Öne Çıkanlar
Son Dakika

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) iş dünyası yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, kapatılan TUSKON'un başkanı Rızanur Meral ve genel sekreteri Mustafa Muhammet Günay ile Ömer Faruk Kavurmacı ve Faruk Güllü'nün de aralarında bulunduğu 21’i tutuklu 86 sanığın yargılandığı davanın 9'uncu duruşması başladı.

 

FETÖ'nün iş dünyası yapılanması davasında işadamı Ömer Faruk Kavurmacı savunmasını yaptı. "FETÖ üyesi değilim. Bylock kullanmadım. Bylock'u tutuklandıktan sonra öğrendim" diyen Kavurmacı, "17-25 Aralık'tan sonra iki oğlumu da Fatih Koleji'nden aldım. Eğitim hayatımda FETÖ'nün yurtlarında kalmadım, okullarında okumadım" dedi.

Savunmasında "2014 yerel seçimlerinde şirketimin ön cephesine başbakanımızın ve Kadir Topbaş'ın fotoğraflarını astım. AK Parti'yi destekledim" diyen Kavurmacı, "İlgisi ve alakası olmayan kayınpederim Kadir Topbaş'ın adı FETÖ ile yan yana konulmak için adeta bir fırsat oluşturuldu" dedi.

"ALKIŞLAMAYARAK PROTESTO ETTİM"

Kavurmacı, 1 Mart 2014'te TUSKON 5. Olağan Genel Kurulu'nda hükümeti alenen tehdit ettiği belirtilen Rızanur Meral'in açılış konuşmasına ilişkin, "TUSKON Genel Kurulu'na katıldım. Rızanur Meral'in konuşmasını ayağa kalkmayarak alkışlamayarak, protesto ettim" dedi.

"TÜM SUÇLAMALARI REDDEDİYORUM"

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin karşısında bulunan duruşmada savunmasını yapan işadamı Ömer Faruk Kavurmacı mal varlıklarına el konulduğunu, şirketlerine kayyum atandığını, hakkındaki suçlamalara da tek tek cevap vereceğini söyleyerek, "Tüm suçlamaları reddediyorum" ifadelerini kullandı.

"FETÖ ÜYESİ DEĞİLİM"

"Terör örgütü FETÖ üyesi değilim" diyen sanık Kavurmacı, "Örgütün propagandasını yapmadım. Pensilvanya'ya gitmedim. Fotoğraf çektirmedim. Devletimin her zaman yanında oldum, olmaya da devam edeceğim" dedi.

52 yıl önce kurulmuş, 4200 çalışanı olan, 500 adet perakende satış mağazası olan ve yıllık 1 milyon cirosu bulunan bir şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu söyleyen sanık Kavurmacı şunları söyledi: "FETÖ'ye finans sağlamadım. Şahsi mal varlığım bulunmamaktadır. Hanlarım, yatlarım, katlarım olsun istemedim. Kazancımı ülkemizin hizmetine sundum, istihdam imkanı sağladım. Kazandığımızı yatırıma dönüştürdük, hep daha fazla üretim ve istihdam için çalıştık. Kayıt dışı bir tek işlemim bulunmamaktadır. 2013-2015 yılları arasında vergi denetimlerinde eksiklik ve usulsüz bir tek işleme rastlanılmamıştır. Gerek vergi dairesi, MASAK raporlarında da terör örgütü FETÖ /PDY ile işbirliğime rastlanılmamıştır. Suç sayılacak işleme rastlanılmamıştır"

"KADİR TOPBAŞ'IN ADI FETÖ İLE YAN YANA GETİRİLMEK İÇİN FIRSAT OLUŞTURULDU"

Yazılı ve görsel basında ve sosyal medyada kendisinin FETÖ'cü ilan edildiğini ve iftira atıldığını belirten Kavurmacı, " Aile şirketlerim terör örgütü FETÖ'ye finans sağladığı iddia edildi. İlgisi ve alakası olmayan kayınpederim Kadir Topbaş'ın adı da terör örgütü FETÖ ile yan yana getirilmek için adeta bir fırsat oluşturuldu. Bu yargılamalarda tüm gerçekler ortaya çıkacaktır. Toplum vicdanı arkasına gizlenenler, beni karalamak isteyenlerin umudu boşa çıkacaktır. Damadı FETÖ'cü diye bana ve aileme iftira atıldı. Kendimi ifade edemeden suçlu ilan edildim" diye konuştu.

MAHKEME BAŞKANI: ALGIYA DEĞİL OLGUYA BAKARIZ

Kavurmacı savunmasında "Medyada gerçekle ilgisi olmayan suçlamalarda bulunuldu. Toplum vicdanlarında mahkum edilmem için yapıldı" demesi üzerine mahkeme başkanı Ali Öztürk, Basının manşetleri bizi ilgilendirmez. Algıya değil olguya bakarız" diyerek sanığın savunmasına devam etmesini istedi.

"ADETA GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDİLDİM"

9 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildiğini söyleyen Kavurmacı, "Tahliye gerekçelerinden biri olan sağlık konusu medyada tek gündem haline getirildi. Epilepsi hastasıyım. İçerde tutuklu kaldıktan 21 gün sonra epilepsi krizi geçirdim. 2 defa hastaneye kaldırıldım. Halen ilaç kullanıyorum. Tahliye edildim. Kaçtığım haberleri yapıldı. Tutuklanıncaya kadar bu haberler devam etti. Rızanur Meral hakkında bir tek yazı yazılmazken, hesap sorulmazken konuşmayı alkışlamayan benden hesap sorulmasını anlamadım. Adeta günah keçisi ilan edildim" dedi.

"RIZANUR MERAL'İ AYAĞA KALKMAYARAK, ALKIŞLAMAYARAK PROTESTO ETTİM"

Kavurmacı, 1 Mart 2014'te TUSKON 5. Olağan Genel Kurulu'nda hükümeti alenen tehdit ettiği belirtilen Başkan Rızanur Meral'in konuşmasına da değinerek, "TUSKON Genel kuruluna katıldım. Rızanur Meral'in konuşmasını ayağa kalkmayarak alkışlamayarak protesto ettim. Rıza Nur Meral'in hükümeti alenen tehdit ettiği konuşmayı önceden bilmiyordum" dedi. Kavurmacı ayrıca söz konusu 1 Mart 2014'te TUSKON 5. Olağan Genel Kurulu'na ilişkin kendisiyle ilgili 2 dakikalık görüntüyü izletmek istedi. Mahkeme Başkanı Öztürk de yargılama usulünde böyle bir şey olmadığını gerekirse bilirkişi tarafından söz konusu görüntülerin inceletilebileceğini söyledi.

ZENGİNER'İN İFADESİNE DEĞİNDİ

Tutuklu işadamı Mehmet Zenginer'in geçtiğimiz günlerde verdiği ifadesinde, "Orada alkışlamayan kimse yoktu" şeklinde ifade verdiğini hatırlatan sanık Kavurmacı, "Zenginer ile aramda 7 kişi vardı. Herhalde bir yanlışlık var. Alkışlayıp, alkışlamadığımı görmesi mümkün değil" diye konuştu.

"İHANETİ ALKIŞLAMADIM AMA TUTUKLUYUM"

TUSKON'A ticaret amaçlı üye olduğunu, TUSKON Genel Başkanı Rızanur Meral ile birkaç gezi dışında herhangi bir arkadaşlığının olmadığını belirten Kavurmacı, "2015 yılında başlatılan soruşturmada Meral'in kimlerle irtibatlı olduğu tepsit edilmiştir. Rızanur Meral ile görüşmede bulunmadığım ortadadır. TUSKON üyeliğimin FETÖ üyeliğiyle eş tutulması yasaya aykırıdır. TUSKON'dan resmi olarak ayrılan ben tutukluyken, isifasını sözlü olarak beyan edenler tutuksuz olarak yargılanmaktadır. Genel kurulan 1000 kişi katıldı. Hangi kriterlere göre soruşturma yapıldı bilmiyorum. Ancak şu anda 21 tutuklu 86 sanık olarak karşınızdayız. İhaneti alkışlamadım ama tutukluyum. Bir kısım tutuksuz yargılanıyor. İhaneti gördüm ve Noter aracılığıyla 2014 yılının Haziran ayında istifamı ettim. Nerede nasıl istifa ettiği belli olmayanların tahliyelerine karar verildi" şeklinde konuştu.

"ÖDENEN PARALAR TAZMİNAT VE MAAŞLARDIR"

FETÖ ile irtibatlı olan kişilere elbise satılması nedeniyle şirktetlerine el konulmasının izah edilebilir bir durum olmadığını söyleyen Kavurmacı, iddianamede de 2 çalışanına da ödediği maaşlar nedeniyle suçlandığını söyledi. Söz konusu 2 çalışanın FETÖ üyesi olduğunun iddia edildiğinin , bu kişilerin ne şekilde işe alındığını ve ne şekilde iş aktinin fesh edildiğini bilmediğini, ancak ödenen paraların tazminat ve maaşları olduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla 2 oğlunu Fatih Kolejinden aldığını ve başka okula naklinin yaptırdığını söyleyen Kavurmacı, "Okula ödenen 13 bin 600 TL'de 2013-2014 yılına ait okul taksidi parasıdır. Bu bile FETÖ ile irtibatlı olmadığımın delilidir" dedi.

"İLK İSTİFASINI SUNAN BENİM"

Kavurmacı savunmasını şu sözlerle tamamladı: Tüm mal varlıklarıma el konulmuştur. Devletimden ve milletimden kaçıracağım tek kuruşum yoktur. Ben bu milletin bir ferdiyim. Gelirim yok. Yaşam hakkımız elimizden alındı. Tüm deliller toplanmıştır. Şüpheli işlem yoktur. Çekilmez hal alan tedbir kararlarının ve kayyum kararlarının kaldırılmasını talep ediyorum. FETÖ üyesi değilim. Bylock kullanmadım. Bylock'u tutuklandıktan sonra öğrendim. 17-25 Aralık'dan sonra iki oğlumu da Fatih Koleji'nden aldım. Eğitim hayatımda FETÖ'nün yurtlarında kalmadım, okullarında okumadım. Digitürk iptal işlemi gerçekleştirmedim. 2014 yerel seçimlerinde şirketimin önce cephesine Başbakanımızın ve Kadir Topbaş'ın fotoğraflarını astım. AK Partiyi destekledim.Rızanur Meral'i alkışlamadım. TUSKON'dan ilk resmi olarak istifasını sunan benim. 15 Temmuz'dan sonra kaçmadım. Milletimin hizmetinde kalmayı tercih ettim. Pasaportum alınmamasına rağmen pasaportumu emniyete giderek teslim ettim. Vatanını seven, milletini seven bir neferim öylede kalacağım. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim"

MAHKEME BAŞKANI ÖZTÜRK: AHMET SAİT KAVURMACI NEDEN KAÇMA İHTİYACI HİSSETTİ?

Mahkeme Başkanı Ali Öztürk, "Sen yargıya güveniyorsun, Ahmet Sait Kavurmacı neden kaçma ihtiyacı hissetti?" diye sorması üzerine sanık Kavurmacı, "Uzun bir süredir görüşmüyordum" diye cevap verdi.

MAHKEME BAŞKANI ÖZTÜRK: NEDEN 1-2 GÜN İÇİNDE REFLEKS VERMEDİN?

Mahkeme Başkanı Öztürk, "TUSKON'dan ne zaman istifa ettin. Ali Rıza Nur Meral'in konuşmasında 'İnlerine gireceğiz' diyor. Senin birinci derecede yakının, siyasetin içinde yakınların var. Rızanur Meral'in konuşmasının düzeyini eğitim durumuna göre anlayacak durumdasın. Neden 1-2 gün içinde refleks vermedin?" diye sordu. Sanık Kavurmacı da , "Sözlü olarak beyanda bulundum, dilekçe verdim. Kurulda konuşacağız' dediler. Yerel seçimler vardı. Polemik olmasın, onlar beni çıkarsın diye bekledim. Haziran da ben çıktım" şeklinde yanıt verdi.

"REKLAM HİZMETİ BEDELİ"

Mahkeme Başkanı Öztürk, "MASAK raporuna göre Zaman Gazetesi FEZA A.Ş.'ye 6 bin 481 bin TL para transferi tespit edilmiş" demesi üzerine Kavurmacı, "Reklam hizmeti bedeli" diye cevap verdi. Mahkeme Başkanı Öztürk, "Belli bir şekilde seçilmiş yayın organı mı?" diye sorması üzerine sanık Kavurmacı, "Bizde kesinlikle öyle bir şey yok" diye yanıt verdi.

"BENİM BULUNDUĞUM TOPLANTILARDA DİLE GETİRİLMEDİ"

Mahkeme Başkanı Ali Öztürk, "TUSKON üyesisin. Bir takım himmet, bağış, zekat gibi mali hareketler var, görüyoruz. İşadamına zekat, bağış yapmak dinen uygun değil. Derneklere para girişleri görünüyor. BU konular toplantılarda gündeme geldi mi?" diye sordu. Sanık Kavurmacı, "Benim bulunduğum toplantılarda gündeme gelmedi" diye konuştu.

Mahkeme Başkanı Öztürk, "7 Renk Dergisi'ne 156 bin liralık ödeme yapılmış. Bu ödeme nedir?" diye sorması üzerine sanık Kavurmacı da "Bu para 3 yıllık reklam bedelidir" diye cevap verdi. Mahkeme Başkanı Öztürk, "Bu parayla bu dergi kökten satın alınır" diye cevap verdi. Duruşma Kavurmacı'nın hakimlik ve savcılık ifadelerinin okunmasıyla devam ediyor.

CEZA İSTEMLERİ

AA'nın haberine göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, firari sanıklar Gülen, Meral ve Günay hakkında, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamalarıyla üçer kez ağırlaştırılmış müebbet, "terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçlamalarıyla ayrı ayrı 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası ve "örgüt suçu kapsamında özel belgede sahtecilik" suçlamasıyla da ayrı ayrı 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Sanıklardan Ramazan Erdem, Serkan Ercan ve Süleyman Tari'ye "örgüt suçu kapsamında özel belgede sahtecilik" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamalarından 8,5 yıldan 18'er yıla kadar hapis cezası öngörülen iddianamede, aralarında Ömer Faruk Kavurmacı ve Faruk Güllü'nün de bulunduğu 80 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla 7,5 yıldan 15’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

TAHLİYE EDİLİP TEKRAR TUTUKLANMIŞTI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından başlatılan soruşturma sonucunda 8 Eylül 2016'da tutuklanan sanıklardan Ömer Faruk Kavurmacı'nın avukatları, 1 Mayıs 2017'de 5. Sulh Ceza Hakimliği'ne tutukluluğa itiraz başvurusunda bulunarak tahliye talep etmişti. İtiraz dilekçesini değerlendiren hakimlik, dilekçe ekinde sunulan özel bir hastanenin 18 Nisan 2017 tarihli sağlık raporundaki tespitleri değerlendirerek, Kavurmacı'nın tahliyesine karar vermişti.

Silivri Devlet Hastanesi'nin "mahkumun hayatı için kesin bir tehlike arz etmediği" şeklindeki sağlık raporu üzerine İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nce çıkarılan yakalama kararı çerçevesinde yeniden gözaltına alınan Kavurmacı, 17 Haziran 2017'de tutuklanmıştı.

  • Ömer Faruk Kavurmacı

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000