Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

ATATÜRK'ün ölümünden 2 ay önce mühürletip kaldırttığı ve 50 yıl açılmamasını istediği siyasi vasiyeti hakkındaki gizem sürüyor.
1988 yılında açılması gereken vasiyetin açılması, dönemin güçlüsü Kenan Evren tarafından "Halk henüz buna hazır değil" denilerek 25 yıl daha ertelenmişti.
Süre, bu yılın 10 Kasım'ında dolacak.
Vasiyetin içeriği hakkında yıllardır birçok spekülasyon yapıldı. Ben, yaşanan gelişmelere bakarak içerik hakkında bazı düşünceler ileri süreceğim.
Bu konuda çalışmalar yapmış değerli araştırmacı Aytunç Altındal ile örtüşüyor düşüncelerim.
Kenan Evren'in ve yılların sert seküler iktidarlarının tavrının, vasiyetin içeriğinden korkmakla alakalı olduğunu, AK Parti'nin tavrının ise doğru zamanlamayı beklemekten ibaret olduğunu düşünüyorum.
Atatürk hayatının sonuna doğru bölgemizdeki Müslüman ülkelerin geleceği hakkında çok düşünüyordu. Bölgedeki Müslüman ülkelerin sayısının yıllar içinde çoğalacağını ve çoğunun da siyasi krizlerle karşı karşıya kalacaklarını tahmin ediyordu.
Türkiye'nin bölgedeki Müslüman ülkelere model oluşturacak, kılavuzluk yapacak bir gücü olacağına emindi Atatürk.
İşte bu yüzden Atatürk, halifeliği kurum olarak ortadan kaldırmadı, kurum ile son halife arasındaki ilişkiyi kopardı ve kurumu Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurum olarak koruma altına aldırdı.
Yeri ve zamanı gelince seküler Türkiye Cumhuriyeti'nin halifelik kurumunu tekrar canlandırabileceğini ve bunu bazı Müslüman ülkeler arasında dönüşümlü halifelik sistemiyle işleve sokabileceğini düşünüyordu.
Bölgedeki Müslüman ülkelerin modern dünyanın yeni gereksinimleri ve zorunlulukları karşısında bir kılavuza ihtiyaç duyacakları öngörüsüyle hareket eden Atatürk vasiyetine halifelik kurumunu da koydu.
Bu vasiyeti gören Demokrat Parti Lideri Adnan Menderes işte bu yüzden "Siz isterseniz halifeliği dahi getirebilirsiniz" demişti.
Askeri yönetim tarafından asılmasında önemli rolü olan bu sözleri Adnan Menderes, Atatürk'ün vasiyetinden yola çıkarak söylemişti.
Askeri darbe iktidarları ve onlardan güç alan sert seküler iktidarlar bu gerçeği daima halktan gizlediler, çünkü Atatürk'ün ileride bir halifelik kurumu önerdiği ortaya çıkarsa bu cumhuriyetin resmi ideolojisinin çökmesi anlamına gelecekti. Halbuki Atatürk, önerdiği biçimiyle halifelik kurumunun cumhuriyet sistemiyle bir çelişkisi olacağını düşünmüyordu.
Aksine Atatürk geleceğin seküler Türkiye Cumhuriyeti'nin Müslüman bir ülke olarak bölgesinde bir güç olacaksa bunun bu kurum yoluyla da sağlanacağını düşünmekteydi.
Bence Kenan Evren bir 25 yıl daha açıklanma yasağını, bu vasiyetin içeriğinden korktuğu için getirmişti.
Peki zamanı geldiği halde AK Parti iktidarı neden açıklamıyor vasiyetin içeriğini?
AK Parti eğer bu içerik benim düşündüğüm gibiyse bundan korkacak değil tabii ki aksine bu içerik AK Parti'nin çok da işine gelmelidir.
Bu yüzden AK Parti iktidarının zamanı çoktan geldiği halde vasiyeti hâlâ daha açmamasının nedeni, sadece zamanlamayla ilgili bir kaygıdan kaynaklanmalıdır.
Bence Atatürk'ün vasiyeti Başbakan Erdoğan tarafından uluslararası konjonktür ne zaman uygunsa ve Türkiye'nin bölgesindeki çıkarlarına en iyi ne zaman hizmet edecekse o zaman açıklanacak. Eğer vasiyetin içeriği tahmin ettiğim kadarıyla böylesine potansiyel travmatikse doğru olan tavır da budur.

 

Sunday Times

BENCE gazetelerin geleceği hakkında düşünen, laf söyleyen her insan Sunday Times
Gazetesi'ni çok detaylı incelemelidir. Bu gazete, formatını hiç değiştirmedi, rakipleri gibi tabloid formatı hiç düşünmedi ve hep kaliteye, iyi yazıya yatırım yaparak bugüne kadar güçlü bir şekilde geldi, gazetecilikte kalitenin bayrağını taşıdı ve hâlâ daha çok başarılı. Geniş bir okuyucu kitlesi var, satışları iyi. Klasik gazetelerin sonunun geldiğini kolaylıkla söyleyenler ilk önce kendi gazetecilik anlayışlarını sorgulamalı ve sonra da Sunday Times Gazetesi'ni iyi bir biçimde incelemelidirler.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!