Son Dakika

Koparsa?

18.02.2018 - 03:56 | Güncelleme:

 

GEÇEN hafta ülkenin gündemini belirleyen yegâne olgu, Türkiye ile ABD arasındaki diplomasi trafiğiydi. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’un gelmesine saatler kala Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu basın mensuplarının sorularını yanıtlıyordu ki, şu diyalog yaşandı: “Tillerson’ın ziyareti için neler diyeceksiniz?” Cevap: “Kaybolan güvenin nedeni ABD’dir. ABD bize verdiği sözleri tutmadı. Sözlerini tutmayan bir ülkeye nasıl güveneceğiz? ABD ile ilişkiler ya düzelecek ya da kopacak.”

“Ya düzelecek ya kopacak.”

Çavuşoğlu’nun sert ifadeleriyle tanınan bir siyasetçi olmaması, kurduğu cümlenin etkisini artıran bir faktör.

O kadar ki, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli’ye “saçmalayan” ABD Savunma Bakanı James Mattis’in cümlelerinin nedeni belki de Çavuşoğlu’nun “Ya düzelecek ya kopacak” açıklamasıydı. Mattis’in akıllara ziyan çözüm önerisi, PYD-YPG’yi PKK’dan ayırmayı, hatta PKK’ya karşı savaştırmayı içeriyordu. Bu anekdot, yarı tanrı kompleksi taşıyan Pentagon’un ve genel olarak ABD’nin tutamayacağı sözler vermek, sahadaki gerçekliğe uymayan resimler çizmek, ama en önemlisi kapılar arkasında fena halde “uçuş serbest” modunda olmak gibi bilumum arızalarına ışık tutması bakımından önemli. Zaten başka türlü Suriye’de işlerin bu kadar kötüye gitmesi mümkün değildi. Sadece Türkiye değil, çoğu Avrupa ülkesi olan NATO üyeleri de ABD’nin itelemesiyle başlayan Ortadoğu eksenli olaylar zincirinde ABD yüzünden bedel ödedi ve köpürmek için sıralarını bekliyorlar.

3 saat süren Erdoğan-Tillerson görüşmesinin sonunda Türkiye-ABD ortak açıklama yaptı ve şu başlıklar öne çıktı:

“Suriye içinde oldubitti ve demografik değişim yaratacak tüm girişimlere yönelik kararlı bir duruş sergileyeceğiz.”

“İki ülke arasındaki sorunların çözümü için en geç mart ortasına kadar ortak mekanizma kurulması kararlaştırıldı.”

“Türkiye ve ABD, Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve ulusal birliğinin muhafazasına olan bağlılıklarını teyit ederler.”

ZEYTİN DALI BAŞLADIĞINDAN BERİ...

ABD’nin Afrin ve Münbiç’i fazla sorun yapmadığını düşünüyorum, ama Fırat’ın doğusuna müdahale ettirmeme konusunda ne kadar ciddi olduklarını kanıtlama bağlamında geçen hafta neler yaptıklarını da gördük. Yine de -taraflar beklentilerini karşılayamamış olsa da- görüşmenin iyi gittiği anlaşılıyor. Çünkü hüsnüzanna tanınan marjın sonuna geliniyor.

Şaka değil. Zeytin Dalı Harekâtı başladığından beri Suriye’de saha olağanüstü ısındı. Türkiye, denklemde olduğunu söylemekle yetinmeyip sahaya inerek kararlı olduğunu deklare etmeyi tercih ettiğinden beri tecrübe edilen bir olgu var: Suriye’de asillerin de vekiller kadar dolaysız bir biçimde “görünür” olmaya başlaması. Suriye rejiminin SDG’ye (YPG) saldırması sonrasında ABD karşılık vererek Deyrizor bölgesini vurdu, yüz kadar rejim askerinin ve paralı Rus askerlerden 40’ının öldüğü yazıldı. İsrail ile Suriye rejimi ve İran arasındaki mücadele alabildiğine açık bir biçim aldı.

TÜRKİYE KİLİT ROLDE AMA ANAHTAR ABD’DE

ABD-Türkiye arasında ne zaman tansiyon yükselse Rusya boşluğu dolduruyor. Rusya, Zeytin Dalı’ndan hoşnut olmasa bile, yardımcı bir role bürünerek puan kazanmayı başardı. ABD’nin PYD muhibliğinde devam etmesi, dağıttığı silahları toplamamakta direnmesi, S-400’ler ve Zarrab davası üzerinden Türkiye’ye ceza kesmesi gibi olasılıklar sadece Türkiye’nin kaybedilmesi ve bölgenin gizli ya da açık Rus egemenliğine girmesiyle sonuçlanmaz: NATO ülkelerinin “ABD, Türkiye’yi kaybetmeyi göze aldıysa NATO’nun varoluş nedeniyle ilgili tehdit analizleri geçerliliğini yitirmiş demektir” okumasında mutabık kalmasıyla ve NATO’nun çatlamasıyla sonuçlanır. Bu okuma da maalesef “yeni bir dünyanın kurulması, yeni hatların belirlenmesi için yeni bir büyük savaşın gerektiği” fikrine yatkınlıkların/yatırımların artmasını getirecektir. Korkulan 3. Dünya Savaşı ortamına gidilecekse, böyle böyle gidilir.

Hiçbir zaman dünyayı Türkiye’den ibaret zanneden biri olmadım, ama Türkiye’nin yakın geleceği şekillendirecek kadar önemli bir rolde olduğu gerçeği yadsınamayacak kadar açık. Umarım ABD, Türkiye ile ne yapacağı konusunda doğru adımları atmaya başlar. Umarım o adımları atması ihtimalinde Türkiye doğru kararları verecek bir noktada olur.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 19 Şubat 2018 Pazartesi 11:58
    Amerikanı kendi doğrularının dışına çıkacağını beklemek hayalcilik olur; herzaman yaptığı gibi şunu yapabilir, havuç uzatabilir bizde o havucun peşine takılma açgözlülüğüne kanabiliriz.
  • Misafir 18 Şubat 2018 Pazar 20:15
    ozguven ve sorumluluk arasinda tarihi kararlar vermesi gerekiyor yetkililerin bizimde tek vucut olmamiz gerekiyo her kosulda
Kalan karakter : 2000