Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Dünyada her yıl yapılan insani yardımların haritasını çıkaran İngiltere merkezli Kalkınma İnisiyatifleri Örgütünün 2018 raporuna göre (Küresel İnsani Yardım Raporu) Türkiye 2017 yılında dünyanın en çok insani yardım yapan ülkesi olmuştu. 8,07 milyar dolar yardım ile birinciliği göğüsleyen Türkiye’yi, 6,68 milyar dolar ile ABD, 2,99 milyar dolar ile Almanya ve 2,52 milyar dolar ile İngiltere takip ediyordu.

        Dünya Müslüman Hayırseverler Kongresi’nin Londra'da düzenlediği Küresel Donörler Forumu çerçevesinde sayın Emine Erdoğan’a 'İnsani Hizmeti Takdir' ödülünün takdim edilmesi hem Emine Erdoğan Hanımefendinin özellikle mülteciler konusundaki gayretleri ile hem de yukarıda verdiğimiz rakamlarla alakalı. Türkiye adına ödülü teslim alan kişinin bu milletin kucaklayıcılığını, bir yerde ‘anaçlığını’ temsil eden Emine Erdoğan olması da, kimilerinin iddia ettiği gibi boş bir taltif değil, bu milletin hak ettiği bir imtiyaz.

        RUHSAR PEKCAN CHATHAM HOUSE’DAYDI

        Emine Erdoğan’ın insani hizmeti takdir ödülü aldığı sırada girişimcilikten bakanlığa yükselen bir başka kadın da Londra’daydı.

        Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan dün İngiltere’de Chatham House’da üst düzey iş kadınları ile buluştu. Chatham House kuralları gereği, yapılan konuşmaların ‘off the record’ niteliği korunmak durumunda. Ancak kaynağıma görüş veren katılımcılardan birinin ifadesi şöyle: “Oldukça güçlü ve etkileyici bir konuşmaydı”. Peki hangi konu başlıkları ele alındı ki sonuç ‘güçlü’ ve ‘etkileyici’ oldu? Türkiye - İngiltere ilişkileri, iki ülkenin ticaret hacmi, Türkiye’nin mülteci politikası. Pekcan’ın ayrıca AB ülkeleri ile dengeli bir politika izleneceğinden bahsettiği de aktarılanlar arasında.

        Ticaret Bakanı Pekcan aynı gün 1953 yılında kurulan, İngiltere’nin en önemli kadın girişimcileri derneği (BAWE) British Association of Women Entrepreneurs’un düzenlediği bir etkinlikte önemli iş kadınları ile buluştu. Alanında kurulan en eski ve en çok üyeye sahip örgütün düzenlediği buluşmadaki katılımcı sayısı hayli kabarık.

        Butik ve emlak devi Racines Partners’in CEO’su Veronique Courlier, Lady Gaga’nın favori dizaynırı Dilara Fındıkoğlu, Time Dergisi’nin 2018 en iyi kadın girişimcilerinden biri olarak seçtiği Thrive Partners’in kurucusu Pamela Bateson, dünya ölçeğinde en büyük medikal şirketlerden biri olan Bupa Global’de yönetici Taryn McHarg, Everywoman isimli kadın hakları örgütünün kurucusu Karen Gill, İngiltere'nin en başarılı avukatlarından Melis Acuner, katılımcılardan sadece birkaçı. Toplantıda ziyadesiyle Türkiye’de kadın girişimcilere verilen teşviklerin nasıl olumlu geri dönüşler ve etkileyici sonuçlar doğurduğu anlatıldı.

        Ne kadar anlatılsa haktır, yeridir.

        Zira uluslararası medyada ve akademide yaygın olan argümanın aksine gerçek şu:

        SON ON YILDA KADIN İSTİHDAMI AZALMADI, ARTTI

        Örneğin 1988 yılında tarım dışı çalışan kadın sayısı 1 milyon 215 bin iken (sanayi 448 bin, inşaat 15 bin, hizmetler 752 bin), 2009 yılında bu sayı 2 misli artarak 3 milyon 425 bine (sanayi 862 bin, inşaat 39 bin, hizmetler 2 milyon 524 bin) yükselmişti. 2016 yılında ise tarım dışı kadın istihdam sayısı 5 milyon 616 bin oldu. (Sanayi 1 milyon 219 bin, inşaat 90 bin, hizmet sektörü 4 milyon 247 bin) Yani Türkiye'de son 10 yıllık gelişime bakıldığında kadın istihdamı sürekli arttı; erkek çalışan sayısı ortalama yıllık %2.2 artarken kadın çalışan sayısı %5,4 oranına yükseldi. Bu parantezi kapattıktan sonra katılımcıların Ruhsar Pekcan’ın kişisel ‘girişimcilik’ hikayesinden de etkilendiklerini belirtelim. Pekcan çocukken oynamak için gittiği babasının fabrikasında daha sonra mühendis olarak çalışmanın farklı duygular hissettirdiğinden bahsettikten sonra konuyu haklı bir noktaya parmak basarak kapatmış: Kadınların güçlü girişimciler olabilmesi için erkeklerin ‘mentor’luk yapması elzem.

        Söz konusu ödül, toplantı, buluşmalar ve konuşmalar neden önemli?

        TÜRKİYE’NİN BREXIT AVANTAJI

        Çünkü Türkiye’nin doların 6.47’lere tırmanmasından İdlib’de olanlar ve olması muhtemel olanlarla ne yapacağı gibi bir dizi sorusu, sorunu var. ABD ile ilişkilerin bozulmasından ileri gelen maliyet de cabası.

        Öte yandan, Brexit ile Kıta Avrupa’sında izole olan Birleşik Krallık’ın ise yeni müttefik arayışı ve yeni dış politika fırsatları yakalama ihtiyacı var.

        Sözün özü, Türkiye’nin İngiltere ile ilişkilerini güçlendirme hamlesinde temsil gücü yüksek kadın profiller aracılığıyla adım atması oldukça akılcı ve tutarlı tercih.

        Emine Erdoğan’ın ve Ruhsar Pekcan’ın Londra’daki etkinliklerinin Türkiye’nin Brexit avantajına yaptığı katkının, bir araya geldiler mi ego çarpıştırmadan duramayan devletlerin erkek erkânından çok daha fazla olduğunu düşünüyorum.

        Diğer Yazılar