Son Dakika

‘Esad yapmamıştır’ lobisine duyurulur: 214 kere yaptı

10.04.2018 - 03:37 | Güncelleme:

 

19 Mart’ta klor gazı saldırısına uğramış olan Doğu Guta’ya bağlı Duma İlçesi, hafta sonu yeniden zehirlendi. Bir helikopterin klor veya sinir gazıyla dolu bir varil bombasını Doğu Duma’nın üzerine bırakmasıyla gerçekleşen saldırıda en az 78 kişinin öldüğü, binin üzerinde kişinin etkilendiği yazıldı. Ancak saldırı, Moskova tarafından sıradan bir provokasyon muamelesi gördü. Lavrov, Şam rejimine koruma sağlamakta gecikmedi. Hadiseyi kınayan ve Batı’yı yıllardır sessiz kalmakla suçlayan Erdoğan’a da kibarca Afrin’i hatırlattı. “Türkiye hiçbir zaman Afrin’i işgal etmek istediğini söylemedi. Biz Türk temsilcilerinin önlerinde duran başlıca hedeflere ulaştıklarını söyledikleri şu zamanda, Afrin’deki kontrolün Suriye hükümetine geri verilmesi olduğunu düşünüyoruz.” Meali şu: Doğu Guta’daki “tatsızlıklara” dikkat çekme işine fazla girmeyin.

Daha kötüsü Rus komploculuğunun ve teorilerinin ülkemizde de epey alıcısının olması. Suriye’de ne zaman bir kimyasal silah kullanılsa hep aynı argüman devreye giriyor: “Şam rejimi salak mı ki böyle bir hareket yapıp kendisini bütün ülkelerin gözünde kötü duruma düşürsün.” Dolayısıyla bunun sonucu şu oluyor: Esad rejimi kimyasal silah kullandığında insanların böyle düşüneceğini, dolayısıyla hem saldırı yapabileceğini hem de “yırtabileceğini” biliyor.

Ayrıca şunu da biliyor: Batı eski Batı değil. Obama’nın İsrail’i dengeleme, IŞİD’le mücadele ve İran’a yol verme politikası günün sonunda Esad’ın işine yaramıştı. Şu an ise ABD’nin başında Rusya’nın müdahaleleri sayesinde seçim kazanıp kazanmadığı hâlâ tartışılan bir adam var. Avrupa ise tartışmaktan başını kaldırıp karar alamayan papyonlu mirasyedi görüntüsü veriyor. Dahası bunların tamamı tek dertleri “enerji kaynakları ve yolları” imiş gibi davranıyorlar. Sadece “Dikkat cihatçı var” uyarısıyla harekete geçiyorlar. Başta mülteciler olmak üzere hayati konularda meşruiyet üretemiyorlar. Diktatörün zindanlarında yaşanan işkencelerin fotoğrafları tek tek önlerine düştüğünde bile kılları kıpırdamadı. Esad rejimi buna güveniyor; buna oynadı ve Batı’nın sessizliğini ve iktidarsızlığını, arkasına aldığı Moskova ve Tahran’ın iştahlarına kaldıraç yaparak ayakta kaldı. 

GÖÇ ETTİRMEK İÇİN

Ortada somut rakamlar var.

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Esad rejiminin İdlib’e bağlı Han Şeyhun’a düzenlediği kimyasal silah saldırısının 1. yıldönümünde, daha nisan ayının başında yayınladığı raporda, Esad rejiminin iç savaşın başlamasından bu yana ülkenin farklı bölgelerinde toplam 214 kez kimyasal silaha başvurduğunu açıkladı. Şam ve kırsalında 99, İdlib’de 45, Hama’da 29, Halep’te 27, Humus’ta 7, Dera’da 4, Deyrizor’da ise 3 defa! Giderek hafiflemiş, azalmış mı peki? Hayır. Rejim sadece son bir yıl içinde 11 kez kimyasal silah saldırısı yapmış.

Raporun şu kısmı özellikle ilginç: “2015’te Suriye’ye müdahale eden Rusya’nın kimyasal silah saldırısı düzenlediğine rastlanmadı. Ancak Rusya’nın, rejimin bazı kimyasal silah saldırılarına destek verdiğini gördük. 4 Nisan Han Şeyhun ve 4 Şubat Serakib saldırılarında bu desteği kanıtladık.”

Yani... Rejimin düzenlediği bütün kimyasal saldırılar evet, Batı’nın sessizliği eşliğinde, ama Moskova’nın koruduğu rejim tarafından gerçekleşti.

Hatırlayalım: Esad rejiminin kimyasal silah kullanımının aslında 19 Ağustos 2014 itibarıyla sona ermiş olması gerekiyordu. Zira rejim, 21 Ağustos 2013’te Şam’ın Doğu Guta bölgesinde 1400’ün üzerinde sivili kimyasal silahla öldürmüş, Rusya yine Esad’ı korumuş, stoklarını Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü’ne (KSYÖ) devretmeyi kabul ettirerek Esad’ın ucuz kurtulmasını sağlamıştı. KSYÖ stokun imha işleminin tamamlandığını duyurdu, ama Esad rejimi, öldürmenin yanı sıra korkutup göç ettirmek için kimyasal saldırılar yapmaya devam etti. Defalarca. Son Duma saldırısıyla beraber, 215 oldu.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 12:38
    Peki sizin bilgilerine itibar ettiğiniz bu kuruluş ne kadar muteber ?nasıl bu kadar kayitsiz şartsiz doğruluğuna güvenebiliyorsunuz ?
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 10:24
    Nihal hanim yazdiklariniza katiliyorum fakat esadi koruyan rusya ile bizim hükümetin arsindan su sizmiyor Ruslar Afrin icin Türkiyeye her Türlü Kolayligi sagladilar bunun Karsiliginda Dogu Gutada her türlü katliyami yapiyorlar bizim hükümeten ses yok ne olacak bu isin sonu sakin ha Putinde bizimikileri kandirmasin ha.
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 09:48
    esadın yapmasına göz yuman rusyayla dost olmak ne kadar doğru..
  • Misafir 10 Nisan 2018 Salı 07:49
    suriyenin bu hale gelmesinin iki büyük aktörü var birincisi esad sa aynı derecede 2. mesul nuhaliflere silah teçhizat, eğitim vs. eğitimide vererek, onları ayaklandıran türkiyedir. bu role dikkat çekmediğiniz müddetce yorumlarınız eksik kalır ve çözüm olmaz
Kalan karakter : 300