Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin


Bu virüs günlerinde Amerikan yönetimi çok yetersiz kaldı.
Eskiden Washington'da diplomasi muhabirliği yaptığım günlerden kalan alışkanlık nedeniyle yönetimin durumunu sadece ‘yetersiz kaldı’ diyerek yumuşak, terbiyeli bir biçimde ifade ediyor olmalıyım.
Ama şimdi diplomasi muhabirliği yapmadığımdan kendimi aslında olmadığım gibi terbiyeli olarak sunmama da gerek kalmadı.

*

Yani artık diyeceğimi kendimi fazla kontrol etmeden söyleyebilirim; Amerikan yönetimi son günlerde tam bir moron gibi davranıyor.
Öyle şeyler oluyor ki bana bazen inanamıyorum. "Artık bu da olamaz" dedirten işleri daima, her defasında kendilerini aşarak, yapabilmeyi başarabiliyorlar.

*

Örneğin kendimi hapiste hissetmekte olduğum, bu New York’ta öyle inanılmayacak bir olay yaşandı ki eminim siz de okuyunca "Artık pes, ayıp be, bu da olamaz" diyeceksinizdir.
Olayı New York Daily News gazetesinin birinci sayfa kapağından bizlerle birlikte öğrenen Vali Cuomo bile basın toplantısında şaşkınlık içinde tepkisini koydu.

*

Benim her türlü tuhaflığı, anormalliği yapan insanları tanımlamak için ortaya atmış olduğum ‘Amerikan Gotiği’ kavramını hatırlayın. Amerikan Gotiği kavramı tam da bu olayı tanımlamak için gerekiyor.

*

Düzeyleri Türk tıp sistemi kadar iyi olmasalar da buradaki tıp alanında çalışanlar ellerinden geldiğince canla başla savaşlarını sürdürmeye çalışıyorlar.
Tıp denilince aklımıza doğal olarak doktorlar gelir ama sistem yardımcı personel olmadan çalışamaz.
Doktorlar ile diğer tıp çalışanları arasında bariz bir sınıfsal fark var.
Doktorlar bayağı iyi kazanıyorlar.
Mesleğinde çok iyi olanlar var ama fazla işe yaramayanı da bolca. İşin ilginci bu fazla işe yaramayan bölüm bile hayli yüklü para kazanıyorlar burada. Birlikte çalıştıkları hemşirelerin bu tiplerden daha iyi tıp bilgisi olduğuna eminim ama kazanılan paraya baktığınızda hemşirelerin durumunun hayli kötü olduğunu görebilirsiniz.

*

Bu sınıfsal ayrımın ve sömürünün Amerika’da sanki doğal bir kanunmuş gibi görüldüğünü ve normal sayıldığını bilin.
Başka ülkelerde düşünen insanları utandırabilecek bu sınıfsal sömürü burada aslında olması gereken normal hayat olarak görülebiliyor.
Sıradan insan için hiç bir sosyal iş yapmaya niyeti olmayan Amerikan devleti aslında bu acımasız sınıfsal sömürü sisteminin varlığı nedeniyle çok güçlü.

*

Doktorlar dışındaki sağlık çalışanları genelde siyah ve Latin Amerika kökenli. Bu nedenle salgında en çok ölümlerin de bu iki halk kesiminden olduğu ortaya çıktı. Az maaşla sömürülen bu kesimi bir de yeterli koruyucu tedbir alınmadan savaşa sürdüler, resmen virüsün göbeğine attılar onları, sonra da hiç utanmadan "Acaba bu iki halk kesiminde salgından ölümler neden fazla" diye sorular sorulabiliyor.
İnsanı çıldırtabilecek düzeyde bir ikiyüzlülük bu.
Elinde bu kadar imkanı ve parası olan bu sistemin aslında utanıp kendini sorgulaması gerekirken bunlar aynı tas aynı hamam işleri kendi bildikleri gibi sürdürmeye çalışıyorlar.

*

Geçenlerde New York’un Daily News gazetesi çok ilginç bir fotoğraflı haber yaptı.
Tabloid gazetenin ön kapağında bir metro treninin içine doluşmuş evsizler görülüyordu.
New York’un sayıları hayli fazla olan evsizler nüfusu içinde virüs çok fazla görülüyor.
Çünkü yaşamak zorunda oldukları korkunç hayatlar nedeniyle bağışıklık sistemleri nerdeyse hepsinin çökmüş durumda.
Bu nedenle ben evsiz sığınma merkezlerine 'Korono Virüs Kolonisi' adını taktım.

*

Buradaki sistemin mali gücü bu zavallı insanları geceleri insan onuruna uygun bir yerlerde yatırmaya herhalde yetmediğinden onlar sığınaklara girmeye, korktuklarında geceyi sıcak geçirebilecekleri metro trenleri gibi yerlere sığınıyorlar.

*

Gazete evsizlerin bir tren içindeki tıkış tıkış hallerini gösteren fotoğrafına 'Cehennemden önceki son durak’ başlığını atmış.
Neden biliyor musunuz?
Çünkü bu trenler evsizler sabah terk ettikten sonra genelde dezenfekte edilmiyorlarmış! İnanabiliyor musunuz buna ve işe gitmek için bunu kullanan halk da bunların içine aynen tıkışıyorlarmış.
Sabah işe gitmek için metro sistemini kullanan nüfus içinde hastane çalışanları da ağırlıklı yer alıyor.
Şimdi durumu düşünün sabaha karşı metro trenlerine doluşan evsizler nedeniyle hemen her vagon bir virüs kolonisine dönüştükten sonra sabah halk da biniyor bu trenlere.
Sonra da inanılmaz biçimde "Acaba yeni vaka sayısında azalma bir türlü neden olmuyor" diye sorabiliyorlar burada.

*

İnsanı çıldırtabilecek düzeyde bir aldırmazlık, bir sosyal ihanet yaşanıyor burada.
Düşünün vali bile bu korkunç olayı gazete sayesinde öğrenebildi.
Sonra iş işten geçtikten sonra trenlerin dezenfekte edilmesi sistemi getirildi nihayet. Sistem desem de, karmakarışık, pratik olmayan bir düzenleme bu.

*

Size bir şey söyleyeyim mi bu sürekli muhatap olmakta olduğum olaylar sürerse -ki kesin sürecektir- ben gençlik günlerimde olduğum gibi tekrar militan bir Marksist de olurum bu işin sonunda kesinlikle.
65 yaşında dağa çıkacak halim olmayacağına göre sadece militan Marksitliğin teorik çözümlemesini yapmakla yetinirim diye düşünüyorum.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!