Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Bugün anlatacağım, uzun zamandır kurmakta olduğum, fantezi ilk önce özellikle Fransa ve İngiltere'de 18 ve 19’uncu yüzyıllarda var olan ‘salon sistemini’ anlatmamı gerektiriyor.

        Yaklaşan seçim ve CHP liderini içeren güncel bir fanteziyi anlatmak için neden bu kadar dolambaçlı tarihi bir anlatıma giriştiğimi eminim merak edeceksiniz.

        Bunu net açıklayabilmem ancak salon sistemini biraz anlattıktan sonra mümkün olabilecek. Ve ben açıklamamı yaptıktan sonra umarım "Öyle bir salon sistemi bizde de olsaydı her şey daha kolay olurdu" demeye bile başlayacaksınız.

        Yaklaşan seçimi ve CHP liderini alakadar ettiği için hemen herkesin sadece bununla ilgileneceği zannettiğim fantezimi bu merakı gidermek için baştan anlatmalıyım. Fantezim, CHP liderinin cumhurbaşkanlığı seçimi adaylığından yerine Meral Akşener’i aday göstererek ve CHP örgütünün de buna desteğini alarak çekilmesini içeriyor.

        Kazanılabilir bir seçim adımı oluşturacağını düşündüğüm bu stratejinin gerçekçi başarılı olabilmesi için ciddi bir hayal kırıklığı yaşaması ihtimal olan CHP örgütü ve HDP’nin de bu stratejiye destek vereceğini varsaymamız gerekiyor. Bunun olabilmesinin CHP ve HDP örgütlerinin yaklaşanın sadece bir seçim olmadığını ve ülkenin varlığını ilgilendiren son derece kritik bir dönüm noktası olduğunu görüp daha büyük amaç için bazı tavizler vermeleri gerektiğini görmelerine de bağlı.

        Bu şartlar sağlandı diyelim Meral Akşener başkan adayı olursa bunun yapılabilir ve kazanılma ihtimali yüksek bir alternatif olduğunu fantezimde düşünüyorum.

        Yıllardır bunca mücadelesinden sonra, bunca aşılan zorluklardan sonra, ülkesi için yine büyük bir fedakarlık yapması gerekecek Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili olarak başta bahsettiğim salon sistemi keşke olsaydı dediğim noktaya geliyorum. Bu yüzden fanteziye devam edebilmem için ilk önce o sistemi biraz anlatmam gerekecek.

        Salon nedir?

        Salon nedir?
        0:00 / 0:00

        İber Hoca (Ortaylı) ‘İnsan Geleceğini Nasıl Kurar’ başlıklı kitabının 74’üncü sayfasında salon sisteminin tarihini kısaca anlattıktan sonra bu sistemin Türkiye’de olmamasını hayal kırıklığını çağrıştıran kelimelerle anlatıyor.

        Genellikle zengin insanların evlerinde veya seçtikleri mekanlarda (ama özellikle evlerinde) oluşan bu salonlar dönemin önde gelen siyasetçilerinin, sanatçıların, düşünür ve bilim adamlarının sadece konuşup görüş alışverişinde bulunmak için bir araya geldiği, genellikle yemekli toplantılara verilen ad.

        Geçmiş çağlarda kendilerine eğitim alma yolları kapanmış ve benliklerini, yaratıcılıklarını ortaya koyma yolları kapanmış olan zengin ve güçlü kadınlar salonlar örgütleyerek toplumların yaşamında yönlendirici öncü rol oynayabilmişlerdi.

        İlber Hoca bu kadınlardan Gustav Mahler’in eşi Alma Mahler’in düzenlediği salonlara değiniyor. Bu sistemin hayli geliştirildiği Fransa’da ve İngiltere’de güçlü ve akıllı kadınların örgütledikleri salonlar çok meşhurdur ve tarihteki önemleri iyi bilinir.

        Dikkat ederseniz biraz önce salon örgütleyen kadınları tanımlarken akıllı olunmasına özel vurgu yaptım.

        Çünkü etkili ve önemli bir salonu örgütleyebilmek için düzenleyicinin zengin ve güçlü olması yetmezdi toplantıya katılacak akıllı ve kültürlü, birbirine zıt hatta düşman olabilecek fikirler de taşıyan insanların güzel sohbet edebilmelerini ve salonda bir tartışma çıkarsa onu yönlendirecek akla da sahip olması gerekiyordu düzenleyicinin.

        Salonlar toplumlarda bazen konuşma ve diyalog yollarının medeni ortamlarda açık tutulması durumda demokrasinin işleyişini garanti altına alan oluşumlardı..

        Meseleyi böyle koyunca, İlber Hoca'nın salonların Türkiye’de olmamasından duymuş olabileceği hayal kırıklığını da anlamak kolay olabiliyor.

        Kahraman kime denir?

        Kahraman kime denir?
        0:00 / 0:00

        Paul Johnson tarihte ‘kahraman’ olarak konumlandırılan insanları incelediği çalışması ‘Heroes’un bir bölümünü yaşadıkları toplumlarda etkili salonlar düzenleyen kadınlara ayırmış ve onların da bir tür kahraman olarak nitelendirilebileceklerini söylemiştir.

        Aslında bu yazı da temelde bir siyasi fantezi olduğundan ve o fantezide benim CHP liderinden bir kahramanlık beklediğim göz önüne alınırsa; kahramanların ortak özellikleri üzerine yapılan o çalışma da benim siyasi fantezimde CHP liderinden beklediğim ülkenin geleceği için tavizin ve fedakarlığın da bir kahramana yakışan nitelikler olduğunu ve ayrıca o kahramanlığı yaptığı takdirde bunun kendi benliğinde yaratabileceği darbeleri aşması için özelikle bir kahraman tavırlı düzenleyici tarafından oluşmuş bir salonun da bulunmasının sağlıklı bir çözüme geçiş için ne kadar da önemli ve kaçınılmaz olduğunu görmeme yol açtı.

        Bunu biraz daha açabilmem için son yazımda İngiltere’de siyaset dünyası açısından özel önem ve yeri olan bir salondan özellikle bahsetmek gerekecek.

        CHP lideri bir salon ortamına ihtiyaç duyabilir

        CHP lideri bir salon ortamına ihtiyaç duyabilir
        0:00 / 0:00

        Seçim ile ilgili fantezimde CHP liderinden bir kahramanlık ve ülkenin geleceği için kendinden taviz vermesini beklediğim net.

        Herhalde bu ülkede aklı başında olan hiçbir insanın Kılıçdaroğlu’nun başkanlığa yakışacağını ve onun o makam için gereken tecrübe ve bilgi birikimine sahip olduğunu reddedecek hali olmamalı.

        Ben özellikle bu fikirdeyim ve CHP liderine saygım büyük ama buna rağmen kurmakta olduğum siyasi fantezimde onun yine de bir taviz verip başkanlık adaylığından Meral Akşener lehine çekilmesini hayal edebiliyorum. Bu cumhuriyetimizin geleceği için kaçınılmaz bir adım gibi gözüküyor bana.

        Şimdi bu aşamada CHP lideri bu kahramanlığı yaptığı takdirde onun ve Meral Hanım'ın katılacağı bir salon keşke var olsaydı diye neden düşündüğümü açıklamam gerekiyor.

        Bunun önemini rahat anlatabilmem için 1940’larda Leydi Pamela Berry’nin örgütlediği salonlara bakmamız gerekiyor. Leydi Pamela’nın meclis binasına yakın konağında düzenlediği salonlar özelikle seçim geceleri çok ilginç olurdu.

        Gecenin ilerleyen saatlerinde seçimden zaferle çıkanların yanında yenildiği haberini alanlar da salona katılır ve yemek sofrasında biraz rahatladıktan sonra seçim ve gelecek hakkında sohbetler açılırdı. Leydi Pamela fazla müdahale etmeden dinlediği sohbetleri zaferle çıkmış olanların kendilerini artık hiç yenilmez zannetmeye başlamamalarını sağlamak ve yenilgiye uğramış olanları da hemen vazgeçmemeleri için yönlendiren sorular sorar ve sohbeti ortak anlaşma alanlarına çekerdi.

        Türkiye’de böyle yiyecek içecekli medeni sohbet alanları olsaydı eğer CHP lideri bir kahramanlık yapmaya karar verirse ülkenin düşünürlerinden, sanatçılarından, bilim insanlarından yaptığının ülkenin geleceği açısından ne kadar da önemli olduğunu ve bu hareketi nedeniyle aslında ne kadar takdir edildiğini medeni bir sohbet ortamında duymak ihtiyacında olabilirdi. Bu sözlerin onlardan gelmesinin önemi büyük olabilirdi.

        Dedim ya bu sadece benim bir siyasi fantezimden ibaret yoksa medeni sohbet ortamlarının oluşmasının ve bu ortamlarda karşı fikirde insanların sohbet etmelerinin artık bu ülkede imkansız olabileceğini ben de maalesef teslim ediyorum.

        Diğer Yazılar