Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Geçtiğimiz günlerde gayrimenkul sahiplerinin üzerine çok tuhaf bir vergi daha bindirildi. Hiç doğru dürüst tartışılmadan ‘değerli emlak vergisi’ diye bir şey çıktı. İnsanlar tapu kadastronun gönderdiği "Eviniz çok pahalıymış valla, biz uzaktan hesapladık, uçlanın vergiyi" tebligatını görünce şok oldu. Özetle ve kısaca yeni varlık vergisi, pardon değerli emlak vergisi şöyle: Evinizin değeri 5 – 7,5 milyon lira arasında ise konutlardan binde 3 vergi alınacak. 7,5 – 10 milyon arası değerde ise binde 6, bunun üstündekilerden de binde 10 oranında vergi alınacak. Ama değeri 2’şer milyondan 4 daireniz varsa değerli emlak vergisi ödemenize gerek olmayacak.

        Vahameti anlatabilmek için daha net bir örnek verelim: Diyelim ki ucu ucuna geçinen birisiniz ama anadan babadan kalma, manevi değeri olduğu için ya da iyi manzarası veya semti nedeniyle elden çıkarmaya kıyamayıp mesken olarak kullandığınız 5 milyon lira değerinde bir evde oturuyorsunuz. Sonradan yapılmış, imalat semtlerinden biri olan Kayaşehir’de bile 190 metrekare evlerin 1 buçuk milyon TL olduğunu hatırlarsanız daha merkezi ve asude semtlerde bu konut değerinin çok uçuk olmadığını da kabul etmeniz gerekir. Ne diyorduk? Evet, baba yadigarı ev için veraset vergisini ödediniz, emlak vergisini ödediniz. Hatta belki bu evin kirasına bel bağladınız, içine kiracı aldınız, bir de kira geliri vergisi ödediniz. Ama o da ne? Semtiniz birden değerlendi, eviniz de değerlendi. Ya da ‘değerlenmiş’ sayıldı. Tebligatta öyle yazılı. Ne kadar karalar bağlasanız yeridir. Çünkü değeri 5 milyona çıkmış bu ev için ödediğiniz bütün vergilerin dışında bir de her yıl 15 bin TL daha ödemeniz gerekecek!

        Fıkra gibi değil mi?

        Ne o ödeyemediniz mi? Orasını bilmiyorum, belki çok eski yıllarda olduğu gibi Aşkale’ye sürgün ve taş ocaklarında çalışma yolu da görünür. Sonuçta tarihimizde var. Yapılan her olumsuz işi "Tek parti döneminde siz de yapmadınız mı?" diye savunabilen bir siyasi gelenek de oluştu.

        Öte yandan ‘elle gelen düğün bayram’lık bir durum da yok. Yani sizden daha varlıklı olanlar daha fazla ödüyor diye de sevinemezsiniz. Her birinin değeri 4 milyon 950 bin lira olan 100 daire sahibi biri bu vergiye muhatap olmayacak çünkü.

        Turgut Kazan’ın da dediği gibi “10 milyon TL’lik arsa sahibi, 4,5 milyon TL’lik 10 veya 20 konut sahibi, 10 milyon TL’lik birimini iş yeri olarak kiralayan kişi korunurken, kendi konutunu kullanan ezilecek”.

        Ben zengin değilim, yalı dairem yok oturduğum evin dışında bir de kirası ‘eh işte’ olan ve emlak vergisi dışında bir de o ‘eh işte’den de ayrıca kira geliri vergisi ödediğim ve bunun saçmalığına kafa yormaktan yorulduğum bir evimiz daha var o kadar. Şimdilik korkmama gerek yok yani, ama bu verginin doğru bir vergi olmadığını anlamak için zengin olmaya gerek yok.

        Zengin düşmanları ise buraya baksın. Çünkü bu vergi sizin mahallenizde görüp belki imrendiğiniz belki kıskandığınız kişileri cezalandırırken, aynı ortamlarda bulunamayacağınız, çünkü aynı havayı soluyamayacağınız; sağa sola konuşurken "Sen ya hiç 20 milyar doları bir arada görmemişsin ya da dayak yememişsin" diyebilen, böyle cümleler kurabilen adamlara avantaj temin edecek. Kafası para işlerine yatmadığı için yaşlılığında zor duruma düşmemek adına tek bildiği yola başvurmuş, eve yatırım yapmış, devletle çelişmeye /devleti kandırmaya gönül eğdirmediği için her vergisini usul usul bekletmeden ödemiş, her işi kuralına kitabına kanuna uygun yaptığı için vergi affı /imar affı gibi enteresan yollardan ‘voleyi vurma’ gibi ‘bonus’lara da hiç denk gelmemiş, işletmesi olmadığı için seçime bir ay kala 999 bin TL’lik elektrik faturası hoppadanak silinmemiş, ama sırf klima çalıştırdı diye yaz boyu ayda 500 TL elektrik faturası bedelini şaşıra şaşıra yatırmış ‘ortanın üstü’ ise belki de tek konutu üzerinden vergiyle fakirleştirilecek. Şimdi çeşitli firmalara yaptırılan acayip rayiç belirleme işiyle hem emlak vergisi ödeyecek hem de nasıl bu kadar değerlendiğini anlamadığı gayri menkulüne uygun görülen ‘değerli emlak vergisi’ni… Bu manzarada bir ‘eşitlik’ ilkesi, bir ‘vergide adalet’ prensibi gören varsa beri gelsin.

        Zenginden alınıp fakire veriliyor zannedenler de yeniden düşünsün. Çünkü az zenginden alınıp daha çok zengin olana veriliyor olması daha muhtemel.

        Gerçi ‘iyi vatandaş’larda da hata var. Pırlantadan, lüks yatların yakıtından alınmayan verginin çiftçinin traktör mazotundan alındığı fark edildiği gün sadece malum çevreler değil, herkes, AK Parti'ye oy veren de ‘şşşt nooluyo’ deseydi/deseydik belki bugün bu kadar açık bir eşitsizlikle burun buruna gelinmezdi.

        Devlet dediğin, gözünü zaten bol bol vergi ödettiği mükellefini, ‘muhayyel’ bir avantaj üzerinden sarsma yoluna gidemez. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi iptal etmelidir. Aksi takdirde ne hukuk devletine güven kalır ne kamu düzeni ne kamu huzuru.

        Diğer Yazılar