Son Dakika

Futbol sadece futbol değildir

07.06.2018 - 03:12 | Güncelleme:

 

FENERBAHÇE’deki yönetim değişikliği sadece Türkiye’de değil, dünyada da ilgi gördü. ABD’de yayın yapan dünyaca ünlü The New York Times Gazetesi, kongreyi manşetine taşırken, Ali Koç’un “Süperman”e benzetildiğini yazdı. The Global Post, Ali Koç’un “Türkiye’nin en zengin ailelerinden birine mensup olduğunu” vurguladı. Bir yerlerde Koç’un kulübün mali sorunlarını halledeceğine dair övgüler de gözüme çarptı. Tebrike şayan bir gayret ve çaba gösterdi Koç, sonunda semeresini de aldı. Ama hiç unutmayalım: Futbol sadece futbol değil.

Kulüp başkanlığı demek, milyonlarca taraftarı yönetmek ve aynı zamanda dev bir endüstrinin parçası olmak demek ve bu durum kulüp başkanının gücünü politik alanda tezahür eden anlamlarla temas halinde tutuyor. Nitekim Aziz Yıldırım da, futboldan hiç hazzetmeyenlerin gündemine Türkiye’de yaşanan siyasi hesaplaşmanın yargıdaki yansıması nedeniyle girmişti; bu anlamda Aziz Yıldırım bir dönemin sembolüydü. O zamanki adıyla “Cemaat”in sadece yargıda değil futbol dünyasında da “belirleyici” olduğuna, meselesinin de “askeri vesayet”le ve “darbe zihniyetiyle mücadele” filan değil, “Her yeri ele geçirmeliyiz, her hasmı sindirmeliyiz” şiarı olduğuna dair ilk “kitlesel” uyanış Aziz Yıldırım’ın hedef tahtası olması ve şike davası üzerinden gerçekleşti. Cezaevine gönderilen Aziz Yıldırım ise o günlerde pek duyulmayan ama sonra haklı çıkan sesiyle hep şunu söyledi: “Bu Fenerbahçe meselesi değil, memleket meselesi.”

“Haklı çıkmak” güzeldir ve fakat haklı çıkmak, yönetilmesi zor bir krize de dönüşebilir. Türkiye’nin geninde var. Haklı mağduriyeti “daha fazla iktidar talep etme” aracına dönüştürme işini çok iyi becerdiğimizi zanneder, bu arada ne kadar antipati topladığımızı ise geç fark ederiz. Herhalde Aziz Yıldırım’ın bu denli büyük bir farkla yenilmesinin en önemli nedenlerinden biri buydu.

‘MEMLEKET MESELESİ’

Diğer nedeni, Ali Koç’un “değişimi” temsil ettiği konusunda Fenerbahçe’yi de aşan, diğer takımların taraftarlarının da katıldığı bir heyecanın, bir mutabakatın, politik psikolojinin alanına giren bir ruh halinin oluşmasıydı. Tamam, bir kulübün başkanı yirmi yılda bir değişiyorsa ister istemez heyecan yaratırdı. Ama gerçekleşen ondan fazlasıydı. Aziz Yıldırım’ın sözü bu kez Ali Koç’u desteklemek üzere sahnedeydi. Sanki bu bir Fenerbahçe meselesi değildi de “memleket meselesi” idi. Nitekim ortalık bir anda Nâzım Hikmet’in, “Güzel günler göreceğiz çocuklar” dizeleriyle, “Bu değişim, bu vizyon 24 Haziran için de umut ve ışık olsun” temennileriyle doldu. Hatta sıkça bol çiçek, bol kalp emojili sosyal medya paylaşımları gördük. Bunların bir kısmının “Ben Beşiktaşlıyım” ya da “Aslında Galatasaraylıyım ama...” diye başladığını hatırlatayım.

Soldan gelen ve olayları “sermayenin tercihleri” üzerinden değerlendirme alışkanlığı kazanmış bir arkadaşım, 16 Nisan’dan 2 ay kadar önce şöyle demişti: “16 Nisan’da ‘Evet’ çıkacağından hiç kuşku duymuyorum; çünkü referanduma götürülen model, sermayeye büyük avantaj sağlıyor. Bakma sen TÜSİAD’ın ya da benzerlerinin ‘Kaygılıyız’ pozlarına. Bu model referandumdan geçer, sistemi belirler ve iş dünyası da orada yerini alır. Yerli burjuvamız, bu modeli yakın gelecekte kendi aralarından/kendi çıkarlarını bu kez hiçbir şekilde sarsılmayacak şekilde teminat altına alacak biri lehine kullanmak isteyecektir.”

Son kertede ben futboldan anlamam, hatta futbola katlanamam bile. Ali Koç’u benim için ilgi çekici yapan, belirli bir sosyolojinin ona yüklediği anlam, o sosyolojide yarattığı dalgalanma...

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000