Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Faiz kararıyla ve hiç bitmeyecek bağımsızlık tartışmasıyla sürekli gündemimizde olan Merkez Bankası’ndan bahsederken çoğumuz Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası deriz.

Oysa bu kurumun resmi adı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası' dır. Bu Cumhuriyet’ten sonra (i) harfini olmaması biraz sonra anlatacağım nedenle çok ama çok önemli.

*

Yıllarca ekonomi eğitimi aldıktan, hatta üniversitenin ekonomi kürsüsünde çalıştıktan sonra bile benim bu önemli gerçeğe dikkatimi ilk kez 1980’li yıllarda Ankara’da ekonomi muhabirliği yaparken Merkez Bankası Başkanı Rüştü Saraçoğlu çekmişti. Onunla bir sohbetimizde benim devamlı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası dememi Başkan Saraçoğlu düzelterek "Cumhuriyeti değil Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" vurgusunu yapmıştı.

BU NEDEN ÖNEMLİ?

Bu kurumun adının tarihi bile Atatürk’ün ve cumhuriyet kadrolarının merkez bankasının bağımsızlığı konusunda ne kadar duyarlı ve konular hakkında ne kadar bilgili olduklarını göstermeye yeter.

Merkez Bankası 11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı kanun ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası unvanı altında özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve özel sermayenin de katıldığı bir anonim otaklık olarak kurulmuştur.

Atatürk ve kadroları o yıllarda aslında ekonomisi filen olmayan bir ülkede ekonomi oluşturmak için dev adımlar atıp gerçek bir mucize de yaratıyorlardı. O kadrolar bu zor işi yaparken, yeni cumhuriyetimizin kurumlarını oluştururken son derce bilgili, birikimli kararlar alıyorlardı.

Bu yüksek bilinç ve bilgi düzeyi merkez bankası kuruluşunda da son derece belirgindi. Yeni kurulan merkez bankasının başına Türkiye Cumhuriyet denildi çünkü bu kurumun devletten ayrı ve bağımsız olduğuna özel vurgu yapılmak isteniyordu.

Bankanın ilk kuruluş kanunu tasarısında adı Cumhuriyet Merkez Bankası olarak düşünülmüşken o zamanların yine yüksek bilinçli milletvekillerinden oluşan TBMM komisyonunda uluslararası ilişkiler de düşünülerek bankanın adı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak değiştirildi.

Burada bugünkü insanlar açısından önemli olan ve anlaşılması gereken yön şudur; bu yüzden tekrar vurguluyorum yönetici kadrolar o dönemde bankanın bağımsızlığını vurgulamak amacıyla merkez bankasının resmi adında Türkiye Cumhuriyeti ve bunun kısaltılmış şekli olan T.C.’ye özelikle yer vermediler.

*

Şimdi başta büyük önderimiz Atatürk olmak üzere yönetici kadrolarının bu kadar bilgili birikimli ve bilinçli olabildiği bir cumhuriyette bugünlerde merkez bankası üzerine çıkabilen bazı tartışma ve polemikler hakikaten üzücü olabiliyor.

Atatürk'ü her zaman sevgiyle anıp onu özleyenler, "Keşke bugün de olsaydı" diyenlerin duyguları bazen tam anlaşılmıyor. Biz bu özlemimizi sadece siyasi nedenlerden dolayı değil onun ve o dönemin kalitesini ve değerli insanlarını özlediğimiz için duygusal olabiliyoruz. Bugünlerde başta merkez bankası olmak üzere cumhuriyetimizin kurumlarının düşürüldüğü duruma bakıp da eskinin kaliteli kadrolarını hasretle, saygıyla ve hüzünle anmamak mümkün değil.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00