Türkiye ile Almanya arasında diplomatik-siyasi gerilimin dozu artarken, bu ülkede yaşayan yaklaşık 4 milyon Türkiye kökenlinin durumu mezarlıkta ıslık çalmaya benziyor!

Yabancı düşmanlığını artıran her kelime, derinden etkiliyor..

Bu yıl 25’inci yılını kutlayan Avrupa Türk İşadamları ve Sanayicileri Derneği (ATİAD) tarafından Düsseldorf Kongre Merkezi’nde düzenlenen, 6. Türk-Alman Ekonomi Günü’ndeki panele katılmak üzere geldiğim Almanya’da ilk izlenimim bu...

ATİAD’ın etkinliğine geçen yıl Türkiye’den CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke katılmıştı. Bu yıl iki ülke arasında yaşanan “etkinlik krizinden” dolayı siyasetçilerin buluşmasına ev sahipliği yapma imkânı olmadı...

‘BİRLİKTE YAŞAMAYA ALIŞIĞIZ’

Her 3 Türkiye kökenliden 1’inin yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Çalışma, Uyum, Sosyal İşler Bakanı Rainer Schmeltzer’i dinledik.

Okulundaki basketbol antrenörünün Türkiye’nin eski milli oyuncularından olduğuna vurgu yapıyor, “Biz birlikte yaşamaya alışığız” diyor.

Rainer’in konuşmasında odaklandığı konu, “nitelikli işgücü açığı ve eğitime yatırım” sorunları...

Almanya’da Türkiye kökenliler arasında işsizlik yüzde 18 gibi yüksek bir oran.

Düsseldorf Başkonsolosu Şule Gürel, iki ülkenin pozitif gündeme dönmesi gerektiğini ifade ettiği konuşmasında, Almanya’da Eylül 2017’de yapılacak federal seçimlere gönderme yaparak iç kamuoyuna sesleniyor:

“Türkiye, Almanya ile ticarette 50 milyar Euro açık veriyor.”

TÜRKİYE’YLE BÜYÜMEK İSTİYOR

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan; Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ülkesinde propaganda yapmasına izin vermeyen Almanya’ya sert bir yanıt gelmişti. Türkiye’den tepkiler yükselirken; Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Alman mevkidaşı Sigmar Gabriel, 8 Mart’ta Almanya’da düzenlenecek Turizm Fuarı’nda bir araya gelme konusunda mutabık kaldı.

Bu fırtına arasında iki bakanın yan yana gelecek olması önemli bir gelişme. Almanya Başbakanı Merkel’in miting iptal kararını “yerel inisiyatif” olarak değerlendirerek üzerine almaması, Türkiye ile Suriyeli göçmenler politikasında sağladığı ittifakı hatırladığını gösteriyor.

ATİAD Yönetim Kurulu Başkanı Av. Aziz Sarıyar, 2. Başkan ve teknolojik tarım firması Humintech’in ortağı Müfit Tarhan, 3. Başkan ve aile firması Marmara’nın sahibi Serkan Volkan Kuru’yla yaptığımız sohbetlerde, ortaya çıkan tablo şu:

“Almanya’daki Türk toplumu, yabancı düşmanlığının yükseldiği Batı evreninde güvenle yaşamını sürdürebilmek için arkasında güçlü bir Türkiye görmek istiyor.”

Bu talebin ekonomik hayatta somut bir karşılığı da var.

Zira buradaki işadamlarının çoğunun Türkiye’de yatırımları var. Ve Almanya’daki yatırımlarının önünü tıkayacak “krizlerle” karşı karşıya kalmak istemiyorlar...

Almanya’da yatırım yapan şirketlerin kuruluş işlemlerini yapan Sarıyar, Türkiye’deki yatırımcılar için bir fırsattan da söz ediyor:

“Almanya’da kurucularının yaşlanmasından dolayı ikinci nesle devredilemeyecek durumda 100 bin şirket önümüzdeki 3 yılda satılacak. Alman ve Türk şirketlerinin işbirliği imkânları artıyor.

Türk kökenli girişimci tarafından Avrupa’da faaliyet gösteren 149 binin üzerindeki işyerinin yaklaşık 100 bini Almanya’da kuruldu.

Toplam 8 milyar Euro yatırımı olan şirketler yılda 50 milyar Euro ciro gerçekleştiriyorlar, 500 bin istihdam sağlıyorlar.

‘ASRIN DAVASI’ NİYE BİTMİYOR?

Sarıyar, Almanya’nın Münih kentinde 4 yıldan beri süren 2000-2007 yıllarında 8’i Türk vatandaşı 10 kişinin öldürülmesinden ve 13 bankanın soyulmasından sorumlu tutulan terör örgütü Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) davasını hatırlatıyor.

Davaya müdahil olarak katılan Sarıyar, Türkiye’nin diplomatik gerekçelerle bugüne kadar davaya koyduğu mesafeyi hatırlatıyor. NSU’nun varlığı ve Türkleri hedef alan cinayetlerin arkasındaki yapı olduğu, 4 Kasım 2011’de bir dizi tesadüf sonucu ortaya çıkmış, iki örgüt üyesi 2011’de bir banka soygununun ardından saklandıkları karavanda ölü bulunmuştu. Sarıyar, Almanya’da “Asrın Davası” olarak anılan davayla ilgili olarak 2’si tutuklu 4 sanık hakkında ömür boyu hapis istendiğini vurguluyor.

370 duruşmayı geride bırakan davayı sonuçlandırmayan Almanya’nın, Türk toplumunun yanında olduğunu göstermesi için ne beklediğini düşünmeden edemiyorum...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
1881 -
1938