ve muhafazakar kesimi ürküterek Tayyip Erdoğan’ın oylarını konsolide ettiğini kabul ediyor…

İmamoğlu’nun Maltepe mitingi de benzer bir etki yaratıp, toplumda mazbatadan itibaren azalan gerilimi tırmandırabilir.

Ben Sayın İmamoğlu’nun bazı konularda biraz telaşlı ve acemice davrandığı kanaatindeyim.

İlk işlerinden biri olarak veri tabanını kopyalama, üstelik belediye dışından MİT tarafından güvenlik soruşturmasından geçmemiş 3 kişiyi bu iş için görevlendirme hamlesi de yanlıştı.

Elbette yasaya göre kendisi İstanbul’daki kimi gizli tesisler dahil her türlü veriye ulaşabilir ama bu bilgileri başkası göremez.

Kafasındaki soru işaretlerini gidermek için kurum içinde her türlü talimatı verebilir. Ancak henüz taşlar yerine oturmadan ilk adım olarak bunu atması  yalnızca sürece zarar veriyor.

Kılıçdaroğlu’nun doğru tavrı

Sayın Kılıçdaroğlu, önceki gün Ankaralı gazetecilerle buluşmasında çok güzel mesajlar verdi. Seçilen CHP’li belediye başkanlarına ‘enkaz edebiyatı yapmayacaksınız’ diye seslenmesini çok önemsedim. Doğru tavır budur.

Kemal Bey, partisinin içindeki radikal rüzgarlara ve tribünlerin gazına hiç bir zaman kapılmadı ve onca eleştiriye rağmen kararlı bir şekilde kendi kitlesinin alkışı için değil, sandıkta başarı için isabetli tercihler yaptı.

Bakın Mansur Yavaş da Ankara’da ne kadar sakin ve soğukkanlı bir yol izliyor.

Sayın İmamoğlu da aynı yolu izlemeli. İstanbul’da yaşanan zor süreçten sonra bunun kolay olmadığını biliyorum.

Üstelik İstanbul il örgütü ve partinin içi de 25 yıl sonra gelen başarıyla duygusallıkta doruk yapan bir fanatizme kolaylıkla savrulabilme potansiyelinde.

Ama bu ‘Zaferi göze sokma’ havası genel atmosferi bozabilir.

Biraz sabredip en azından YSK sürecinin sonlanmasını beklemekte Türk demokrasisi için fayda var.

Türkiye’nin seçim yorgunu olduğunu hep söyleyen ve gerilimin bitmesinin hepimizin faydasına olduğunu vurgulayan bir gazeteci olarak şunu yine de hatırlatmalıyım: Ya YSK yeniden seçim derse?

Ki diyebileceği yönünde kuvvetli bir ihtimal gördüğümü de belirteyim. Bu konunun detaylarını ayrıca yazacağım.

YSK’nın kararlarına saygılı olduğunu her fırsatta dile getiren Sayın İmamoğlu bu durumda bugünkü mitinge gelen vatandaşların duygularını nasıl yönetecek?

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • pembepanter 2 ay önce Çok güzel bir yazı ve doğru tespitler Nagehan hanım. Zevkle okudum...
    CEVAPLA
  • darkredlion 2 ay önce Şöyle yönetecek ben bir devrimci olarak sistemi red ettim.Ama seçim yenilenirse İmamoğlu % 60-70 ile gelir. Cihangir,Beyoglu, istiklal sandığa gider. Ve mağdur bir kahraman doğar. İmamoğlu rüzgarı artık hiç dinmez.
    CEVAPLA