Siyaset, Allah'ın imtihanıdır
Bir toplumun siyasi erkini eline geçirenler, imtihan içinde olduklarını bilmelidirler. Çünkü o siyasi erk onlara Allah tarafından verilmiştir. Dünya insanlığına ve toplumlarına lider olanlar da aynı şekilde imtihandadırlar
Biz, siyasetin ne olduğundan çok, hangi değerlere dayandığını açıklamayı uygun buluyoruz. Farabi’nin dediği gibi, siyaset “erdemleri, faziletleri halka kazandırma sanatıdır”. Bu sanatı icra etmek de bir “imtihan”dır. Yüce Allah, siyasi erki verdiği insanlar veya toplumları imtihan etmektedir. Toplumu yönetme emanetini verirken yöneticileri imtihandan geçirmektedir.
Yüce Allah ayetinde şöyle demektedir: “Sonra da, sizin nasıl davranacağınızı görmek için onların ardından sizi yeryüzünde iktidara getirdik” (Yunus, 14).
Bir toplumun siyasi erkini eline geçirenler, bir deneme içinde olduklarını bilmelidirler. Çünkü o siyasi erk onlara Allah tarafından verilmiştir. Dünya insanlığına ve toplumlarına lider olan toplum veya toplumlar da aynı şekilde imtihandadırlar. O zaman “siyaset”, ilahi imtihanın çok önemli sorularından biridir. Şimdi, siyasi ahlakın dayandığı temel değerleri görebiliriz.
1. AKIL
Ahlakın her çeşidinin üzerinde oturduğu temel değerlerin en önemlisi akıldır. Aklını kullanamayan fertler de toplumlar da, siyasi erki yani iktidarı elde edemezler; Yüce Allah da siyasi erki onlara vermez, bunu takdir etmez. Yüce Allah, akıllarını kullanmayan toplumları nasıl değerlendirdiğini şu ayette açıklamaktadır: “O, akıllarını kullanmayanları murdar kılar” (Yunus, 100).
2. BİLGİ
Siyaset sanatının ve bu sanatın beraberinde getirdiği siyaset ahlakının dayandığı ikinci değer bilgidir. Sizin aklınız olabilir, ama bu akılla düşünemiyor ve bilgi üretemiyorsanız siyaset sanatı yapamazsınız, yapsanız bile ahlaki olmayacaktır. Siyaset sanatına ve ahlakına can veren, onu mayalayan akıldır, ama onu geliştiren, faydalı hale getiren bilgidir. Siyaset sanatı ve ahlakı, üstünlüğünü bilgiyle kazanacaktır. Hz. Âdem akılla yaratıldı, ama ona melekleri secde ettiren şey, bilmesi yani bilgisi olmuştu.
3. EMANETE SAHİP ÇIKMAK
Siyaset, bir sanat ve bir imtihan olduğu gibi aynı zamanda bir emanettir. Bu emanet kime verilirse, ona sahip çıkmalı ve ihanet etmemelidir. Siyasete ihanet edenler, siyasi ahlakı katletmişlerdir. Onun için, emanete sahip çıkmak, siyasi ahlakın en önemli değerleri arasındadır.
4. SEVGİ BAĞLARI
Siyasetin ve onun ahlak anlayışının önde gelen görevlerinden biri, toplumda ve insanlıkta sevgi bağlarını kuvvetlendirmektir. Yüce Allah bu konuyu şu şekilde gündeme getirmektedir: “(Ey münafıklar,) iktidarı ele geçirdiğiniz ülkede bozgunculuk çıkarmanız ve sevgi bağlarını koparmanız sizden beklenmez mi?” (Muhammed, 22).
5. BARIŞ
Kuran’ın önerdiği siyaset ahlakının dayandığı temel değerlerden biri de “barış”tır. Barışı gerçekleştiremeyen siyaset, siyaset değildir ve onun ahlakından da bahsedilemez. Yüce Allah şöyle emretmektedir: “Ey iman edenler! Hepiniz birden barışa gidin! Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o size apaçık düşmandır” (Bakara, 208).
6. BİRLİK
Siyasetin amaçlarından biri, toplumda birlik beraberliği, yani manevi ve sosyal kardeşliği oluşturmaktır. Yüce Allah, insanlar âlemini idare ederken, onları ateş çukuruna düşürecek olan tefrikadan, yani bölünme, parçalanma, birbirine düşmanca davranmaktan uzaklaştırmış, kurtarmıştır. Bu siyaseti, insanları idare edenlerin de uygulaması gerekmektedir.
7. İSTİŞARE
Yüce Allah, dünya işlerinde halk ile istişare etmesini (Âl-i İmrân, 159), yani onlara danışıp onların fikirlerini, ihtiyaçlarını ve isteklerini dikkate alarak yönetmesini Peygamber’ine emretmektedir. Bu durum bir peygamberin siyaset ahlakının ana ilkelerinden biridir.
8. DOĞRUYU SÖYLEMEK
“İnsanlara güzel/doğru söz söyleyiniz” (Bakara, 83). “Ey iman edenler! Allah’a saygı gösterin ve doğru söz söyleyin” (Ahzâb, 70).
Siyasetçiler, iktidarı elinde bulunduranlar, insanları incitmeyen, eziyet vermeyen, karamsarlığa itmeyen, yanıltmayan, doğruya, güzele, hakka götüren sözler söylemelidirler.
Kuran’ın önerdiği siyaset ahlakında yer alan önemli değerler bunlardır. Siyasette yer alacak olan başka değerler de varsa bu değerlerden çıkarılacaktır, çünkü bu değerler doğurgandır.
BAYRAKTAR HOCA YANITLIYOR
* Kıyamet alametleri var mıdır? Biz kıyametin yaklaştığını nasıl anlarız? M.Y.
-Araf Suresi’nin 187. ayetine ve Taha Suresi’nin 15. ayetine bakarsak, kıyametin alametlerinin olmadığını anlarız. Çünkü Allah, “Kıyametin ne zaman kopacağını neredeyse kendimden bile gizleyecektim” diyor ve “Kıyamet ansızın gelecek” buyuruyor. Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi Hz. Muhammed’e de verilmedi.
* Allah, “Hırsızlık yapanın ellerini kesin” diyor. Bu bir kesin emir midir? Yoksa toplumlar hırsızlığa farklı cezalar verebilirler mi? O.C.
-Bu soru çok önemlidir ve kısaca “Toplumlar, hırsızlık suçuna başka cezalar da verebilir” diye cevaplayabiliriz. Geniş bilgi için tefsirimden Maide Suresi’ndeki ayeti kerimenin açıklamasını okuman gerekir.
* “İnsanı takip eden melekler vardır. Allah’ın emriyle onu korurlar” ayetinde ne anlatılmak isteniyor. O.C.
-Her insanın koruyucu melekleri vardır. Koruması gereken yerde de koruyorlar.