Hâlâ 'bölüneceğiz, şeriat gelecek' diyenler iyi okusunlar!
BİR başlık daha atmak istiyorum: Büyük Avrasya Birliği, Türkiye Cumhuriyeti kimliği altında oluşacak...
Evet yanlış okumadınız iddiam çok açık ve net: Üniter, laik sosyal hukuk devleti kalıbı bozulmadan; Türkiye Cumhuriyeti Devleti etki sınırları genleşecek...
Başlığa tepki verebilir hatta “bu adam ne diyor” diyebilirsiniz...
Bence bir okuyun, bir dikkatinizi verin sonra karar verin...
Bu noktada biraz geriye dönelim...
Sevgili dostlarım, hatırlarsanız geçtiğimiz aylarda “Kuzey Irak, Türkiye’ye katılmak” istiyor algılamasının “odak” olduğu bir haber çıkmış ve günlerce gazete köşelerinde, televizyonlarda “Olabilir mi” sorusuna cevap aranmıştı... En önemlisi, bu tartışma sırasında Türk kamuoyu ilk defa hiç tartışmadığı “detayları” görmüş ve “bölüneceğiz” tezine karşı tez oluşmaya başlamıştı... Bu süreç bazılarımızın “hoşuna bile gitti”; genişleyen topraklar ve daha görünür hale gelen “yeni, büyük, emperyal Türkiye”!
Bu tartışmayı siyasi otoritenin yürüttüğü ama net olarak ortaya koymadığı “açılımı” desteklemek “amacında” görenler oldu, tam tersi bunları “açılımları engellemek için yapıyorlar” diyenler de çıktı... Ne olursa olsun sebep-sonuç ilişkisi değişmedi ve ilk defa böyle bir “tez” tartışılır hale geldi... Bu tespitler sonrası süreci hatırlamaya devam edelim... Bu haberlerden çok kısa bir süre sonra “Dışişleri Bakanımız Davutoğlu”, Kuzey Irak’a gitti ve oradaki “yetkililer” ile “eş kabine” toplantısı düzenledi... Ve en önemlisi yabancılar ile iş yapan bazı işadamları, çok hızlı kararlar alarak Kuzey Irak’ta petrol çıkarmaya başladılar! Bugüne kadar “Oraya para yatırılır mı” diyenler, şimdi oraya para akıtıyorlar...
Sevgili dostlar, “şimdi bakış açımızı” biraz değiştirelim ve “Türkiye-Ermenistan- Azerbaycan” çizgisine bakalım... Türkiye ile Ermenistan arasındaki “ilişkinin düzelmesi” hatırlarsanız, ABD Başkanı “seviyesinde” ele alınmış ve Obama‘nın devreye girdiği bu denklem, AB’den de “destek” görmüştü. Bu yapılırken özellikle Azeriler ile aramızın açılmaması için yoğun çaba sarf edilmiş ve AB için önemli olan “Azeri gazı” tehlikeye atılmadan konu gündeme gelmişti. Burada bir not: Azeriler ile aramızda kullandığımız slogan basit: Tek millet, iki devlet!
Bu hatırlatmalar sonrası gelelim sonuçlara:
1- Yukarıda yazdıklarıma ilişkin sizler de “yüzlerce detay” bulabilirsiniz. Teferruatta boğulmadan “öze” gelelim ve “büyük resmi” çizmeye başlayalım. Diyeceksiniz ki; “çok zor değil”, zaten köşe yazarları ve siyasetçiler de gündeme getirdi; “Kuzey Irak’ın da içinde olduğu bir federasyon” fikrine kamuoyu alıştırılmak isteniyor olabilir.
2- Konu bununla “sınırlıysa” haklısınız, yazdıklarımızda “yeni bir şey yok”. Ama ben konunun “bu kadar basit” olduğunu düşünmüyorum. Resme biraz daha büyük bakın ve şöyle bir soruya cevap arayın: Avrupa sınırından başlayan ve Orta Asya’ya Azerbaycan ile giren, Hazar’a kıyısı olan ve Kuzey Irak ile İran’ın “bir bölümünü” de içine alan bir “yapı” tek elden yönetilseydi, “yeni dünya düzeni” için nasıl olurdu?
3- Daha açık yazayım: Türkiye, Azerbaycan, Kuzey Irak ve bölünen İran’ın bir bölümünü “kapsayan”, dört tarafı denizlerle çevrili, Hazar’a çıkmış yeni bir “yapı”!
4- Bir detay daha var: AB “yeni Batı Roma ise”, Doğuda “daha güçlü bir karşıt parçaya” ihtiyaç yok mu?
Sonuç: Yerleşik düzen “Türkiye böyle kalsın, benim olsun” diyor! 72 milyon çalışsın, 5000 gerçek-tüzel kişi yesin! Asla kabul edilemez! Türkiye’nin önünde tarihi bir “genleşme” fırsatı var ve bunu kullanacağız! Bunu yapmamız için birilerinin “bertaraf” olması gerekiyorsa, varsın bir an önce olsunlar!
Son söz: Bu tezi daha önce de sizlerle paylaştım... Sonrasında yaşanan gelişmeler ve son günlerde “durdurmak amacıyla” pompalanan korkulara karşı bazı detayları yeniden aktarmak istedim... Aç gözünü halkım, tarihi fırsatı kaçırma...