Son Dakika

Anlaşmanın iptali, devlet olmanın ihlali...

10.05.2018 - 03:21 | Güncelleme:

 

ABD Başkanı Trump yapacağını yaptı ve İran’la imzalanan nükleer anlaşmadan çekildiklerini duyurdu. Anlaşmanın iptal edilmesi, İran’a yeni yaptırımlar uygulanması anlamına geliyor.

İran’ın Suriye iç savaşına Esad lehine katılan, sponsor olan, askeriyle, milisiyle hatta generaliyle sahaya inip Esad yerine savaşan, “Sünni” olması koşuluyla sivil katliamlarına imza atan bir ülke. Son yedi yıl boyunca akan her Suriyeli kanında imzası olan bir devlet. Lübnan’dan Bağdat’a kadar, oradan Yemen’e uzanan ve var oluşunu “Sünnilikle hesaplaşma” motivasyonuna dayandıran bir hattı alevlendirerek Ortadoğu’yu dehşete sürükledi.

İSRAİL’İN GÜVENLİĞİ

ABD’nin ve Rusya’nın anlaştığı Suriye meselesi çözümü de Tahran’ın “Esad Ailesi koltuğunu koruyacak” diretmesine tosladı. Hatta bu nedenle ABD geçen aylarda Suriye’ye operasyon yapıp boşaltılmış üslerini vurarak Rusya’ya karşı şov yaptı. Daha önce de yazmıştım, şovun maksadı “İran’ı ve Esad’ı dizginlerim diyordun, yapamadın” mesajıydı.

İran’ın uranyum zenginleştirme programının desteklenmesi, Obama’nın bölgedeki aktörlere insan muamelesi yaparak kalıcı barışın tohumlarının atılmasıydı. Olmadı. Anlaşma İran’ı “açmayı” sağlıyordu; her yıl sayısı yüzleri bulan BM uzantısı denetim yetkilisinin İran’a giriş çıkış yaptığı bir düzende İran artık istese de “kapalı” olamayacaktı, aldığı nefes bile sayılabilecekti. ABD’nin güvenliği bakımından doğru bir akıl yürütme olabilirdi. Ama anlaşmanın teknik faydaları, siyasi sonucunun gölgesinde kaldı. Zira İran bu anlaşmayı Sünni Selefi radikal hareketlere karşı kendilerinin (Şiilerin) “makbul” ve mazur görüldüğü şeklinde yorumladı ve öyle davrandı.

Ancak bunların hiçbiri ABD’nin “verdiği sözden dönmesini” makul kılmaz. Çünkü Trump’ın meselesi İran’ın Suriye’de, Irak’ta sebep olduğu, tetikleyip kışkırtarak kuvveden fiile geçirdiği yıkım değil. Tek derdi var: İsrail’in güvenliği. “Güvenlik” yazılır, “imtiyaz ve çıkarlar” olarak okunur.

İran kim olursa olsun, Trump’ın anlaşmayı tek taraflı olarak iptal etmesi skandal bir gelişmedir. ABD gibi bir ülkenin başkan değiştiğinde anlaşma iptal eder hale gelmesi sadece kendisi için değil, Batılı liberal demokrasiler adına da utanç verici.

Devlet olmanın alfabesi “devamlılık ilkesine riayet”ten geçer; bu ilkenin İsrail lehine rahatça çiğnenebiliyor olmasının bütün dünyaya nasıl bir mesaj verdiği ortadadır.

TÜRKİYE NE YAPACAK?

İran’la anlaşmanın iptalinin arkasında Trump’ın, Kuzey ile Güney Kore arasındaki ilişkilerin iyileşmesinden “göründüğü kadar” mutlu olmaması yatıyor. Bu ilerleme nedeniyle ABD, Kuzey Kore’yi şeytanlaştırıp Güney Kore üzerinden Çin’i denetleme imkânını kaybetti. İran’la ilişkileri daha da germe ve bütün yumurtalarını İsrail’in sepetine koyma stratejisi, bütün ağırlığını Ortadoğu’ya vereceğini düşündürtüyor.

Bu saflaşmada arka arkaya “ılımlılık” hamleleri yapan Trump’a karşı aşırı cömert davranan Suudi Arabistan’ın tarafını çoktan seçtiği ortada. Ancak bu kendisini koruyacak mı? Böyle durumlarda taraflar birbirlerini direkt vurmazlar ve ilk cezalandırdıkları da karşı kampta yer almakla beraber kendilerine en çok “benzeyen” olur.

Türkiye için olan ise tam “Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık” pozisyonu. Zor bir durum. “Coğrafya kaderdir” diyerek İran’la uzun mesafeli stratejik koşuya katılmak Esad’ı ve benzeri bütün 3. dünyacı yerli diktatörleri temize çekmek olur. Türkiye bunu yapamaz. “Sonuçta ben bir NATO ülkesiyim” deyip Suudi Arabistan’la aynı hattı seçse, dolaylı olarak İsrail’in yanında yer almış olur; kendisine PYD-PKK sorununu kilitlemiş, 15 Temmuz’dan beri haksızlık üzerine haksızlık yapmış tarafı seçmiş olur; o yüzden bunu da yapamaz. Zor bir durum.

Neyse ki, uluslararası politikada kimse kimseye “münafık” suçlaması yapmıyor; literatürde gideri yok. O yüzden bir süre daha, yapılması gereken şimdiye kadar yapılmakta olan. Türkiye sorunlarıyla “tek başına” baş edebilecek gücü kazanana kadar iki tarafı da hatalarından dolayı eleştiren, iki tarafla da konu ve çıkar odaklı saygılı işbirliklerini geliştiren ama taraf seçmeyen pozisyonunu korumak zorunda.

Doğru olan da bu. Çünkü ne yerli-bölgesel otoritelere, diktatörlere teslim olunabilir, ne de “NATO üyesiyiz, aynı kamptayız” denilerek daha güçlü ama haksız olanın borusunu öttürmeye talip olunabilir. Öyle, çünkü “bağımsızlık” kolay iş değil.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 12:12
    yani ??
  • Misafir 11 Mayıs 2018 Cuma 08:04
    Uluslararasi politikalar artik cokta cidiye alinmaz bir durumdadir neden böyle oldu son yillarda cok kalitesiz politikacilar devlet baskanligi yapiyorlar durum böyle olunca güvensiz bir dünya ortada duruyor.
  • Misafir 10 Mayıs 2018 Perşembe 14:43
    Münafık ifadesine dokundurmanız yerinde olmuş.Tebrikler...
  • Misafir 10 Mayıs 2018 Perşembe 14:37
    Sizi S.Arabistan'ın hangi taraftan olduğunu açık açık yazdığınızdan dolayı kutluyorum.Bugünkü yazınızı çok beğendim.
Kalan karakter : 300