Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin


Çoğumuz huzursuzuz. Sorunlardan bunaldık. Krizler yorgunuyuz.

Üst üste gelen siyasi, sosyal ve ekonomik krizler hayatımızın normali oldu.

Her an, her şey olabilir duygusuyla yaşamaktan bayağı yıprandık.

Üstüne üstlük dünyanın tüm yıpratıcı güçleri de amansız biçimde üzerimize sürekli geliyorlar, devamlı bizimle uğraşılıyor.

Ekonomimizi, inançlarımızı hayat tarzlarımızı her şeyi kullanarak bizi bölmeye, çökertmeye uğraşıyorlar.

ATATÜRK'E MİNNET DUYALIM

Dünyanın en önemli güç merkezlerinde devamlı öncelikli konu Türkiye’ye ne yapılabilir oluyor. Bu teorik bir şey değil, bunu ben Washington’da her gün yaşıyor ve görüyorum.

Ama her şeye rağmen bu yorgun cumhuriyetimiz dimdik ayakta.

Dünyanın neredeyse en belalı coğrafyasında yer alan ülkemiz çevremizdeki ülkelerin özgür seçimleri bırakınız yapmayı düşünemediği bile bir ortamda biz aslanlar gibi demokratik seçimlerimizi yapıp yolumuzda yürüyoruz.

Onların çoğu gibi şanslı da değiliz. Bu coğrafyanın haritalarını dünya sisteminin merkezlerinde çizenler 100 yıl önce Türklerin doğal kaynak zengini olmaması için ellerinden geleni yaparak haritalarını ortaya çıkardılar. Bugün de harita çizme girişimleri bir türlü bitemedi çünkü ne yaparlarsa yapsınlar ülkemizin gücünü azaltamıyorlar.

Buna rağmen Türkiye, Atatürk’ün sıfır ekonomiyle yönetmeye başladığı bu ülkeden müthiş bir ekonomi de yarattı. Tüm bu belanın içinden geçip yolumuza yürürken, başta hiç bir şeyimiz yokken şimdi tüm dünyaya ihracatlar yapan, dünyanın 17’nci güçlü ekonomisi olan ülke konumuna geldik.

ÇOK ŞÜKÜR DİMDİK AYAKTAYIZ

İç savaşların, belanın hayatın normali durumunda olduğu bu bölgede ülkemiz bir çöldeki vaha misali bölünmüyor, bölünemiyor. Dini, etnik, ekonomik savaşla ilgili her şeyi kullanıyor dış güçler ve içimizdeki işbirlikçileri ama yapamadılar ve yapamayacaklar da.

31 Mart günü Türkiye’nin manevi gücünün dünyaya gösterildiği gündür.

Dindarı, dinsizi, farklı inançtan olanlarıyla Kürdü, Türkü hepimiz komşularımızla gidip oylarımızı özgürce verdik ve istediğimizi söyleyip istemediğimizi de dinledik ve dünya gördü ki Atatürk’ün kurduğu bu cumhuriyetin temelleri aslında çok sağlam.

Büyük bir sınav verdik önceki gün. Bu ülkeyi yıllardır yönetmekte olan iktidar sonucu büyük olgunlukla karşıladı muhalefet de aynen öyle.

Sorunlarla bunalmış olan bizler bazen elimizdeki bu kıymeti, bu muhteşem ülkenin güzelliğini unutabiliyoruz.

CUMHURİYETİMİZİN 100'ÜNCÜ YILDÖNÜMÜNE

Bugün sadece bunu hatırlatmak ve bu ülkeyi sevmeyi sürdürmemiz için bu yazıyı sadece kalbimle yazdım.
Temellerinin sağlamlığını Atatürk'e borçlu olan bu ülke şimdi diriliş sürecine girecek.

Ve cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yıldönümü olan 2023'teki seçimini yine rasyonel ve düzgün yaparak dünyaya yine örnek olacağına inanıyorum.

O güne vardığımızda zayıflıklarını, hatalarını düzeltmiş bir ülkede olunacağına da gerçekten inanıyorum.

Seni gerçekten seviyorum Türkiye, yeni yolun açık olsun.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • cemalhcaglar@yahoo.com 2 yıl önce Sevgili Yazarımız... Bizler de sizleri seviyoruz; vatansever, devletsever, milletsever kardeşimiz.Çok teşekkür ederim... Çok sevelim birbirimizi, çok çalışalım devletimiz için hem de karşılıksız ve insanlığın en çok okuyan milleti olalım.Ulu ülkemizin düşmanı çok, yükseltelim elele... Sevgilerimle..
    CEVAPLA
  • yurtyapan 2 yıl önce İşte budur, her aydının görüşü ve dileği bu olmalı,bunu göremeyen aydın zaten aydın değildir
    CEVAPLA