Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Türkiye neredeyse 5 hafta sonra seçime gidiyor ama hala toplumda ve sokaklarda bir seçim atmosferi yok.

        Hiçbir kesimde toplumsal bir heyecan yok. Herhangi bir sosyal çevrede coşku görmüyorum, siyasi iklim son derede ölgün.

        Tam bir siyasetsizlik ortamı içinde 2023 seçimlerine gidiyoruz.

        Hani hem iktidar hem muhalefet için 14 Mayıs 2023 tarihi bir seçim olacaktı.

        Zaten ben o yüzden iktidar-muhalefet terimlerini mevcut siyasal tabloyu anlamak için yetersiz ve geçersiz görüyorum.

        Bunu da son dört yıldır defalarca yazdım. İktidar-muhalefet terimleri 2023 Türkiye’sini anlamak için çok retro kavramlar.

        Türkiye toplumu ne “iktidar” için, ne “muhalefet” için heyecanlanmıyor.

        Her iki cephe de bu toplumun çoğunluğuna sahici ve hakiki gelmiyor.

        Hem Tayyip Bey’e, hem Kemal Bey’e soruyorum…

        Hani bu seçim Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en hayati seçimiydi?

        Nerede tarihi seçim atmosferi ve heyecanı?

        Bırakın tarihi seçim ortamını, herhangi bir seçim ortamı bile göremiyorum.

        Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na “Sen HDP ile birliktesin, HDP’lileri bakan yapacaksın, Öcalan’ı serbest bırakacaksın” mealindeki “suçlamaları”nı sürekli tekrarlıyor.

        Kılıçdaroğlu da “Sen geçmişte HDP ile birlikteydin, açılım dedin, çözüm süreci dedin, Habur’da tiyatro kurdun, megri megri dedin, sen esas Öcalan’ı serbest bırakacaktın” diyor.

        REKLAM

        ANAP-DYP kavgalarından farkı yok

        Bu karşılıklı “suçlamalar”ı ben siyaset olarak görmüyorum.

        Bunların 90’ların ANAP-DYP ya da SHP-DSP kavgalarından hiçbir farkı yok.

        İşte bu ölgün ve heyecansız ortamda 3 ay öncesine kadar yüzde 1 bile almayan Memleket Partisi’nin yüzde 7 barajını geçebilme ihtimali olduğunu son derece itibarlı araştırma şirketleri söylüyor.

        Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Muharrem İnce’nin yüzde 15’leri zorladığına işaret ediyorlar.

        Bu yükseliş neyin nesi?

        Eğer CHP’li siyasetçilerin dediği gibi “Erdoğan gidiyorrrr” heyecanı varsa, Muharrem İnce’ye akan bu seçmen seli de neyin nesi?

        3 ay önce ortada olmayan Memleket Partisi’nin oyu 6’lı Masa’nın dört mensubunu katlayarak aştı hatta İyi Parti ile nerdeyse başa baş gelecek. İnanılmaz bir hadise bu.

        Toplumun geniş bir kesimi ya Erdoğan ya Kılıçdaroğlu ikili seçimine büyük bir tepki veriyor. Muharrem İnce olayı da bu tepkinin eseri.

        Siyaset sosyolojisi doçenti de olan Ali Bayramoğlu’nun dediği gibi çok yaygın ve heterojen bir tepki bu üstelik.

        İslami kesimden laik kesime, gençlerden orta yaşlılara, eğitimlilerden eğitimsizlere, şehirlilerden köylülere her kesimde mevcut siyasi ortama reaksiyon olduğunu tespit ediyor Bayramoğlu.

        Sevgili okurlar, Muharrem İnce’nin yüzde 15’leri geçebilme ihtimali olduğunu 9 Mart 2023’te kamuoyunun yakından tanıdığı bir anketör/araştırmacı bana söyledi.

        3-6 Mart 2023 adaylık krizi sonrası hemen ilk bulgulardan patlamadan bahsetti.

        Açıkçası inanmama eğilimindeydim. Sağlam bir kaynak olmasına rağmen bu bilgiyi yazmak istemedim.

        REKLAM

        Nitekim yazmadım. Aslında yazsam gazetecilik açısından iyi bir şey yakalamış olacaktım…

        Yazmadım çünkü siyasetsizliğin zirvesi olarak gördüğüm Muharrem İnce’nin böyle bir oyu alabilme ihtimaline inanmak istemedim.

        İkincisi 9-10 Mart 2023 ortamında daha hiçbir şey belli değilken Muharrem İnce’nin yükselişi yanıltıcı bir veri de olabilirdi.

        Biliyorsunuz, ben Muharrem İnce’nin bana göre siyasetsizlik ve salt merkez popülizm olan çizgisine taban tabana zıt bir insanım.

        2002’deki Cem Uzan ve Genç Parti hareketinden nerdeyse hiç farkı yok Muharrem İnce ve Memleket Partisi olayının.

        Çok benzer.

        Bu benzerlik boşalan merkezi doldurmak, tepkilerle büyümeye yelken açmak üzerinden oluşuyor.

        Bu durumu, tepkilerin, memnuniyetsizliğin, arayışların oluşturduğu boşluğu siyaset önermeden, orta bölgede risk almadan durarak, simgesel yolla doldurmak olarak da okuyabiliriz.

        Cem Uzan da 2002 ortamında siyasetsiz popülizme o kadar kendini kaptırmıştı ki her şehrin Telsim bayilerini milletvekili adayı yapmıştı.

        Genç Parti adeta Telsim Bayileri partisi gibiydi. Onlarca Telsim Bayisi milletvekili adayıydı. Siyasetin S’si olmayan bir şuursuzluk hareketiydi Genç Parti 2002.

        Cem Uzan’ın Motorola davasına dair bu Telsim bayileri “Cem Uzan dolandırmışsa Amerikalıları dolandırmış. Helal olsun Cem Uzan’a” gibi sözler söylüyordu kameralar önünde.

        Kim bu Memleket Partililer?

        Eğer baraj bugünkü gibi yüzde 7 olsaydı bu bayiler milletvekili olacaktı.

        Memleket Partisi’nde de Muharrem İnce bir de yayınlara katılan Prof. İpek Özkal Sayan hariç kim tanınıyor?

        Bu parti yüzde 7’yi geçerse en az 35-40 milletvekili TBMM’ye girecek. Kim bu kişiler? Hiçbir bilgimiz yok.

        İşte böyle bir ortamda 14 Mayıs 2023 seçimlerine gidiyoruz.

        Diğer Yazılar