Yeteri derecede çalkantılı değilmiş gibi siyasi kulislere bir de "Cem Uzan dönecek" söylentisinin düştüğü görülüyor.
Dönebilir mi, dönse ne olur hiç bilmem, ilgili de değilim.
Ama son olarak birbiri üstüne gelen gelişmeler yeni Türk seçmeninde ciddi bir yeni beklenti bulunduğunu gösteriyor. Bunun tespit edilmesi ve üzerinde çalışılması önemli.
Söylediklerinde hiç bir yeni unsur bulunmayan, sürprizi olmayan Ali Babacan’ın çıktığı Teke Tek programı büyük ilgi gördü. Tahmin ediyorum ki arayışta olan bir büyük kitle izledi programı daha çok. 
Cem Uzan hakkında kaynağı ne olduğu belli olmayan bir söylenti çıkarılıyor sadece bu bile aynı beklentili kitlenin heyecanlanmasına yol açabiliyor.
Daha önce yaptıkları bundan sonra yapacaklarının da garantisi olduğundan şimdiden başarısız ilan edilmesi gereken Ahmet Davutoğlu sadece yeni bir oluşum içinde olduğundan aynı heyecanı kendi üstüne de çekebiliyor.

*

Bütün bu gelişmelerde ortak olan tek bir nokta var. Seçmen kitlesinin özellikle gençler ve kadınlar ağırlıklı bölümü yeni bir fikir ve yeni bir gelecek tasarımı duymak arzusu içinde.
CHP içinde İstanbul seçimi sonrasında bu arayışa cevap verenin Ekrem İmamoğlu olabileceği beklentisinde olanlar da var.
Düz bir mantık kullanarak bunlar "Erdoğan da İstanbul Belediye Başkanı olarak başladı işe, bugün geldiği noktaya bakın aynı süreç İmamoğlu için neden çalışmasın" diye düşünebiliyorlar.
Evet Erdoğan öyle yükseldi ama o belediye başkanı olduğunda çok çalıştı ve İstanbul’da fark yarattı, sonraki başarıları onun üstüne geldi. Şimdi CHP’li arkadaşlar bugün İmamoğlu’nun belediye başkanı olarak gerçekten somut iş olarak bir fark yaratmaya başladığını söyleyebilirler mi? Birçok projenin üzerinde çalışıyorlarmış onlar ortaya çıktıktan sonra İmamoğlu momentumu yeniden yakalayabilir.
Bu olmazsa daha önce ona umut bağlayan CHP’liler de yeni bir ‘kurtarıcı’ bekleyişine girebilirler.
AK Parti'ye gönül vermiş insanlar da yeni bir şeyler duymak istiyorlar.

*

Anlayacağınız yeni bir fikrin, geleceğe umutla bakılmasını sağlayabilecek bir düşüncenin başarılı olabilmesi için ortam müsait.
Özellikle gençler ve kadınlar alışıldık düşüncelerden bıkmış durumdalar.
Halk kötümserlik ve karamsarlıktan çoktan bıktı. Bunu sadece siyasette oluşan seçmen beklentilerine bakılarak değil İstanbul'un yaşadıklarına da bakarak görebiliriz.
Ekonomik kriz bütün ağırlığıyla sürerken, geçim sıkıntısı üzerimize çökmüş haldeyken İstanbul son zamanlarda yeniden bir sanat ve kültür merkezi haline dönüşmeye başladı. Hemen her gece özel bir gösteri, bir sanat olayı yaşanabiliyor. İnsanlar, orta hali olanlar da dahil, bunlara katılmak için çaba içindeler. Neredeyse çığlık atma diyebiliriz buna, insanlar "Artık karamsarlıktan kötümser gelecek düşüncelerinden bıktık, hayatımızda heyecan ve mutlu gelecek beklentisi istiyoruz" diyor gibiler. 
Bu benim için sürpriz değil. Türk insanının genlerinde Akdenizli bölümün dayanamayıp yeniden canlanacağını biliyordum. Hayatı yeniden kontrolüne almak için, mutlu olabilmek için canlandı genimizin o parçası. Bunun siyaset alanındaki yansıması da yeni bir laf duymak heyecanıdır. Aynı kitle sadece kendi yaşamında değil ülkesi için de güzel gelecek hayalleri kurmak ihtiyacı içinde.
Özetle siyaset alanı önümüzdeki günlerde hayli canlanacak çünkü seçmenin beklentileri hayli farklı ve kalitesi yüksek düzeyde.
Şu anda kesin kararını vermemiş olan, aramakta olan gençler ve kadınlar önümüzdeki günlerde kararlarını vermek sürecine girebilir. 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!