Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

ABD'de Demokrat Parti'nin başkan adayı Joe Biden'ın aralık ayında verdiği röportajda kullandığı "Bence yapmamız gereken ona (Erdoğan'a) karşı farklı bir yaklaşım izlemek. Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Açıkça pozisyonumuzun parlamentoda da yer edinmek isteyen Kürt nüfusun entegrasyonunu sağlamak olduğunu söylemeliyiz" ifadeleri Türkiye'de gündeme oturdu. Bu açıklamalara hem hükümet, hem de muhalefet tepki gösterdi.

Joe Biden'ı biz, 2009-2017 yılları arasında Barack Obama'nın yardımcılığından tanıyoruz. Ancak, ABD başkan adayı olarak neler planladığını kıyısından köşesinden biliyoruz. Ama genel meselelere bakış açısının ayrıntılarına tam hakim değiliz.

Beyaz Saray'a yeniden dönmek isteyen Biden'ın planlarını ve dünya hedeflerini, Aposto'dan Vorga Can'ın derlemesiyle biraz daha öğrenme fırsatımız oldu. Bakın, Türkiye'nin gündemine özel bir şekilde oturan Biden, seçildiği taktirde nasıl davranacak, onu görelim..

*

Mevcut başkan Donald Trump'a Oval Ofis'te bir dört yıl daha vermek istemeyen Demokratlar, Kamala Harris'in de ekibe katılmasıyla ileri ikilisine karar vermiş oldu. Eğer seçilirse Biden'ın ilk sınavı koronavirüs salgınıyla mücadele olacak. Demokrat aday, testlerin ücretsiz ve erişilebilir olacağı sözünü veriyor.

Tüm işçilere ücretli izin getirecek başkan adayının projeleri arasında, virüsten etkilenenler için ücretli izin politikaları tasarlamak da yer alıyor.

Vergiler, Biden'ın niyetini açıkça ortaya koyduğu bir politika alanı. Trump'ın gelir vergisi indirimlerini kaldıracağını söyleyen başkan adayı, kurumlar vergisini de 21'den 28'e yükseltebilir. Ayrıca, Demokrat adayın 1 milyon dolardan fazla gelir elde eden vatandaşlara uzun vadeli sermaye kazancı vergisi koymak gibi bir planı da var.

Ticaret söylemlerinde tutarsızlıklar gözlenen mavilerin adayı, bir yandan mevcut başkan Trump'ın Çin'le giriştiği ticaret savaşını eleştiriyor, diğer yandan ise işçiler konusunda "Amerikan yanlısı" bir ticaret stratejisi kurguluyor. Çin'e karşı "agresif ticaret yaptırımları" planlayan Biden, burada müttefiklerinin de desteğini kullanmak istiyor.

Dünyada "Amerikan liderliğini yeniden kurmak" gibi bir amacı olduğunu söyleyen Biden, ABD'nin uluslararası kurumlarla tekrardan entegre olmasını arzuluyor. Geleneksel müttefikler Avrupa Birliği üyesi ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesi için çalışacak başkan adayı; İran'la nükleer görüşmelerini yeniden başlatmak, Paris anlaşmasına yeniden imza koymak ve Dünya Sağlık Örgütü'ne yeniden katılmak hedefinde.

Ülkenin elektrik üretim sistemini 15 yıl içinde karbondan arındırmak isteyen Biden, 2050'ye kadar net sıfır emisyonlu bir ekonominin temelini atmayı amaçlıyor. Seçilirse dört yıllık başkanlık döneminde yenilenebilire geçiş için 2 trilyon dolarlık dev bir bütçe vaat ediyor.

*

Bütün bunlar, Biden'ın ülkesine ve dünyaya verdiği seçim sözleri.. Peki, eğer başkan olursa Türkiye ile ilişkileri nasıl devam eder?
Nasıl devam edeceğini şöyle tahmin ediyorum. Siyasiler arasında daha önce de böyle iniş çıkışları çok yaşadığımızdan, yine aynısı olur diye düşünüyorum.

Yani; Demirel'in meşhur "politikada dün dündür, bugün bugündür" sözü, Biden için de geçerliliğini korur ve ABD'nin Türkiye'ye bakış açısı, "ülkelerin menfaatleri" o gün neyi gerektiriyorsa o şekilde sürer gider. Dünkü sözler de düne ait kalır, bugün yeni sözler devreye girer.

Adaylık başka, başkanlık başkadır..

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!