KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Başbakanı Ersin Tatar ile yaptığım röportajlar üzerine tahmin ettiğim gibi çok fazla sayıda geri dönüş aldım. Pazartesi bütün gün telefonum susmadı, e-mailler adeta yağdı.

Türkiye’de Barış Pınarı Harekatı’na yönelik büyük bir hassasiyet oluşmuş durumda. Dünya Türkiye’nin üzerindeki baskıyı artırıp, ülkemize karşı giderek artan şekilde cephe aldıkça içeride kenetlenme kuvvetleniyor.

Dün bana Cumhurbaşkanı Akıncı’ya yönelik tepkilerini ileten okurlarımda da hep benzer duygunun izlerini gördüm.

Mustafa Akıncı

‘YALNIZ BIRAKILMIŞLIK’ DUYGUSU ARTIYOR

Sayın Akıncı ile bir kez daha konuşmamı ve KKTC liderini Türkiye’nin yanında olmaya ikna etmemi istiyorlar ağız birliği etmişçesine. Biz Türklerde bir yalnız bırakılmışlık duygusu var. Bu çok açık.

Benim de haklı bulduğum bu operasyon başarıyla tamamlansa da Türk toplumundaki bu duygunun uzun süre biteceğini sanmıyorum.

Dün size Kıbrıs’taki genel havayı, Türkiye’nin operasyonuna ve Akıncı’nın sözlerine yönelik tepkileri ve genel bakışı aktaracağımı yazmıştım.

Ada’nın en ünlü ve etkili gazetecilerinden Reşat Akar ve iki kritik pozisyondaki bürokrattan Kıbrıs’ta Türkiye’deki gelişmelere yönelik genel havayı ve Nisan ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili konuşulanları dinledim.

“KIBRIS’TA TÜRK ORDUSU’NA OLAN DESTEK YÜZDE 88’LERDE”

Diyalog Medya Grup Başkanı Reşat Akar’a göre Mustafa Akıncı’nın açıklaması Kıbrıs Türk halkında da çok tepki yarattı. Akar’a göre Kıbrıs Türklerinin çoğunluğu bu konuda Türkiye’yi haklı buluyor.

Kendi tabanından bile Akıncı’ya desteğin çok az olduğunu iddia etti Akar. Sebep olarak da Türk Ordusu’na olan sevgi ve desteğin söylendiği gibi düşmediğini hâlâ yüzde 88 civarında olduğunu söyledi.

Ada’daki Din İşleri Başkanlığı da harekatın başladığı sabahtan itibaren Kıbrıs Müftüsü Talip Atalay önderliğinde Türkiye’deki Diyanet ile eşzamanlı olarak Fetih Suresi okutuyor. Sabah namazlarında Kıbrıs camilerinde Türkiye için dua ediliyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDEKİ İLGİNÇ DENKLEM

Normalde Türkiye’de Kıbrıs siyaseti pek konuşulmaz, seçimler bile sadece seçim günü konuşulur neredeyse ancak bu kez Mustafa Akıncı’nın burada kıyamet koparan açıklamaları nedeniyle Kıbrıs’taki Başkanlık seçimleri ilginç bir hal aldı.

Hem Akar hem de de konuştuğum iki üst düzey bürokrata göre Akıncı’nın şansı birkaç sebepten fazla değil.

Birincisi son çıkışının Akıncı’ya puan kaybettirmiş olması. İkincisi de sandıktan galip çıktığı denklemin değişmiş olması. Zira bağımsız olarak girdiği 2015 seçimlerinde CTP aday çıkarmayarak Akıncı’yı desteklemişti ancak bu kez CTP kendi adayını çıkaracak.

Kudret Özersay

TÜRKİYE KİMİ DESTEKLEYECEK?

Peki Türkiye bu seçimlerde kimi destekleyecek? Tabii henüz epey süre var ancak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay yönünde bir eğilim olduğu biliniyor.

Özersay, Derviş Eroğlu zamanında müzakereci idi. Diplomasiyi ve Batılılarla nasıl müzakere edileceğini iyi bilen bir isim. Tam İngiliz tarzı bir diplomat kafası var.

Kıbrıs’ta bir Cumhurbaşkanı’ndan beklenen en önemli özellik de bu diplomatik yeteneklere sahip olup olmadığı.

Ancak son çıkışıyla birlikte Özersay’ın yanı sıra Başbakan Ersin Tatar’ın da denkleme girebileceği konuşulmaya başlandı.

Ben Kıbrıs Türk Başbakanı’na bu mevzuyu sordum ve cevabını da bu köşede yazdım. Tatar, Cumhurbaşkanlığı adaylığına yeşil ışık yakıyor.

BAŞBAKAN TATAR’IN ADAY OLMASINI İSTEYEN ÖNEMLİ İSİM

Güvendiğim bir kaynağımdan Başbakan Tatar’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığını en az kendisi kadar isteyen bir isim daha olduğunu işittim: Derviş Eroğlu.

Bu kaynağın bomba bir iddiası var: Eroğlu partisinin kontrolünü yeniden ele almak için Tatar’ın Başbakanlıktan ayrılmasını arzuluyor.

Kısacası her iktidar alanında olduğu gibi Kıbrıs siyasetinde de çok fazla değişken ve arka plan faktörü var.

Ersin Tatar

KIBRIS SOLU TÜRKİYE’NİN ADAY DESTEKLEMESİNE TEPKİLİ

Gelelim Türkiye’nin bir adayı açıktan desteklemesinin Kıbrıslı seçmen üzerindeki etkisine…

Buna kaynaklarım benzer cevaplar verdiler. Özellikle Kıbrıs sol kesiminde bu tavır ters tepiyormuş.

Okurlarım bilmeli ki Ada’da ciddi bir sol gelenek var ve Türk solculuğu ile zerre ilgisi olmayan bir sosyalist düşünce geleneği bu.

Türkiye’de devrimci-solcu olarak bilinen ikonların hiçbirine değer vermeyen ve hatta o devrimci ikonları “solcu değil sağcı” olarak gören bir bakış bu. Tamamen Anti-Kemalist ve kendini Avrupalı gören bir sosyalizm anlayışı.

Bu arada geçtiğimiz günlerde Kıbrıs’a Türkiye’de iktidara muhalif olarak bilinen bir araştırma şirketi gelmiş ve yaptığı araştırmada son çıkışından önce Başbakan Tatar’a yönelik desteğin arttığını tespit etmiş.

Nisan 2020’ye giden süreçte Habertürk okurları ve izleyicileri için Kıbrıs Türk siyasetini de takip edeceğim. Ada’daki siyasi aktörlerle de röportajlar yaparak size ulaştıracağım.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
1881 -
1938