Son Dakika

Devlet Bey’in pek acayip önerisi

13.05.2018 - 03:53 | Güncelleme:

 

DEVLET Bahçeli’nin sosyal medyadan yaptığı af önerisini gördünüz mü? Şöyle diyor: “Çocuk istismarcıları, tecavüzcüler, kadın katilleri, PKK’lılar, FETÖ’cüler hariç olmak üzere, demir parmaklıkların gerisinde özgürlük düşü kuran, zindanda gün sayan, dama düşüp sevdiklerinin ve sevenlerinin hasretini çeken kader kurbanlarını afla taltif etmek niye akıllara gelmez?”

Kadına karşı işlenen suçlar, çocuk istismarcıları, FETÖ’cü ve PKK’lılar dışındaki suçlular oldukça geniş bir yekûn teşkil ediyor. Devlete, kadına ve çocuğa karşı işlenen suçlar dışındaki suçları, yani vatandaşlara karşı işlenen adi suçları affetmekten bahsediyor. Yani kadın değil ama erkek katilleri. Hırsızlar. Dolandırıcılar. Gaspçılar. İçkili araç kullanıp çoluğumuzun çocuğumuzun hayatını yok edenler. Liste uzar gider...

İmar barışıyla kaçak yapılar affedildi, vergi affıyla vergisini ödemeyenler affedildi; yani kurallara uymayanlar kayırılmış oldu. Bunun dolaylı sonucu hukuka saygılı bireylere “aptal” muamelesi yapılmış olmasıydı. Nitekim bunları yazdım diye 28 Şubat sürecinin kara propaganda sitelerine benzeyen “kendisine Atatürkçü görüntüsü veren ama esası başka olan” sosyal medya hesapları tarafından yalan ve iftiralarla bezeli linç girişimine maruz kaldım. Ama yine de yazmak zorundayım. Seçim sath-ı mailine girer girmez gündeme gelen vergi affı, kaçak yapı sahiplerinin affı derken işin suçluları affetme önerisine kadar gelmesi bambaşka bir düzey-sizlik.

Seçim ekonomisi diye bir şey var, tamam. Seçim yaklaşıyor diye kesenin ağzı açılır, tamam. Türkiye AK Parti’nin hem haklı hem güçlü olduğu dönemde bu tür şeyleri unutmuştu. Ancak üst üste gelen badireler, dar gelirli için hayatın giderek zorlaşması ve bunu düzeltmenin bugünden yarına mümkün görünmemesi nedeniyle bazı ikramiyeler, maaşlarda yapılan düzeltmeler kabul edilebilir, çünkü dar gelirli vatandaşlarımıza nefes aldıran uygulamalar hangi maksatla olursa olsun kabuldür. Devletler zaman zaman af mekanizmasını da kullanırlar, ona da tamam. Ancak bu uzun soluklu, ince eleyip sık dokunarak yapılacak bir çalışmayla olur. Aksi takdirde “Kimin adına kimi affediyorsun?” diye sorarlar.

Söz konusu öneri, Devlet Bahçeli’nin “devlet adamı” gibi düşünüp davrandığı şeklindeki hüsnü zannın koskoca bir yanılsama olduğunu düşündürtüyor. Zira devletin meşru yargı ve ceza makamı olmasının nedeni sadece adaleti sağlamak değil, ihkak-ı hak girişimlerini önlemektir. Bıraksan vatandaş da kendisine zarar vereni kendi imkânlarıyla cezalandırmaya girişir, “kendince” adaleti sağlar. Ama “hukuk devleti”nde bu yetki devlet-vatandaş arasındaki zımni bir sözleşme ile devlete verilmiştir. Bu anlaşmanın özü şudur: Vatandaş bir sorun yaşadığında “kafasına göre” yargıç ve infaz makamı gibi davranmayacak, bu işi devlete bırakacak. Devlet de yargıçları eliyle ister mağdur ister fail olsun, etki altında kalmaksızın, duygulara kapılmaksızın, çıkar gözetmeksizin, ayrımcılık ya da imtiyaz temin etmeksizin, “eşitlik” ilkesini gözeterek, hangi suça hangi cezanın verileceğini ihdas eden kanunlara uyarak adaleti tesis edecek.

Toplumda “Suç cezasız kalmaz” normunun oluşması ancak bu şekilde mümkün olur. Ceza hukuku eliyle, caydırıcı denetleyici kurallar manzumesi ve yargı kararlarının birikimiyle.

Seçim sath-ı mailinde ortaya çıkıveren bu parlak “suçlu affetme” fikrine meyletmek, devletin suçlulara “rehin” gözüyle baktığı düşüncesine yol açar. Devlet Bey’i dinlersek devletin suç ve ceza hakkında şöyle düşündüğünü kabul etmek zorunda kalırız: “Suç işleyenler devlet ve toplum önünde kendilerini ‘zayıf’ duruma düşürür. Ben de onların zayıf durumunu kullanarak ihtiyacım olan güne kadar kendilerini rehin tutarım.” Böyle bir perspektife savrulmuş devletten devletlik beklenir mi?

Modern devletin vatandaşla kurduğu ilişki, itaat değil sözleşme temeline yaslanır. Ama bir an Türkiye’nin hâlâ modern bir hukuk devleti olmadığını varsayalım. O durumda bile sürekli olarak “bin yıllık devlet geleneği” diye övünülen geleneksel devletin “tebaa”dan beklediği mutlak itaatin büyük bir bedeli olduğunu hatırlamak zorunda kalırız. O bedel, beklediği itaat kadar mutlak “doğru” olma ve kararlarının meşruiyetine gölge düşürmeme yükümlülüğüdür.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 15 Mayıs 2018 Salı 09:28
    Kaleminize sağlık, umarım akıl galip gelir, arsızca bir taleptir af
  • Misafir 14 Mayıs 2018 Pazartesi 13:27
    Tebrik ediyorum.Hukuk fakültelerinde bile konunun bu kadar düzgün anlatılabileceğini zannetmiyorum.teşekkürler..
  • Misafir 14 Mayıs 2018 Pazartesi 11:32
    Tebrikler. Gerçekten dürüst bir yazarsınız. Beğenerek okuyorum...
  • Misafir 13 Mayıs 2018 Pazar 11:44
    kesinlikle size katiliyorum.Ben her vergimi zamaninda odedim.giselerden kacak gecmedim.Araba camimdaki film ilk dedikleri gun cikardim.Ama hep enayi yerine ben koyuldum.Bu nedenle iki cihanda hakkimi helal etmiyorum.
  • Misafir 13 Mayıs 2018 Pazar 10:52
    Elinize kaleminize sağlık Nihal hanım.Konuyla ilgili okuduğum en güzel en akıllıca. En mantıklı yazı.Umarım Devlet Bahçeli efendi de okur. Kimi kimin adına affediyor acaba .Mağdurlara sormuşmu onlar affediyor mu diye. Toplumun büyük çoğunlu affa karşı. Bunu kendisi bilmiyor mu?Eminim sayın Cumhurbaşkanımız bu öneriyi dikkate almayacaktır. Suç cezasız kalırsa suçlunun cesareti artar .
Kalan karakter : 300