İkoncan'ın en büyük aşkı! FOTO GALERİ

Türkiye'nin stil ikonu İvana Sert biricik oğlu Kayon'u Mother&Baby'ye anlattı..

04 Mart 2009 Çarşamba, 13:08:00Güncelleme: 13:08:00
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.

İvana Sert, Sırp bir güzel. Tanınmış model, iş için geldiği Türkiye’de eşi Yurdal Bey’le tanışır ve tıpkı peri masallarındaki gibi ilk görüşte birbirlerine aşık olurlar… Mother&Baby Türkiye’nin stil ikonu olarak da tanınan İvana Hanım’la anneliğinden, evliliğinden, modadan ve Kayon Ateş’i konuştu..

Hazırlayan: Buket Cengizalp / Fotoğraflar: Cengiz Dikbaş

 

 

 

İVANA SERT VE OĞLU KAYON'UN FOTOĞRAFLARI 

İvana Sert, gerçek bir stil ikonu. Günlük kıyafetleriyle stüdyoya geldiğinde, üzerindeki yırtık pantolonundan ve aksesuarlarından da bu anlaşılıyordu. İvana Hanım Sırp. Ama Türkler’i o kadar benimsemiş ki bizden söz ederken o da ‘biz’ diyor! Ayrıca Mother&Baby’ye Sırbistan kültürüyle bizim kültürümüzün birbirine benzer çok yönü olduğunu belirten Sert, biricik oğlu Kayon Ateş’in burada bizim anneannelerimizle büyümesinden de çok memnun.

Türkiye’ye ilk nasıl geldiniz?

Yarışmayla. Miss Globe yarışmasına gelmiştim. Ara ara da iş için geliyordum. Eşimle de Türkiye’de tanıştık.

Eşiniz Yurdal Bey’le ilişkiniz nasıl başladı?

Yurdal kulüp sahibi olduğu için öyle tanıştık. Birbirimizi görür görmez aşık olduk, sonra da evlendik. Bu sırada ikimizin de sevgilisi vardı… Ama işte aşk böyle bir şey olsa gerek. 6 senedir de buradayım.

Aşkınızın meyvesi Kayon Ateş! Bizde isimlerin anlamları vardır. Ateş’in anlamı çok keskin. Kayon’un bir anlamı var mı?

Evet, Galce, ‘yapabilen’ anlamına geliyor, Çok hoşuma gitmişti, değişik bir isim bu ismi daha önce pek duymamıştım.

Hamileliğinizde kaç kilo aldınız?

Hamileyken 20 kilo aldım ama yemeğe dikkat etmedim. Canım ne istiyorsa onu yedim. Hamileyim diye hiç diyet yapmadım, ama yoga yaptım. Özellikle son 3 ay ve her gün yüzdüm. Doğumum Los Angeles’da oldu ve normal doğum yaptım. Kolay ve sağlıklı geçen bir doğum oldu.

Aileniz yanınızda mıydı?

Hayır. Ne yazık ki yanımda olamadılar. Ben bir ay Amerika’da yalnız kaldım. Bu yüzden de doğum sonrası depresyonuna girdim. Ben konu açılmışken annelere bu konuyla ilgili bir şey söylemek istiyorum. Doğum sonrası depresyona girebilirsiniz. Ama bir tek şeyden emin olun. Bu geçici bir durum! Çok sıkıntı yaşıyor olabilirsiniz ama bu sorun gelip geçici. Tabii uzun sürerse bir uzmana görünmenizde yarar var.

Evet, çok doğru. Peki, kilolarınızı nasıl verdiniz?

Doğumdan sonra kilolarımı emzirerek verdim. Ben 8 ay emzirdim. Bildiğim kadarıyla da emzirirken 500 kalori harcıyorsunuz. Normalde bu 500 kaloriyi yakabilmek için 5 km yürümek lazım ya da 2 saat spor yapmak. Hem sporla hem emzirerek veriyorsunuz kiloları. Ben 7 yaşında spora başlamıştım. Ateş’in de başlamasını istiyorum. 3 yaşında spora o da başlayacak.
Boks yaptım, yüzdüm, koştum Ateş de öyle olsun istiyorum. Şimdiden motor kullanıyor, arabaları çok seviyor. Babasına çekti herhalde.

Türk adetleriyle ilgili benimsediğiniz bir şey var mı?

Mesela bayramlar çok hoşuma gidiyor. Küçükler büyüklerine saygılı olmayı öğreniyor. Zaten kültürlerimiz çok benziyor. Bizde de aile kavramı çok önemlidir.

İkinci çocuk düşünüyor musunuz?

Evet, düşünüyoruz. Ama şimdi hazır değilim, bebekleri özlemek istiyorum. Ateş’i doğurduğum zaman anne olmaya çok hazırdım. Şimdi de zorlamak istemiyorum doğru zamanı bekliyorum. Bakalım, Ateş 5 yaşında olduğu zaman olabilir. O zaman hem Ateş de yardımcı olacak bana, ağabey olacak. 

Kayon Ateş nasıl bir çocuk?

Çok hareketli çok girişken ve sosyal bir çocuk. Her şeye yardımcı oluyor ve çok pozitif. Fizik olarak bana çok benziyor, özellikle de saç ve ten rengi. Ama tavırlarını, bakışlarını eşime çok benzetiyorum.
 
Hangi ismini kullanıyorsunuz? Oğlunuz Los Angeles’ta doğmuş bir bakarsınız ünlü olmuş?!

Kayon ismini kullanıyoruz Ateş’i de kullanan var tabii. Oğlum eğer istiyorsa kendini bu sektörde görüyorsa tabii ki yardımcı olurum. Ama en önemlisi okul. Altı sene kadar sonra Amerika’ya taşınmak istiyoruz. Kışın orada, yazın burada olacağız. Eğitimine orada devam edecek. Bir sanat dalıyla ilgilenmesini isterim tabii. Ben piyano çalıyorum okul bitirdim. Kayon’un da çok iyi müzik kulağı var. Bu müzik de olabilir. Ben her gün müzik çalıyorum uyurken hafif müzik, kalkınca daha hareketli. Kayon hamileliğimden beri dinlediğim şarkıları şimdilerde mırıldanıyor.

Demek müzikle ilgilisiniz. Albüm yapmayı düşünür müsünüz?

Sırbistan’da albüm fikri vardı tam stüdyoya girerken Türkiye’de kaldım. Görüyorsunuz aşk nelere kadir! İleride de müzik düşünmüyorum. Ama ben gerçekten müziği çok seviyorum. 7 yaşında müzik okulunda birinci olmuştum. Hala çok seviyorum ama aileyle beraber gitmiyor. Ama canlı müzik olan yerlerde mikrofonu alıp şarkı söylüyorum.

Eveet, gelelim ikoncalığınıza. Sanırım stil ikonu demek daha doğru…

Birçok kişinin beni beğeniyor olması çok hoşuma gidiyor. Ama stil ikonu olmak Amerika’da ciddi bir iş. İmage maker’lık da dediğimiz meslek.
Türkiye’de olsa çok güzel olur. İyi giyinmek öyle çok parayla olmaz. Önemli olan giydiğini yakıştırmak ve kendine güvenmek. Ben bu konuda arkadaşlarıma da yardımcı oluyorum. Bu sene bir şey hazırlıyorum, bakalım.

Bir koleksiyon mu?

Olabilir, ama daha proje halinde olduğu için bu işten kesin olarak söz etmek istemiyorum. Netleşmediği için bir şey söylemiyorum.

Diğer bir ikoncan Eda Taşpınar’la arkadaş mısınız? Sanki rakip gibi misiniz?

Hayır rakip değiliz. Eda’yla arkadaşız. Ayrıca siz de fark etmişsinizdir. Onun tarzı farklı, benimki farklı.

Gazetelerde çok dekolte giydiğiniz için eşinizden uyarı aldığınızla ilgili haberler çıktı. Böyle bir şey var mı?

Yok, öyle bir şey tabii ki. Ben zaten çok dekolte giymiyorum. Mini etekle dekolteyi bir arada sevmiyorum. Birinden biri olacak, ikisi olunca hoş olmuyor.

Çok haklısınız… Peki İvana ve Kayon’un bir günü nasıl geçiyor? 

Kalkıyoruz, kahvaltı hazırlıyoruz. Bazen de Metrocity’de (Metrocity Alışveriş Merkezi) kahvaltı ediyoruz ya da Cevahir’e (Cevahir Alışveriş Merkezi) gidiyoruz. Kayon, oradaki oyun parkını çok seviyor. Sonra eve geliyoruz. Eve gelince uyuyor her gün mutlaka. Sonra yine oyun oynuyoruz. Hayatımız böyle oyunlarla geçiyor anlayacağınız…

Annelerimize söylemek istedikleriniz

Hamileyken canları ne istiyorsa onu yesinler. Tabii hamur işi ya da suşi falan değil. En önemlisi de emzirmek. Çok sütünüz yoksa mesela benim de ilk başta çok yoktu. Bitki çayları içebilirler. Hem emzirdikçe daha çok sütünüz geliyor. Ben 8 ay emzirdim ve Kayon hiç hasta olmadı.

Peki şıklığına önem veren annelerimize ne önerirsiniz?

Herkesin vücuduna göre giyinmesi lazım mesela bacakları inceyse mini etek giysin. Ama tüm bunların yanında kendini nasıl hissediyorsan öyle giyinmelisin. Yani dikkat çekmek için değil özellik katmak için giyinmeliyiz.

www.motherandbaby.com.tr