Son Dakika

Feminist McCarthy’cilik

14.01.2018 - 07:25 | Güncelleme:

 

HER haklı sosyal mücadelenin şov endüstrisinin malzemesi haline dönüşebildiği ve bu nedenle ciddi ve derin tartışılması gereken konuların kısa sürede tüketilip bitirilebildiği Amerika’da şu anda erkek karşıtı paranoya yaşanıyor.

1940-50’lerde yaşanan McCharthy döneminde birçok insanın hayatı, komünist oldukları iddiasıyla mahvedilmişti. Şimdi de adeta bir feminist McCarthy’cilik döneminden geçiliyor.

Sosyal, siyasi hayatın içinde görmeye alışık olduğumuz birçok erkek, bir gün içinde ortadan kayboluveriyor. Adeta bir korku filmi gibi. “Haklarında cinsel taciz iddiaları var” deniyor. Neyin ne zaman olduğu, suçlamayı yapanların doğruyu söyleyip söylemediği bilinmiyor. Bunlar korku ortamı nedeniyle tartışılamıyor bile. Patronlar da mahalle baskısından korktuğu için, yılların emeğini bir günde silip insanı kolaylıkla yok etme kararını alabiliyor.

Cadı avına dönüşen süreç nedeniyle aslında makul çözüm yolları bulunması mümkün ve gerekli bir insani sorun çılgınlık haline getirildi. Bir insanın özel hayatında davrandığı konusunda kimse kefil olamaz. Hele seks gibi beynin kara noktalarını da harekete geçirebilen konuda kimse bunu yapamaz.

Cinsellik, insan doğasının fiyordu gibidir. Düzgün olunsun diye bunlar tamamen tıraşlanırsa nasıl fiyortlar olmazsa tabiat sıkıcı hale geliyorsa burada da ortada tekdüze insanlık kalır.

Açıkçası kamusal alanda düzgün duruşlu, makul erkeklerin özel hayatında neler yaşadıkları bilinemez. Bu kadınlar için de böyledir, ama iki boyutlu fotoğraflara bakarak bile tahrik olabilen, insan vücudunun hemen her uzvundan kendisine bir fetiş yaratabilen erkek beyni için bu daha rahat söylenebilir.

Ama ben yine de örneğin bir Charlie Rose’un neden bir günde hayatımızdan yok edildiğini, Michael Douglas’ın neden 33 yıl önce yapmış olduğu iddia edilen bir şey için suçlandığını ayrıntısıyla öğrenmek istiyorum. En azından suçlamaların ne olduğunun, kimin suçladığının görülmesinin ve ciddi tartışılmasının, suçlayan ile suçlananın yüzleştirilmesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Yani meseleyi tartışalım ama her erkeğin “Ya bir sonraki kurban ben olursam?” diye korkutulduğu, baskı altında tutulduğu bir ortamda bu rasyonel biçimde yapılamaz, bunu görmemiz lazım.

CATHERINE DENEUVE

Bu konuda “Makul olalım” çağrısı yapan Catherine Deneuve’un çıkışını hemen bir kenara atmayalım. Deneuve aslında global feminist hareketin neredeyse el kitabını yazan Simone de Beauvoir’in etkili olduğu kültürel ortamdan gelmektedir.

Feminizmin Amerikan yorumunda bir ara, “Her cinsel ilişkinin aslında bir tecavüz olduğu ve erkeklerin birer tecavüzcü oldukları” da tartışılmıştı. Ancak bu tartışmaya yol açan feministler aslında şunu diyorlardı: “Erkeğin sadece kendini tatmin amacıyla seks yapması temelde bir tecavüzdür.” Bu, kabul etmek gerekir ki erkeğin ve kadının cinselliğe yaklaşımlarını masaya yatırmak için iyi bir başlangıç cümlesi, iyi bir provokatif düşünceydi. Ama buradan çıkıp tartışmayı derinleştirmek yerine “Tüm erkekler tecavüzcüdür” sonucuna ulaşmak, sosyal mücadelenin show business’e dönüşmesidir.

Bugün de sosyal hayattan cinsel tacizi silme gibi anlamlı ve önemli bir amaç, Amerika’da yine bu şov merakı nedeniyle anlamsız biçimde bitirilip tüketilme tehlikesini taşıyor. “Uygun an”ı buldu diye bunu kendi PR’ı için kullanan Oprah Winfrey, aslında tartışmayı daha da ucuzlatmıştır. Onun yüzünden bundan sonra konuyu ciddi şekilde tartışmak için sürdürebilecek insanların da “ucuz, fırsatçı” damgası yemesine yol açacak diye korkuyorum.

MASA ALTINDAN

Deneuve’ün çıkışının tetiklediği, masa altından bir kadının dizine dokunulması konusu da bir zihinsel provokasyon olarak tartışılıyor. Konuyu bilmeyenlere özetleyeyim: Örneğin işyerlerinde yapılan toplantılarda önemli konumdaki erkeğin, masa altından kadının bacağına dokunmasına karşı çıkılmasını engelleyen “güç hiyerarşisi” baskısından söz ediliyor.

Bence Deneuve bu sorunu önemsemiyor değil, sadece şunu söylemek istiyor olabilir: Evet böyle bir global sorun olabilir, ama bazen kadının da masa altından erkeğin dizine şöyle bir hafifçe dokunması veya “kazayla” sürtünüyormuş gibi yapması gibi bir durum da var. Bu iki tarafı da görüp sorunu makul tartışalım.

Bence Amerika’daki bu tavırla aslında hayatın güzelliği olabilecek flörtü tamamen öldürmesine izin vermemek gerekiyor. Flörtte dozun kaçması, insana özgü bir hatadır, polisiye vaka değildir. Özel hayattan dekadansı tamamen silip atma iddiasında olan ama bunun her türlüsünü ticari alanda sonuna kadar pazarlayan Amerika, bu ikiyüzlülüğü nedeniyle bunca ciddi düşünürüne rağmen konuyu korku ortamı nedeniyle maalesef makul şekilde tartışamıyor. Bir Avrupalılık bilincinin bu işe el atma zamanı, ucuzluktan kurtulmak için mutlaka gerekiyordu.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000