3 yıl önce Habertürk’ün Washington temsilciliği için henüz ısınma turlarımı atarken New York’ta Türkiye hakkında bir panel düzenlenmişti.
Şimdinin DEAŞ ile mücadele özel temsilcisi olan James Jeffrey, Erdoğan hakkında bugüne kadar aklımdan hiç çıkmayan şunları söylemişti o toplantıda...
Biliyorsunuz Jeffrey, Türkiye’de de büyükelçilik de yapmış ve Erdoğan’ı tanıyan bir deneyimli diplomattır.
"Erdoğan beni çok şaşırtıyor. Ben hayatımda ilk kez kapalı diplomatik toplantılarda aynen halka söylediği gibi konuşan, iç siyasete yönelik pozisyonları uluslararası ilişkilerde de aynen savunan ondan başka lider ne gördüm ne de tanıdım" demişti James Jeffrey.
Üzerinde fazla düşünmezseniz "İşte bu dürüstlüktür" diye savunacağınız bu tavrı Jeffrey eleştiriyordu çünkü o bazen dış politik gelişmelerin iç siyasette açıkça anlatılmaması gerektiğine inananlardandı. Yani, uluslararası ilişkide atacağımız her adımı önceden iç siyasette açıklamamalıyız diyordu deneyimli büyükelçi.

*

Ben de aynı fikirdeyim ve son NATO toplantısında yaşananlardan sonra bunları yeniden hatırladım ve gördüğünüz gibi bunları yazma ihtiyacı da duydum.
Önce şunu söyleyeyim NATO’daki vetomuzu kaldırıp ilişkilerimizi düzgün tutmamız doğru karardır. Ben adı NATO da olsa Türkiye’nin batı dünyası ile ilişkilerini sürdürmesine yarayan tüm kurumlarda ilişkilerinin iyi olmasını isterim daima. Savaş örgütü de söz konusu olsa bu tavrım değişmez. Her zaman öyle davranmasalar da demokratik ülkelerin ortak savaş örgütüdür NATO ve Türkiye’ye NATO’ya, demokrasi kulübünün örgütüne güçlü bir şekilde üye olmak yakışmaktadır.

*

Bunu önceden söyledim çünkü yöneticilere bir çift eleştirim de olacak. Yine eski hastalık hortladı ve toplantıda neler yapılmaya çalışılacağı büyük ihtimalle iç politik çıkarlar için toplantıya gitmeden önce bağıra çağıra ilan edildi. Sonunda Türkiye dediğini yaptı ve vetosunu kaldırdı ama yine çok net ve yüksek sesle söylenmiş olduğundan bazı insanlar şimdi de karşılığında alacaklarınızı söylediklerini alabildiniz mi diye soruyorlar.
Aldılar mı bilmiyorum çünkü bu tür toplantılarda alınan her karar liderlerin ülkesinde açık olarak anlatılmayabilir ve kimse de bunu demokrasiye aykırı filan diye nitelendirmez.
Karşılığında hiçbir şey almasak da veto kararının kaldırılmış olması yine de doğru adımdır çünkü bu Türkiye’nin uzun vadeli çıkarına yatırımdır.
Dış politikayı ahlak ve etik beklentilerini yerine getirmek için yürütemezsiniz dış politikada sadece çıkarlar vardır ve bu çıkarlar bazen de acımasızdır ve yönetimler hoşlanmadıkları, aslında inanmadıkları bazı şeyleri de yapabilirler dış politika çıkarları söz konusu olduğunda.
Demokrasinin beşiği olan ülkelerde bile yönetimler dış politikalarını kamuoyunun ahlak anlayış testine tabi tutmuyorlar. Onlar böyle davranırken bizim hasarlı ve iyileşmek için mücadele etmekte olan demokrasimizde kamuoyunun anladığı ahlak ve etik yönünde dış politika yapmaya çalışmak bazen ülkeye zarar verebilir. Bu yüzden bazı toplantılara gitmeden önce çok açık konuşmak ve kendimizi bağlamak hiç doğru değildir. Umarım doğru adımların atıldığı NATO toplantısı bazı iç politika için yapılan yanlışlardan dış politikada artık bundan böyle tamamen çıkılması için vesile olur.
 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!