Çocuklarımız şüphesiz bizim en kıymetlilerimiz, gerek kendi çocuklarımı gerekse diğer tüm çocukları hasta görmek ise canımdan can koparıyor. O kadar masum ve o kadar çaresiz oluyorlar ki, kendilerini savunamayan, düşünemeyen minicik insanların bu hali hele hele erken bebeklik zamanlarıysa cidden insanın dengesini bozuyor.
Tüm gözlemlerim de yapılan ilişki araştırmaları da gösteriyorlar ki anne ve babalar özellikle çocukları hastayken kavga ediyorlar, o zamanlar çok geriliyorlar.
Bu tüm bebekli, çocuklu evlerde olabilen hassas zamanların doğal sonucu. Hadi gripler, üşütmeler, mevsimler hastalıklar tamam geçici oluyor ancak bazı rahatsızlıklar var ki çocuklar yıllar boyunca bunlarla yaşamak zorunda kalıyorlar.
Atopik dermatit bunlardan biri...
Son yıllarda neredeyse her çocuğun yaşadığı bir rahatsızlık bu. Ve ben artık eminim ki bizim yediğimiz, içtiğimiz ve kullandığımız şeyler bebeklerimizin hassas, alerjili ve bazı şeylere tepkili olarak doğmasını sağlıyor. Her geçen gün bebekler daha fazla alerjili, atopik dermatitli oluyorlar...
Deterjanlar, boyalar, katkı maddeleri derken işin içine genetik faktörler de eklenince atopik dermatit olarak da adlandırılan çocuk çağı egzaması artık daha fazla ebeveynin kâbusu oluyor. Çocukluk çağı egzamasıyla yaşayan çocuklar ve bununla mücadele eden anneler de çoğalıyor.
Geçen gün bir arkadaşım küçücük çocuğunun kolları arasında kaşınırken ağlamaya başladığını anlatınca içim çok acıdı. Okul için yurtdışına gittiğimde ben de her öğrenci gibi zaman zaman çocuk baktım. İlkokul çağında olan, annesinin dışarı çıktığı geceler birlikte kaldığım bir çocuğu yıllardır hiç unutamıyorum. O kadar ilerlemiş şekilde egzama yaşıyordu ki onu havlular ile kaşımam için yalvarıyordu bana... Ve ben bu durumdan o kadar etkilendim ki hamile kaldığımı ilk öğrendiğimde aklıma hemen o gelmişti. Emre'de, Kaila'da şükürler olsun olmadı ama Rüzgar alerjik bir bebek olarak doğdu. Yaşadığı pişik sorununu bile aylarca uğraşarak çözdüğümüz oğlum için egzamaya çevirdi mi çevirmedi mi çok ciddi uğraş verdik, neyse ki kıyısından döndük...
Bu günlerde çok daha fazla anneden bu konuda soru ve yardım talebi alıyorum. İşte bu nedenle bugün sizlere atopik dermatit konusundan bahsetmek istedim.
Tüm yaşayan annelere kolaylık, bebeklere ve çocuklara ise sağlık ve sabır diliyorum...

Çocuklarda egzama

Çocuklarda atopik dermatit, çocukluk çağı egzaması diye de adlandırılan bir çeşit alerjik deri hastalığı olarak tanımlanıyor.
Hastalık çocukların yüzde 0.5-3'ünde görülmekte olup yüzde 60 hastada doğum sonrası 1 yıl içinde, yüzde 80'inde ise 5 yaşına kadar ortaya çıkabiliyor. Oransal rakamlara ve çevremizde yaşayanlara bakınca ise insan doğal olarak "Bu rakamlar bu kadar az olamaz çünkü çok fazla karşılaşıyorum" diye düşünüyor.
Bu hastalık için en yüksek risk ailede, özellikle annede, alerjik hastalık öyküsü varlığı. Hastalığın ortaya çıkması ve alevlenmesindeki en önemli faktör ise cilt kuruluğu oluyor.
Çocuklarda deride yağ ve ter bezi fonksiyonları ergenlik dönemine kadar yetersiz olduğundan, cildin nemlendirilmesi her çocukta, özellikle çocukluk çağı egzaması olan çocuklarda büyük önem taşıyor.
Çocuklarda çocukluk çağı egzamasının en önemli özelliği ise bu hastalığın bulgularının sadece deri ile sınırlı olmaması, astım ve alerjik rinit (saman nezlesi) gibi diğer alerjik hastalıklara bu hastaların daha yatkın olması. Hayatın ileri dönemlerinde deri bulguları geçse de hastaların alerjik rinit, astım ve astım gelişimi açısından takip edilmesi gerekiyor. Çünkü çocukluk çağı egzaması olan hastaların yüzde 10-15'inde ilerleyen yıllarda astımın geliştiği gözleniyor.

ÇOCUKLUK ÇAĞI EGZAMASI NASIL ANLAŞILIR?
Özellikle yüzde yanaklarda başlayıp, eklem iç yüzlerinde, kulak arkasında ve gövdede de ortaya çıkabilen kaşıntılı, kuru, kırmızı, yer yer ince kabuklanmaların olduğu lezyonlar tipik bulgular oluyor.
Çocuk gece uykusunda bile kaşınabiliyor. Bu sebeple uykusu bozulan, gün içinde huzursuz olan çocukların büyümeleri bile etkilenebiliyor.
Çocukluk çağı egzaması olan çocuklarda temas ve gıda alerjileri de sık görüldüğünden aileler bu hastalığı sıklıkla süt alerjisi olarak biliyor. Hastaların tipik özellikleri ise beyaz tenli olmaları ve cilt enfeksiyonlarına belirgin eğilimleri olması oluyor.
Hastalığın teşhisi uzman bir dermatolog tarafından klinik bulgularla kolaylıkla konulabiliyor. Sıklıkla alerjik bünyeyi destekleyen birtakım kriterler ve laboratuvar testleri tanıya yardımcı oluyor. Halk arasında hastalığın karaciğerden geldiği, bulaşıcı olduğu gibi inanışlar oldukça yaygın olmakla beraber uzmanlar bunun doğru olmadığını belirtiyor.
Celal Bayar Üniversitesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı'ndan Profesör Serap Öztürkcan; çocukluk çağı egzamasının çevresel faktörlerden etkilenen genetik bir egzama olarak tanımlanabileceğini belirtip sabun ve deterjanların derinin doğal yağ tabakasını bozarak deriyi kuru, kaşıntılı ve alerjen maddelere daha hassas bir hale getirdiğini söylüyor.

Kaşıntı günlüğü tutun

Evde kendi kendinize alabileceğiniz basit önlemler hastalıkla mücadele etmenize yardımcı olur. İşte yapmanız gerekenler:
■ Yünlü giysiler kaşıntıyı artırdığından pamuklu kıyafetler tercih edin.
■ Çocuğunuzun çamaşırlarını yıkarken kullanacağınız temizlik malzemelerine dikkat edin ve çift durulama yapın.
■ İnek sütü, yumurta, soya, buğday, domates, balık ve fıstık gibi bazı besin türleri şikâyeti artırabilmektedir. Çocuğunuzu gözlemleyerek hangi besinlerin kaşıntılarını artırdığını anlamaya çalışın. Gıdaları değiştirme veya çıkarma konusunda mutlaka bir uzmana danışın.
■ Yine de egzamanın bir besin alerjisi olmadığını aklınızdan çıkarmayın, bunlar sadece olasılığı azaltacaktır.
■ Bebeğiniz henüz küçükken özellikle uykusunda kaşınma artabileceğinden eldiven giydirmek kendisine zarar vermesine engelleme yolunda yardımcı olabilir.
■ Kaşıntı günlüğü tutun, çocuğunuzun egzamasının arttığı dönemlerde neler yediğini, havanın nasıl olduğunu, neler yaptığını not almanız önlem almanızı kolaylaştıracaktır.

Hastalık yaşla birlikte kendiliğinden geriliyor

İşte atopik dermatit hakkında bilmeniz gerekenler:

- Çocukluk çağı egzaması kronik ve tekrarlayıcı bir hastalık.
- Birçok hastada yaşla birlikte düzelme eğilimi gösteriyor.
- 5 yaşından sonra yüzde 40-60 oranında ve ergenlikle beraber yüzde 80 oranında kendiliğinden geriliyor.
- Hastalığın en önemli tedavisi bulguların görüldüğü deri üzerinde yapılıyor. Ancak sözkonusu hasta grubu son  derece hassas deriye sahip olan bebekler olduğundan bu nedenle tedavinin konusunda uzman hekimler tarafından planlanması ve takip edilmesi gerekiyor.
- Çocukluk çağı egzamasının tekrarlayıcı özelliğinden dolayı standart bir tedavi protokolü yok. Derinin nemlendirilmesi ve hastalığı tetikleyen ajan lar dan ka çı nıl ma sı tedavinin en önemli kısmını oluşturuyor. Bu nedenle hastalığın ağırlığına göre cildin özelliğine uygun nemlendiriciler, bakım kremleri, banyo yağları kullanılmalı. Bu ürünlerin de mutlaka doktor tavsiyesi ile anti-alerjik ürünler olması gerekiyor. Buna ilave olarak gereğinde mutlaka doktor tavsiyesi ile kortizonlu veya kortizonsuz tedavi edici kremler kullanılabiliyor.
- Kaşıntı döngüsünün kırılması amacıyla, lezyonlar geçinceye kadar, yaşa ve kiloya uygun dozda alerji şurupları veriliyor.

Her gün 10 dakikalık banyo cildi koruyor

Kesin bir tedavisi olmamakla biri ikte pek çok çocuğun büyüdükçe hastai ığının iyiye doğru gittiği gözlemleniyor.
Eğer ailede benzer alerjik rahatsızlıklar varsa daha dikkatli olunmalı ve alerjik rinit, astım gibi hastalıklarla bağlantısı olup olmadığının da kontrol edilmesi gerekiyor.
Özellikle egzamanın olduğu dönemlerde çocuğun cildinin olabildiğince nemli tutulmasına özen gösterilmeli. Uzmanların çoğu çocuğun her gün yapacağı 10 dakikalık bir banyonun cildinin nemini korumasına yardımcı olacağı için çok önemli olduğunu söylüyor.
Özellikle havanın daha kuru olduğu zamanlarda çocuğunuzun egzaması artabilir, buna hazırlıklı olup endişelenmek yerine önlemler almak aile için her şeyi kolaylaştırabiliyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 2 yıl önce Bilgileriniz icin teşekkür ederim cok acıklayıcı olmuş
    CEVAPLA