Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

 

CHP, pazar günü 39 ilde üye katılımıyla önseçim yaptı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden bu yana merkez sol partilerin bu kadar kapsamlı bir önseçim yaptığı görülmemişti. Bu sadece CHP değil, “parti içi demokrasi” konusunda ciddi sorunları olan Türkiye için de, hiç tartışmasız, çok önemli ve olumlu bir adım. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da ön seçime girmiş olması bu adımı daha anlamlı kılıyor.

Liderleri önseçime girerken, uzun zamandır CHP içinde siyaset yapan bazı parti yöneticilerinin kontenjanı tercih etmeleri kuşkusuz tartışmalara ve sorunlara yol açacaktır. Bu açıdan bakıldığında CHP Lideri’nin kontenjan adaylarını saptarken sürpriz yapması pekâlâ sürpriz olmaz. Önseçimin CHP’lilere bir özgüven aşılamış olduğu bariz bir şekilde görülüyor. Özellikle büyükşehirlerde HDP ile girilecek seçim mücadelesinde CHP’lilerin önseçim yapmış olmayı koz olarak kullanacakları; “radikal demokrasi” iddiasındaki HDP’lilerinse bu noktada zorlanacağı açık.

KADINLAR VE GENÇLER

Önseçimin ilk sonuçlarına baktığımızda CHP için şunları söyleyebiliriz:

“Nasılsa kimin kazanacağı belli” gibi yorumlarla önseçimleri anlamsız göstermeye çalışanlar büyük ölçüde yanıldı. Hiç umulmadık isimler seçilebilecek yerlere gelirken, yine umulmadık isimler altlarda kaldı. Deniz Baykal’ın Antalya’da birinci olamaması ve Mustafa Sarıgül’ün İstanbul 2. Bölge’de ancak 5. sıraya yerleşebilmesi örnekleri yeterli.

İlhan Cihaner, Aylin Nazlıaka, Özgür Özel, Aykut Erdoğdu, Mahmut Tanal, Musa Çam, Mustafa Balbay gibi milletvekilleri geçen dönemki dikkat çekici çalışmalarının karşılığını alırken çok sayıda milletvekilinin önseçimden çıkamaması şaşırtıcı olmadı. Bu konuda önde gelen istisna İstanbul 2. bölgeden Melda Onur’dur.

Dursun Çiçek, Barış Yarkadaş, Gamze Akkuş İlgezdi, Eren Erdem, Atilla Sertel gibi çok sayıda yeni isim milletvekili seçilebilecek yerlere geldi. Bu da CHP üyelerinin statükoyu aşmak istediğini, yeni yüzlere kapısının açık olduğunu gösteriyor.

Medya, İlgezdi, Aylin Nazlı Aka gibi isimleri öne çıkarıyor ama ön seçimlerde başarılı olan kadınların oranı düşük. Bu nedenle genel merkezin, büyük şehirlerde listelerin ilk sıralarını kadın kontenjanı olarak belirlemesinin isabetli olduğu söylenebilir.

Benzer bir durum “genç” isimler için de söz konusu. Bu noktada da gözler Kılıçdaroğlu’na çevrilecek ve ne kadar genç ismi kontenjandan göstereceği merakla beklenecek.

ALEVİLER VE KÜRTLER

Üç büyük şehirde üst sıralarda Alevi kökenli isimlerin sayıca fazla olduğu görülüyor. Bu yoğunluk, Alevi oylarının bu seçimlerde HDP’ye kayma ihtimali düşünüldüğünde CHP’nin lehine olabilir. Öte yandan Alevi olmayan seçmeni partiden uzak tutma riski de var.

Yine üç büyük şehrin üst sıralarında, Kürt kimliğini alenen sahiplenen isimler göze çarpmıyor. Eğer kontenjandan gelecek isimlerle bu duruma müdahale edilmezse, zaten Güneydoğu’da varlık gösteremeyen CHP’nin Kürt seçmenle yegâne bağı ağır yara alabilir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!