Geçen hafta koronavirüs ile savaş sürecinin iktisadi boyutuyla ilgili de bir yazı kaleme alacağımı ifade edince siz okurlarımdan parasal mevzulara dair beklediğimin çok ötesinde talepler ve sorular içeren mektuplar aldım.

Anlaşılıyor ki bu zor zamanlarda sağlık kadar ekonomik olarak da nasıl ayakta kalacağımıza dair haklı olarak ciddi endişeleriniz var.

İşyerleri art arda kapandığı için özel sektör maalesef hızla işçi çıkartıyor. Bu kıyımların kılıfı da çoğunlukla ücretsiz izin oluyor.

Peki işsiz ve maaşsız kalan özel sektör çalışanları şişmiş ve limiti de tükenmekte olan kredi kartlarının borçlarını nasıl ödeyecekler?

Ellerindeki nakit ve kredi kartı limitleri hızla tükeniyorken yeni harcama yapabilecek, gündelik gereksinimlerini karşılayabilecekler mi?

İşsiz kalan hem beyaz yakalı hem mavi yakalı bu emekçi sınıfın ister konut, ister taşıt, ister ihtiyaç kredisi olsun çok sayıda tüketici kredileri var. Bu bireysel kredilerin taksitleri bu dönemde nasıl ödenecek?

Koronavirüs sebebiyle maaşsız kalan binlerce insan borçlarını ödeyemezse ne olacak? Başlarına ne gelecek?

Bilakis özellikle bu zor 3-4 ayı atlatabilmek için uygun faizle yeni tüketici kredileri alabilecekler mi?

3 KAMU BANKASINDAN DOĞRU VE GEREKLİ ADIM

İşte bu bağlamda dün üç kamu bankası da Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın önderliğinde çok doğru ve ülke ekonomisi için çok faydalı bir iş yaptılar.

Bakan Albayrak’ın geçen hafta Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda söyledikleri iş dünyasını rahatlatmıştı. Dünkü açıklamalar da emekçi ve tüketicileri ferahlattı.

Hem bireysel kredi taksitlerinin hem de kredi kartı borçlarının 3 ay süreyle öteleneleceği resmen deklare edildi.

Hatta bu 3 aylık ötelemenin 6 aya bile uzatılabileceği de ifade edildi. Muhtemelen tüm bireysel borçlar sabitlenecek ve 3 ay içinde biriken faizleri de bireylerden talep edilmeyecek.

Yani mesela 30 Mart günü bir kredi taksitiniz ya da ödeme günü gelmiş kredi kartı borcunuz var diyelim, o borcu 30 Haziran 2020’de aynı rakamla, üstüne ek faiz binmeden ödeyeceksiniz.

30 Nisan’da olan kredi borcunuzu da 30 Temmuz günü ödeyeceksiniz ve o şekilde periyotlarla gidecek. Koronavirüs krizi dolayısıyla 3 ay için bir ferahlatma koridoru gibi de düşünülebilir bu.

65 YAŞ ÜSTÜ BANKALARDA KUYRUK BEKLİYOR

Öte yandan ister kamu ister özel sektörde çalışsın, koronavirüs ile bu mücadele sürecinde tüm bankacılarımızın hakkının yendiğini düşünüyorum. Banka personelleri de çok ciddi riskler alarak çalışıyorlar.

Çünkü maalesef vatandaşlar tüm uyarılara rağmen bankalara hücum etmeye devam ediyorlar.

ATM’den para çekmek konusunda büyük rahatlama sağlandığı ve tüm ATM’ler yekvücut hale getirildiği halde para çekmek için bile şubelerin içinde kuyruklar oluşuyor. Bu durum Kovid-19 riskini artırıyor.

Çok sayıda bankacı okurumdan mektup aldım. Dün yani pazartesi günü sokağa çıkma yasağına rağmen banka şubeleri hala 65 yaş üstü vatandaşlarımızla doluydu!

Onca uyarı ve yasağa rağmen panikle bankalardan para çekmeye gidiyorlar. Maalesef 65 yaş üstü sokak yasağı konusunda önlemler henüz yeterli değil.

Özel banka çalışanlarının da kabul ettiği üzere özellikle üç kamu bankasına çok ciddi yük binmiş durumda.

KAMU BANKALARINDA NORMAL MESAİYE DEVAM

Mesela özel bankaların tümü 12-17 düzenine geçtiler ama hala kamu bankalarında çalışanlar sabah 9’da başlayan normal mesaiye devam ediyorlar. Bu durum bir çifte standart oluşturmuyor mu?

Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak’a buradan seslenmek istiyorum.

Kamu bankalarının aşırı yoğunluğu düşünülerek normal mesai devam ettirilse bile acaba kamu bankası emekçilerine bir kereye mahsus yıpranma ikramiyesi verilemez mi?

Koronavirüs ile mücadele sürecinde çok fedakarca çalışan banka emekçilerini buna benzer jestler motive etmez mi sizce Berat Bey?

ONLARI DA ALKIŞLAMALIYIZ

Ayrıca ben her gün saat 21’de sağlık çalışanlarımız için yapılan o muhteşem eylemin kapsamına finans sektöründe çalışanlarımızın da eklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu gece 21’de sağlık çalışanları ile beraber banka çalışanları için de alkış tutmalıyız.

Bakın yarın iş Allah korusun daha da büyürse tamamen sokağa çıkma yasağı bile gelebilir ama o durumda bile yani her koşulda hastaneler ve bankalar açık olmak zorunda.

Her yer kapansa bile bankalar ve hastaneler asla kapanamıyor günümüz sosyal ve ekonomik düzeninde. İtalya’da da şu an böyle.

*

Fatih Terim ve büyüyen tehlike

Bu yazıyı yazdığım sırada Fatih Terim’in de korona testinin pozitif çıktığı haberi geldi. Abdürrahim Albayrak’tan sonra Fatih Terim. Belli ki Galatasaray camiasında bu virüs dolaşıyor.

Hem Terim’e hem de Abdürrahim Albayrak’a geçmiş olsun diyorum. Tabii büyük bir şok bu ancak yavaş yavaş korona gerçeği ile yaşamaya alışmalıyız. Önümüzdeki günlerde çok sayıda enfekte haberi alabiliriz. En yakın çevremiz ve kendimiz dahil her an herkesten bu yönde haber gelebilir.

Futbol camiasının çok geniş bir taramadan geçirilmesi gerekiyor. O camiada sayı çok artabilir.

Ben Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın rakamlarla birlikte artık vakaların yeri ile ilgili de bilgi paylaşmasının şart olduğunu düşünüyorum. Yoğunluğun en çok olduğu şehir ya da bölge neresi? Nerede artış var? Bunları bilmek sokağa çıkma konusunda özellikle yoğunluğun yaşandığı yerlerde caydırıcı olacaktır. Birçok ülkede bu yapılıyor. Bakın mesela ABD’de sayılarla birlikte dağılım haritası da paylaşılıyor. Önlemler de ona göre alınıyor. Bizde de böyle olmalı. Yoksa fısıltı gazetesi çalışıyor ve müthiş bir bilgi kirliliği oluyor.

*

Not: Sevilay’ın (Yılman) oğlu Deniz’e de büyük geçmiş olsun. Sevilay bir anne olarak uzaktaki evladı için kim bilir ne kadar endişelenmiştir... Deniz’in durumu çok şükür iyi ancak hepimiz her an teyakkuzda olmalıyız...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!