Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Malum dünden beri en renkli ve en heyecanlı konumuz Türk astronot.

        Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın astronotlara yerli bir isim bulma çağrısına şimdilik tek somut öneri Devlet Bahçeli’den geldi. Devlet Bey, "Bizimkiler Cacabey olsun" dedi.

        Selçuklular döneminde Kırşehir emiri olan zatmış Cibril Bin Cacabey. 1200’lerde astronomi ile ilgilenmiş, bir rasathane kurdurmuş.

        Ancak madem astronotumuzun bir kadın olması hedefleniyor, Cacabey’in hatırasına atıfla Cacahanım demek daha doğru olmaz mı? Bilmem Sayın Bahçeli bu önerime nasıl bakar? Ben müstakbel ilk Turkonota Cacahanım demeyi teklif ediyorum.

        Sivil ve özgürlükçü bir anayasa umudu hakikaten var mı?

        Sivil ve özgürlükçü bir anayasa umudu hakikaten var mı?
        0:00 / 0:00

        Bu kadar kutuplaşmış, kutuplar arası diyalog kanallarını bu kadar kapatmış bir siyaset tablosunda üzerinde farklı kesimlerin uzlaştığı, siyasi olarak geniş bir katılımın sonucu ortaya çıkacak bir anayasa mümkün olabilir mi?

        İmkansıza yakın bile diyemiyorum, bu ihtimal yüzde 0.

        İki keskin cepheye ayrılmış siyasi kompozisyonda tarafların bir araya gelmesi için sistem tartışmasını kırmızı çizgi olmaktan çıkarmaları gerekiyor her şeyden önce. Ama bu mümkün görünmüyor.

        Bir tarafın güçlendirilmiş parlamenter sistem kırmızı çizgim, diğer tarafın cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kırmızı çizgim dediği bir ortamda masaya hep birlikte oturulamayacağı açık.

        Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü çağrısı karşılık bulsa da bulmasa da bu çağrı altına herkesin imza atacağı, yıllardır yapılmak isteneni özetleyen, açık, yalın, üzerine iyi düşünülmüş bir çağrı.

        Bu çağrı ile birlikte iktidar cephesi son bir haftadır başlattığı ‘yeni anayasa tartışmasında’ tartışmasız bir şekilde söylem üstünlüğü elde etti.

        Halbuki hem sistem hem anayasa konusunu aylardır muhalefet cephesi gündeme getiriyor. Ancak muhalefetin sorunu çok dağınık ve fazla dallı budaklı bir görüntü içinde olması.

        Tayyip Erdoğan anayasa çıkışı ile rakiplerinin önemli bir kozunu elinden alma hamlesi yaptı. Bu, muhalefeti "Yıllardır beklenen yeni anayasa için yanımızda mısınız, karşımızda mı?" parantezine sıkıştırma hamlesi.

        Cemal Enginyurt siyasetçi olmasaymış...

        Cemal Enginyurt siyasetçi olmasaymış...
        0:00 / 0:00

        Cemal Enginyurt tartışmasız Meclis’in en renkli isimlerinden. Tanrı Dağlarında ulumasını nasıl unutabiliriz?

        MHP’den sonra Demokrat Parti’ye geçen Enginyurt dün AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ı pandemi tedbirlerine uymadığı gerekçesi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şikayet etti.

        Gerçi kısa bir süre öncesine kadar cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin en ateşli savunucularından biriydi Cemal Bey ama muhalefet cephesinin partili cumhurbaşkanı diyerek eleştirmeye çalıştığı husus bundan daha dikkat çekici ve yaratıcı bir şekilde resmedilemezdi herhalde. Hem de gülümseterek…

        Bence Enginyurt siyasetçi olmasa çok başarılı bir standupçı olurmuş.

        Her aşı sevkiyatının piyasaya girmesi için 2 hafta kontrol şart mı?

        Her aşı sevkiyatının piyasaya girmesi için 2 hafta kontrol şart mı?
        0:00 / 0:00

        Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca dünkü Bilim Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamalarda bir parti daha aşı geldiğini, aşı sevkiyatının peyderpey devam ettiğini açıkladı.

        Biliyorsunuz her seferinde yurda giren aşılar doğrudan Tıbbi İlaç ve Cihaz Kurumu tarafından incelemeye alınıyor. Bu süreç yaklaşık 2 hafta sürüyor.

        Ancak her şeyin olağanüstü olduğu bu pandemi sürecinde aşıların kullanım onayından, faz çalışmalarına kadar birçok noktada prosedürler hızlandırıldı. Neden Tıbbi İlaç ve Cihaz Kurumunun inceleme süreci de hızlandırılmıyor?

        Geçen gün bizim kanalda değerli profesör Taner Demirer’e rastladım. Sayın Demirer’e "Aşıları daha hızlı piyasaya sokmak için böyle bir istisna yapılamaz mı sizce Hocam?" diye sorunca "Bence yapılabilir ve hatta yapılmalı" cevabını verdi.

        Aşılama sürecini hızlandırmak için işin bu boyutunu da değerlendirmek gerek. Bakın dün gelen aşıların piyasaya girmesi için 2 hafta daha beklenecek halbuki Türkiye’nin aşılama kapasitesi ile o aşılar çok daha hızlı sahiplerine ulaşabilir.

        Diğer Yazılar