Son Dakika
22.03.2018 - 03:41 | Güncelleme:

‘OHAL’ meselesi: Toptan olmuyorsa taksit taksit kaldırın

 

HÜKÜMET ne kadar “Erken seçim yok” derse desin, erken seçim tartışmaları güncelliğini yitirmiyor. Böyle bir durumun gerçeklik payı içermesi de öncelikle OHAL üzerinde tekrar tekrar düşünmeyi gerektiriyor. 2017’nin 16 Nisan’ında da “OHAL şartlarında referandum olmamalı” diye yazdık söyledik. Şimdi aynı uyarı, ister 2019’da yapılsın, isterse erkene çekilsin başkanlık ve parlamento seçimi için geçerli.

OHAL’in “kategorik” karşıtları arasında olmadığımı bu köşeyi takip edenler bilir. 15 Temmuz 2016’yı takip eden günlerde OHAL ilan edilmesi bir zorunluluktu. Darbecilerle ya da darbecilerle ortak frekansta salınan ve devleti işlemez hale getirmek için elinden geleni yapan FETÖ’cü kamu görevlileri hakkında işlem yapmak gerekliydi. Ancak elbette, “Kurunun yanında yaş da yanar canım, naapalım?” kolaycılığına savrulmadan. İlk altı aydan sonraki uzatmaya hoş bakmamakla beraber şaşırtıcı da bulmamıştım; sonraki uzatmalara ise açıktan karşı çıktım. O zamanlar, “Ne demek OHAL kalksın?” diyenleri ise şimdi her fırsatta açık ya da kapalı kapılar ardında OHAL aleyhinde görüş beyan ederken görüyorum. Neden mi? Çünkü bütün bu zaman zarfı içinde olanlar OHAL’den gelen zararı faydasından fazla hale getirdi ve bunu herkes görüyor. 

GELİNEN NOKTA: OHAL’İN ZARARI FAYDASINDAN FAZLA

Zaman içinde yapılan cezai işlemlerde, verilen tutuklama ve mahkûmiyet kararlarında işlenen/işlendiği iddia edilen suçla mütenasip olmayan cezalar ve uygulamalar söz konusu oldu. Anayasa’nın “Madde 153: Anayasa Mahkemesi kararları... yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” şeklindeki açık hükümleri bile üç beş trolün kışkırtmasıyla gaza gelen yerel mahkemelerin, AYM’ye karşı şecaat arz etmesine neden oldu, bu tutumların AİHM’den döneceği, olanın Türkiye Cumhuriyeti’nin algısına olacağı söylense de dikkate alınmadı.

ByLock esaslı bir delilken, başka aplikasyonlara yerleştirilen ve ByLock’a yönlendirme yapan Mor Beyin yazılımı nedeniyle masum insanların başının yandığı ortaya çıktı. İdari tasarrufla verilen ihraç kararlarındaki isabetsizlikler mağduriyetleri büyüttükçe büyüttü.

Bir devlet çalışmak için yeterince güvenilir bulmadığı kamu görevlileriyle yollarını ayırma hakkına sahiptir. Ama KHK ile ihraç edilenlerin başka yerlerde işe alınmamasıyla ilgili KHK, yanlış ve adaletsizdi. En başta Anayasa Madde 48 ile koruma altına alınan çalışma ve sözleşme hürriyetine aykırıydı.

Cezai işlemlerin gerekli olanları ayrı bahis, ancak bu türden tasarruflar da AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar’ın “FETÖ borsaları kuruldu” dediği türden “avantajlı olana iltimas” iddialarıyla lekelendi.

Bütün bunlar “OHAL var, aman haa...” denilerek soruşturma ve kovuşturmanın kapsama alanından kaçırıldı, medya tarafından bile yeterince dile getirilemedi. Özlük hakları dahil her şeyini kaybedenler; terörle/darbeyle ilintisi olmayan insanlar ancak FETÖ’nün “cemaat” olduğu dönemlerde bile yapıya karşı yüzde yüz “mesafeli” durabilmişlerse ve devlette etkin AK Partili, MHP’li, hatta mümkünse Vatan Partisi’ne yakın kefiller bulabilmişlerse kendilerini aklayabildiler.

OHAL, FETÖ, PKK, DHKP-C dahil, ayrı dallara ayrılmış ama ülkeye ihanet ortak paydasını hedef yapmakta mutabık kalmış terörizmle mücadelede gerekliydi ve bir noktaya kadar faydalı oldu. Lakin artık söylemek lazım: OHAL’in vicdani, ahlaki yükü; bunları saymıyorsanız ekonomik maliyeti faydasından fazla hale gelmiş durumda.

SAYIN ADALET BAKANI GÜL’DEN TALEBİM

OHAL’in birden ve toptan kaldırılması durumunda doğacak zararlardan endişe edilmesi normal.

O zaman akla gelen ilk seçenek, başlıkta yazıyor: “Toptan kaldıramıyorsanız taksit taksit kaldırın. Birden normalleştiremiyorsanız yavaş yavaş normalleştirin.”

Yani şöyle: Önce yasama ve yürütme organları olağan yetkilerine kavuşturulur. Ama Bakanlar Kurulu’na terörle mücadeleyi devam ettirmesine imkân tanıyan, aynı şekilde “yetkide ve usulde paralellik ilkesi”* gereği, terörist olmadığı açıklık kazanmış kişilerin hak iadelerini çabuklaştıran, “özel bir yetki” verilir.

Bunun önemi şurada: Normal şartlarda daha uzun sürecek, daha fazla safhadan geçecek “aleyhte” işlemler nasıl daha hızlı gerçekleşebiliyorsa, normal şartlarda daha yavaş işleyecek süreç de OHAL nedeniyle mağdurun lehine olacak şekilde daha hızlı işletilebiliyor. Bakanlar Kurulu’na verilecek özel yetkiyle hem mücadele sürdürülür hem de hak iadeleri, sicil düzeltilmeleri, beraat ve takipsizlik kararı alanların durumlarının iyileştirilmesinde hızlı çalışılması mümkün olur. Böylece 2019 ya da 2018 seçimlerine OHAL şartlarında gitme ayıbından kurtulmuş oluruz. İyi anlatılır ve tasarıya dönüştürülürse bu öneriye CHP’nin dahi destek vereceğini düşünüyorum

* Yetkide paralellik ilkesi, bir idari işlemi yapmaya yetkili olan makam veya organın söz konusu işlemi geri alma, kaldırma, değiştirme ve düzeltme konusunda da yetkili olmasını ifade ederken, usulde paralellik ise söz konusu makam ya da organın bu yetkisini aynı usullerle kullanması kavramını ifade eder şekilde kullanılmaktadır (ATAY, Ender Ethem, İdare Hukuku, 4. Baskı, Ankara 2014, s. 496).

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 26 Mart 2018 Pazartesi 17:01
    ohal kalkmalı doğrudur. fetö ile mücadele sonuna kadar devam etmeli. bunu için ohale gerek yok. teşekkürler
  • Misafir 25 Mart 2018 Pazar 02:19
    Neredeyse 1.5 yıl oluyor ihraç olalı ve halen sebebini öğrenebilmiş değilim..yazınız için teşekkür ederim..mağdur edebiyatı yapmıyoruz ama devlet aslında büyük bir ailedir ve kendi öz hakkaniyetli gerektiğinde devlete canını verecek evlatlarını harcamamalı harcatmamalıdır..yanlış hesap Bağdat’tan döner deyip inşallah adaleti incitmeyiz diye dua ediyoruz Allah devlete zeval vermesin..
  • Misafir 23 Mart 2018 Cuma 12:03
    teşekürler NİHAL HANIM
  • Misafir 23 Mart 2018 Cuma 11:13
    ne diyeyim kandiliniz ve cumanız mübarek olsun sebepler sukut etmiş beklentinin Allah CC adaleti Allah sabır versin
  • Misafir 22 Mart 2018 Perşembe 14:13
    Beraat ve takipsizlik alanların görevine iadesine yönelik hızlı adımlar atılmalıdır. Aileler dağılıyor, intiharlar artıyor, psikolojik sorunlar büyüyor, belirsilik içinde masum insanların ömrü tükeniyor. OHAL dönemindeki haksız uygulamaların devam etmesi ve hatalı işlemlere-ihraçlara yönelik hızlı bir şekilde karar alınmaması OHAL'in meşruiyetini ve haklılığını maalesef azaltmaktadır. Türkiye'nin bence en önemli sorununa yönelik hakaniyetli yaklaşım ve yorumunuz için Teşeşkürler Nihal Hanım .
  • Misafir 22 Mart 2018 Perşembe 13:46
    Parası olana ohal yokmuş neden kalksınki garibanda zaten gariban herzamanki hali
  • Misafir 22 Mart 2018 Perşembe 11:52
    Yasal olan Aktif Eğitim Sen'e 6 aylık üyeliğim var (üyelik ve istifa 2015 te), 2011 yılından beri işlem görmeyen Bank Asya kredi kartımda 3lira 84 kuruş bakiye kalmış. 20 aydır silahlı terör örgütü üyeliğinden dolayı görevimden uzaklaştırılmış bulunuyorum. Toplum ve özellikle öğrencilerim ve velilerin gözündeki durumumu siz düşünün. Göreve dönsem bile nasıl başı dik çalışırım? Hukuk devletinin uygulamaları buysa üstü kalsın . Bizleri hemen mahkûm edenler kervanına katılmadığınız için size teşekkür ediyor, topluma inancımı yitirdiğimi belirtmek istiyorum.
  • Misafir 22 Mart 2018 Perşembe 09:06
    Yazınız dört dortlük olmuş eklenecek bir şey bulamadım altına imzamı atıyorum tebrik ederim Nihal hanım
  • Misafir 22 Mart 2018 Perşembe 07:26
    Guzel bir yazi olmus umarim degerlendirmeye deger gorulur, bi dunya magdur insan olustu, mazlumun ahi indirir şahi
Kalan karakter : 2000