Son Dakika

Dostmodern darbe

27.12.2013 - 09:52 | Güncelleme:

YOLSUZLUK operasyonu görünümlü polis-yargı darbesinde sıcak saatlerin yaşandığı günler geçiriyoruz. Seçime aylar kala yapılan ve 2. dalgasında Bilal Erdoğan'ın ismini de gözaltına alınacaklar listesine koyan girişimin "Başbakan": hedeflediğine kimsenin şüphesi kalmadı. Aynı 2. dalgada Başbakan'ın bizzat uğraştığı, önem verdiği projeleri inşa edecek isimlerin de olması, hedefin sadece Başbakan'ın şahsı da olmadığını, büyüyen ve gelişen bir Türkiye'nin hedef tahtasına oturtulduğunu gösteriyor. Zira savcının gözaltına almak istediği isimler arasında 3. havalimanı projesinin konsorsiyum ortaklarından Kalyon İnşaat'ın patronu Orhan Cemal Kalyoncu ile Cengiz İnşaat'ın patronu Mehmet Cengiz de vardı.
Vatana millete faydalı diye yolsuzluk yapanı görmezden mi geleceğiz? Tabii ki hayır. Fakat hatırlamak gerekir, bugün operasyonları sanki mecburen savunur hale gelmiş isimlerin geçmişte yazdıkları gibi, "seçime birkaç ay kala" başlatılan böylesi büyük yolsuzluk operasyonları her zaman sadece "proje" olarak yürürlüğe konmuş işlerdir. Bu operasyonlar "Doğruyu arama ve yoksulluktan arınma talebinden çok siyasette belirli bir imaj ve hava oluşturmak içindir ve güvenilir olma özellikleri" yoktur.
En ilkel sokak kavgasının bile raconu var. "Adamsanız teker teker gelin" diye bağırır dayak yiyen. Bir yolsuzluk soruşturması yapıyorsan seçime üç ay kala değil, mümkünse "seçim sonuçlarının sabahında" elindeki dosyaları kamuoyuyla paylaşırsın. Yolsuzluk üzerinden siyaset alanına suikast yapmaz, suçun sahsiliği prensibinden hareketle suçun işlediğini iddia ettiğin alanla sınırlı kalırsın. Haa bir de, polis isen meslektaşlarına, savcı isen başsavcına güvenirsin. Kapalı zarfta alınan talimatlarla yaptığın işte yekdiğerine güvenmiyorsan, bunun nedeni sorgulanır. "O' hangi kritere göre güvenilir değildir? "Sen" neden bu gizli operasyon için "seçilmiş"sindir? Ve acaba o kriter, o referans noktası mevcut hukuk sisteminin koruduğu bir referans mıdır? Elbette hayır. Bir yapıya mensubiyet üzerinden oluşturulmuş kliklerin, kamu otoritesinin öngördüğü hiyerarşi biçimine alternatif olarak geliştirilmiş mekanizmaların hukuk devleti tarafından korunması demek kamu güvenliğinden sorumlu kurumların bölünmesine davetiye çıkarmakmış, yaşadık-gördük. Çarşamba günü ve aynı günün gecesini perşembeye bağlayan süreçte Vatan Caddesi'ndeki Emniyet Genel Müdürlüğü tam da böyle bir bunalım yaşadı.
Siyasiler arasındaki çatlak da aynı yapının organizasyonu. Operasyonları medyatize eden kalem ve klavye sahiplerinin özenle sahip çıktığı Erdoğan Bayraktar mutantan bir istifa ile aramızdan ayrılırken, bir yerlere söz verdiği izlenimi uyandıran siyasi bir şov yaparak Başbakan'ı istifaya davet etti. Bayraktar'ı hatırlayalım. O çok yorulduğunu, artık torun sevmek istediğini, bu yüzden siyasete atıldığını söyleyen kişi. O, Türk Telekom Arena'nın açılışını provoke eden, Galatasaraylıları açıktan aşağılayarak kitlenin Başbakan'ı protesto etmesine neden olan kişi. Yokluğu kayıp mı? Varlığı hataydı denilebilir. Zaten ne öğrendik? Meğer o teatral "Baskı görüyorum" meselesinin de aslı yokmuş, beyefendi görevden alınmış.
İsmi operasyon bağlamında alınmış diğer bakanların istifaları da, ilgili kişiler masum olsa da gerekliydi, keşke daha erken söz konusu olsaydı. Çünkü bu "algı"ya oynayan bir operasyondu, kimsenin mahkeme sonucuna bakmayacağı fikri üzerinden tasarlanmıştı. Ancak bu gecikme "Bakanlar neden istifa etmiyor, neden Başbakan yolsuzluk iddialarına ismi karışan kişileri koruyor?" diyenler ile Bayraktar'ın Başbakan'a yaptığı istifa çağrısı üzerinden hazır kıta haline geçip yeni algı zeminini oluşturmaya çalışanların aynı kişiler olduğunu göstermesi bakımından hayırlı oldu. Mesele bakanların istifası değilmiş!
Sonuç itibarıyla halk nezdinde bir meşruiyeti olan cemaati polisin vagonu haline getiren bir akıl ve çok aşamalı bir planın sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Dün kendi okullarını kurmak için bavullarla himmet parası taşıyanların, imam hatip yapılması için verilen bağış paralarını, konuldukları kutulardan, çantalardan bahisle kriminalize edebilmeleri, bu yabancılaşma, bu kendini inkâar hali tek kelimeyle ürkütücü. Kendini hatırlayamayanların çılgınca alkış tuttuğu "dostmodern darbe" geçmiş, hatır hukuk tanımıyor. Öylesine tanımıyor ki, tarafsızlığına çoktan gölge düşmüş olan HSYK, darbenin muhtıra ayağını da tamamlayıveriyor.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300