Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        TÜRKİYE'nin Suriye ile kurduğu iyi ilişkilerden rahatsız olanların 'Hay Allah yine olmadı' diyerek dizlerini vurduklarını duyar gibi oluyorum.

        Suriye Lideri Beşar Esad'ın Soli Özel'e verdiği röportajın mesajı son derece net; Suriye hiçbir şekilde Türkiye'yi satma niyetinde değildi. İspanya'daki beyanatlarından dolayı Ankara'yı sattığı şeklinde algılanmış olmaktan da rahatsızlık duymuş. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu Şam'a davet ederek birlik mesajları vermesi iki ülke arasındaki ilişkilerin spekülasyonlarla zarar görecek seviyeyi de aştığının bir göstergesi aslında.

        Belgeler tarih kitaplarında. Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi'nden bu yana bölgede istikrarı sağlamak isteyen tüm devletler için Suriye, her zaman kilit konumda bir ülke oldu. Yavuz, Suriye'de istikrarı sağlamadan ne Mısır'ı alabildi ne de Kudüs'te namaz kılabildi.

        Türkiye ile Suriye arasındaki bu güçlü işbirliğinin gelecekte de tarih kitaplarında bölge istikrarına büyük katkılar sunan bir gelişme olarak yer alacağı aşikâr. Suriye'nin Batı ile rayına oturmaya başlayan ilişkileri de bunun örneklerinden. Ancak en somut yansımalar şimdilik Irak'ta görüleceğe benziyor. Esad, Türkiye'nin telkinleri doğrultusunda Irak'ta kördüğüme dönüşen hükümet krizini çözmek için tam da Davutoğlu'nun Şam'a gittiği gün düğmeye bastı. Iraklı Şii lider Sadr ve seçimin galibi laik blokun lideri Allavi Şam'a giderek Esad ve Davutoğlu ile görüşmelerde bulundu.

        Esad'ın çabalarıyla Sadr, Davutoğlu'nun çabalarıyla da Allavi koalisyon için ikna edilmiş gibi görünüyor.

        Türkiye ve Suriye'nin gayretleriyle öyle ya da böyle Irak'ın uçurumun kenarından çekilmesi artık kaçınılmaz. Irak'ı istikrara kavuşturacak bir formülün bulunmasının ardından Şam ve Ankara'nın üzerinde yoğunlaşacakları yeni konu, muhakkak ki, İsrail-Filistin sorunu olacaktır. İki devletli çözüm planının hayata geçirilmesi ve kurulacak Filistin devletinin başkenti olarak da Doğu Kudüs'ün kabul edilmesi böyle bir sürecin sonunda gerçekleşebilir. Ve kim bilir belki Davutoğlu'na da o zaman Doğu Kudüs'teki Mescidi Aksa'da Yavuz gibi namaz kılmak nasip olur.

        İranlı Sakine için bir imza

        Suçsuz yere taşlanarak öldürülmeye mahkûm edilen Tebriz Cezaevi'ndeki 2 çocuk annesi İranlı Sakine'nin durumuna iki hafta önce dikkat çekmiştim. Davutoğlu'nun çabalarıyla Sakine'nin cezasının durdurulduğu açıklanmıştı ve biraz rahatlamıştık doğrusu. Ancak tehlike geçmiş değil. Türkçe'den başka dil bilmeyen Azeri asıllı Sakine, şimdi de her gün 'Acaba bugün mü asılacağım' korkusuyla uyanıyor. Sakine'yi kurtarmak için başlatılan uluslararası hareketin çığ gibi büyümeye devam etmesi şimdilik en büyük umudumuz. Aralarında Hollywood yıldızlarının da bulunduğu 161 bin kişi şu ana kadar İranlı yetkililere gönderilen sanal dilekçelere imza attı. İranlı Sakine sizi de 'http://freesakineh.org' adresindeki bu sanal dilekçeyi imzalamaya davet ediyor.

        Afet vekiller top 10

        Geçtiğimiz hafta söz vermiştik, yazmasak olmaz. Avrupalı afet vekiller TOP 10 listemi açıklıyorum. Öneride bulunan herkese teşekkürler.

        1. Rama Yade- Fransa

        2. Elena Basescu- Romanya

        3. Mara Cafagna- İtalya

        4. Elena Udrea- Romanya

        5. Katerina Klasnova,- Çek Cumhuriyeti

        6. Aygül Özkan- Almanya

        7. Marianne Louise Thieme- Hollanda

        8. Agne Zoukiene Litvanya

        9. Trinidad Jimenez- İspanya

        10. Ursula Plassnik-Avusturya

        Diğer Yazılar