Bir süredir insanlığın ’anthropocene’ diye adlandırılan yeni bir jeolojik döneme girdiği konuşulup tartışılıyor. Bu yeni jeolojik dönemin tanımlayıcı özelliği insanın atmosfer ve jeoloji üzerinde mutlak hakim güç olarak tanımlanmasına dayanıyor.
Burada hakim güç denildiğinde bunu hemen olumlu bir gelişme olarak anlamayın. Çünkü anthropocene döneminde insan faaliyetleri ile doğal yaşam koşullarını tahrip ediyor. Dönemin ayırıcı özelliği bu tahripkarlık.
Üzerinde tartışmalar sürüyor ve kavram yaygın olarak kullanılıyor ama henüz anthropocene resmen bir jeolojik dönem olarak tanıma girmedi.

*

2008 yılında Geological Society of London’un Stratigraphy komisyonuna anthropocene’yi jeolojik dönemlendirmenin resmen bir parçası yapılması teklifi getirildi. Komisyon bun için yeterli meşru neden olduğunu kabul etmesine rağmen dönemin hangi tarihte başlatılacağı üzerine tam anlaşma sağlanmadığından resmen kabul işi bugüne kadar gerçekleşmedi.

*

İnsanın atmosfer üzerine hakimiyetinin anlamı da şu demek; yeni dönemde çevre kirliliği, global ısınma gibi felakete adım adım götüren özellikler ön plana çıkıyor.
Geological Society of America 2011 yılı toplantısını ‘Archean to Anthropocene’ diye adlandırdı ve yeni dönemin etkilerini derinlikle tartıştı.

*

Eğer bu dönemi hangi tarihte başlatacakları üzerine anlaşamıyorlarsa onlara bir samimi önerim olacak.
Yeni jeolojik dönemin başlangıç tarihi olarak 21 Kasım Perşembe gününü ve başladığı yer olarak da Türkiye Cumhuriyetini alsınlar.

*

Çünkü Türkiye o tarihte öyle akıl almaz, duyanı hayrete düşüren bir şey yaptı ki bu öneriye kimsenin karşı çıkabileceğini sanmıyorum.
15 termik santralın bacalarına filtre takılması üzerine bir karar vardı. Filtre takılması resmen 2019 yılı sonunda bitirilecekti.
Önceki gün TBMM bu sürenin 2 yıl daha uzatılması karanını aldı. Yani zehirlenmeye devam edilsin kararı resmen çıktı.
İnsanların zehirlenmesi olumsuz etkinin yanı sıra bunun bir de olumlu sonucu da var: bunun yeni anthropocene jeolojik döneminin resmi başlangıç tarihi olacağı da beklenmelidir. Yani jeolojik dönemleştirmeye Türk katkısından bahsediyoruz burada.

*

Celal Şengör hocaya ricam bir uluslararası toplantıda bunu öneri olarak gündeme getirirse o da jeolojik dönemleştirmeye Türk katkısının bilimsel ismi olarak tarihe geçer.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!