Son Dakika

Ahlaki pusulamız nereye kayboldu?

16.10.2018 - 02:33 | Güncelleme:

 

Ahlaki olarak muğlak alanlarda “Acaba doğru mu olur yanlış mı” diye tereddüt ettiğinizde yapmamak herkesin yararına olur herhalde. Adını sanını duymadığım, pek yaratıcı ve komik de bulmadığım bir YouTube karakteri (ya da moda deyimle sosyal medya fenomeni) şimdi şuursuzluğunun bedelini yargı önünde ödeyecek. 

Kıyamet 100 TL karşılığı iki erkeğin (bir başka videoda da iki genç kızın) öpüştürülmelerinden kopuyor. Bir buçuk milyon kişi izlemiş, ben en geç görenlerdenim. 

Ne yalan söyleyeyim, gençlerin kafasına silah dayamıyor, elindeki kartlardan rastgele görev seçen ve karşılığında küçük rakamlar alacak gençleri zorlamıyor. Ama ortadaki ödül, rakamından bağımsız olarak, bir manipülasyon aracı olarak kullanılıyor. 

YouTube fenomeninin diğer video’larında öpüşmeyi bırakın, insanı gerçekten küçük düşüren, bu gencecik insanları alay malzemesine dönüştüren pek çok başka “görev” var. Asıl utanç verici ve rahatsız etmesi gereken görüntüler de bunlar zaten. 20 TL karşılığı beş kere “Ben gay’im” diye bağırmak, hatta bunun video’ya da çekilmesi insanın hayatında kara bir leke olmaz belki. Ya da 40 TL’ye (ya da ne kadarsa, dönüp bakmadım) kafada dört yumurta kırılması, insanın sokakta donuna kadar soyunması da. Çok yaratıcı, radikal, meydan okuyan, ezber bozan bir “görev” de değil sonuçta.

Ama para insanı yapmayacağı şeye zorluyorsa ahlaki olarak muğlak bir araziye girilmiş demektir.

“Jackass” gibi bu işin öncüleri işi çok daha uç noktalara götürmüşlerdi zamanında. Konserlerde falan gördüğümüz o iğrenç portatif tuvalete oturan birine tuvaletle birlikte ‘bungeejumping’ yaptırmak gibi. Ama bütün tabuları yerle bir ederken her kural tanımazlığın da bir kırmızı çizgisi olduğunu onlar bile biliyordu: Çocuklar hiçbir zaman malzeme edilemez.

ÇOCUKLUĞUN İCADI VE YOKOLUŞU

Dünyanın en önemli iletişim bilimcilerinden Neil Postman “Çocukluğun Yokoluşu” kitabında bugün artık biyolojik bir kategori olarak anılan “çocukluğun” icat edilen bir kültürel kavram olduğunu anlatır. Rönesans’a kadar çocukla yetişkin arasında bir ayrım olmadığı dönemin resimlerdeki çocukların üzerinde giydikleri kıyafetlerden de anlaşılır; 16 yüzyılda icat edilen çocukluk günümüze kadar kabul edilerek gelmiştir. 

Ancak Postman iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte çocuklukla yetişkinlik arasındaki kesin ayrımın medya tarafından yok edilmeye başladığına dikkat çeker. Yetişkinlere yönelik haberler 10 yaşındaki bir çocuğun algılayabileceği şekilde basitleştirilirken pazarlama stratejileri de çocukları müşteri, yani bir yetişkin gibi hedef alır. Yetişkinlere ait olduğu düşünülen seks gibi eskiden bilinmez dünyalar da çocuklara hitap eden çizgi roman, film ya da oyuncakların içine sıkıştırılır. Barbie’nin meme ucu veya erkek arkadaşı Ken’in pipisi yoktur ama parçası oldukları “evcilik oyunu” yetişkinlerin dünyasının birebir taklididir. 

Aslında bilim çocukların korunması gerektiğini şart koşar. Çocuk kendi kendini koruyamayacağı için de bu görev yetişkinlere düşer. Pedofiliye, cinsel tacize yönelik katı tedbirlerin, cezaların altında yetişkinin toplumdaki ve ailedeki bu doğal sorumluluğunu istismar etmesini önlemek yatar. İnsan beyninin karar vermeye yarayan ön lobu 23-24 yaşlarında tam olarak geliştiği göz önünde bulundurulursa yetişkinlerin gençlere karşı sorumluluğunun önemi daha da anlaşılıyor.

PARANIN GÜCÜ

Sadece para karşılığı YouTube rating’ine malzeme edilen gençler değil, 16 yaşında Milli Takım’da oynatılan bir futbolcu, Küçük Ceylan, Küçük Emrah gibi genç yaşında sahneye çıkartılan şarkıcılara karşı da yetişkin toplumunun sorumluluğu büyük. 

Video’daki gençlerin 18 sınırını aşıp aşmamaları fark etmiyor, kendi kararlarını veremeyecek her gencin aklı bir şekilde çelinmeye uygun: Futbolcular bir önceki kuşakta gördükleri pahalı arabalara, şöhretli kadınlara, şarkıcılar göz kamaştırıcı sahne ışıklarına tav oluyor. Başıboş İzmirli gençlere ise 100 TL yetiyor. 

Bu çarpık düzenin kaçınılmaz sonucu olarak zaman zaman haber olan aşırı vak’alarda (Arda Turan’ın silahı, River Phoenix’in aşırı dozdan ölümü) gençlerin travması tartışılıyor ama hemen unutuluyor. 

River Phoenix
River Phoenix

Sonuçta kazanan hep serbest piyasa. Her dönem çok para kazanan genç futbolcuların şöhreti ve serveti taşıyamadıkları için yoldan çıktığını tartışırız, ama çark kuşaktan kuşağa aynen işler. Futbolculardan daha çok onların üzerinden daha fazlasını kazananlar sistemin gardiyanlardır çünkü ve bu mekanizmayı olduğu gibi sürdürmek işlerine gelir. İki genç taş atıp kolları yorulmadan 100 TL kazanırken, onları izleyen 1.5 milyon kişinin bir “serbest piyasa” geliri yaratması gibi. 

Ahlaki pusulanın şaştığı yer de gençlerin öpüşmesi değil, paranın gücüne hiçbir tedbirin karşı koyamaması.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 22 Ekim 2018 Pazartesi 10:58
    River Phoenix İN size çok benzeyen namı diğer commodus joaquin phoenix in kardeşi olduğunuda ben yazayım
  • Misafir 16 Ekim 2018 Salı 15:11
    bazı yazılarını kesip saklamak istiyorum... gerektiğinde çıkarıp göstermek istiyorum .... bu kadar anlamlı ve önemli buluyorum... sağ ol, var ol !!
  • Misafir 16 Ekim 2018 Salı 11:14
    16 yıllık köklü değişimin paradoksu... Demek ki din zorlaması ahlâkı artırmıyormuş...
  • Misafir 16 Ekim 2018 Salı 10:01
    paranın ahlakın önüne geçmesi yeni bir şey değil, toplum ahlakına uymayan tüm mesleklerde temel sebep paranın kişinin ahlakına galip gelmesi değil mi? mesela bir dolandırıcı, bir hırsız, bir hayat kadını...
  • Misafir 16 Ekim 2018 Salı 08:11
    Rakam yükselse veya düzenli hale gelse işin ucu kimbilir nelere varır..Çocuklara gençlere ,kazandırılması gereken değerler konusunda bir bilinçsizlik var.
  • Misafir 16 Ekim 2018 Salı 07:04
    "NERDE BU DEVLET NERDE BU MİLLET " ¿
  • Misafir 16 Ekim 2018 Salı 03:45
    ben arda yazinizda takili kaldim belki bi aciklama yaparsiniz
  • Misafir 16 Ekim 2018 Salı 02:44
    Guzeldi
Kalan karakter : 300