Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BİR ülkede "devletin seçme kriterlerine", seçilen insanların akıllarına, emeklerine, terlerine "bir şeyler" bulaşmış ve o devlet "bulaşanları" temizleyememişse, o ülkede "insanların" devletlerine olan inancı azalır! Hükümet "devleti emanet alan" ve bunu halk adına yöneten mekanizma olarak bu inancı ayakta tutmakla yükümlüdür...

        Uzun lafın kısası; vatandaşın "onu koruyan" büyük yapıya inancı azalır ve zedelenirse, o ülke telafisi olmayan bir yola girer.

        Son söz: Küçük ihmaller, büyük zararların başlangıcıdır...

        Seçim sonuçlarını 'yüzdesel olarak' sorgulayanlar 'sebep-sonuç ilişkilerinde' vahim hatalar yapabilirler!

        SEÇİMDE kimin kaç oy alacağından çok "sandalye dağılımını" etkileyecek detaylar önemli!

        Şirketler sürekli anket yapıyor. Kimilerine göre X partisi % 50'nin üstünde, kimilerine göre bu seçimde "Nurettin Sözen Sendromu" yaşanacak...

        Sevgili dostlar, seçim hakkındaki görüşüm çok net; bu seçimin "varolan yapıyı" etkileyecek tek bir detayı var; AK Parti seçimi 367 üstünde tamamlayabilecek mi tamamlayamayacak mı? Bu detayın da "belirgenleşeceği" ayrıntı "MHP'nin durumunda gizli"!

        Nasıl mı?

        Açıklamaya çalışayım, birlikte analiz edelim...

        1 - Bu seçimde AK Parti ile yarışacak olan parti CHP gibi görünse bile, oyların yüzdesel dağılımının "sonuca etkisi" doğrudan olmadığı için "vekil dağılım matematiği" gereği AK Parti'nin "367 üstüne çıkıp çıkarmamasında" asıl rakip MHP.

        2- CHP'nin % X üzerinde artacak "birkaç puan oyu", MHP'nin barajın üstünde olması durumunda; AK Parti nin vekil sayısını asla etkilemeyecek. 2.5 partili bir Meclis ile 3.5 partili bir Meclis arasında "yapabilme kabiliyeti" açısından büyük fark var.

        3- Yeni tabloda 2.5 partili bir yapı, "iktidar olacak" partiye "Anayasa'yı değiştirme" yetkisinin yolunu açacak... Bunun Türkiye için "doğru olup olmadığı" ayrı bir tartışma konusu...

        4- Vekil dağılımını değiştirecek hatta tamamen dağılımı düzenleyecek "marjinal puanlar" MHP'nin oy oranı ile "şekillenecek"! Barajı geçemeyen bir MHP gerçeği eldeki tahminlere göre AK Parti vekil sayısını "300-370" arasında yukarı doğru itecek hatta 370 üstü sorgulanacak...

        5- Aynı şekilde barajı geçen ve özellikle % 10-15 arasında yukarı zorlayan bir MHP de "vekil dağılımını" kökten değiştirecek. Özellikle % 15 üstünde beklenen "Sözen Sendromu" hayata geçer ve "beklenmeyen dağılım" oluşursa; siyasi tablo ve bağlantılı birçok dinamik "kökten" değişecek!

        6- Bu seçim için "kritik" olan kazanmak değil. AK Parti "seçimin kazananı" olacak ama kritik soru "Anayasa değiştirecek çoğunluk" sağlanabilecek mi sorusunda gizli olacak. Bu sorunun da cevabı çok açık; MHP barajın altında kalırsa, AK Parti 367'nin üstüne çıkacak!

        7- Yukarıdaki tablo "doğrudan rakip" olma-olmama durumlarını da içererek "AK Parti ve MHP arasında" dolaylı-dolaysız bir rekabet ortaya çıkarıyor. Birbirinden "bağımsız olan durumlar" bile "çok önemli" bir sonuca yol açacak !

        Sevgili dostlar, seçim sonuçlarını iki parti arasında planlanan "kesin rekabete" endeksleyenler, ana sonucun "bu rekabet dışındaki" etkenler ve sebep-sonuç ilişkileri arasında şekilleneceğini unutmasınlar...

        Sonuç: Seçimi "doğru kriterler" ile sorgulayanlar ve özellikle "matematiksel rekabetin" vekil dağılımını "belli şartlarda" etkileyeceğini doğru analiz edenler "sonuç" hakkında daha "yakın" senaryolar üretebilirler... Yüzdesel dağılım her şey değildir, siyasi dinamiklerde "önemli olan" sonuçlardır...

        Diğer Yazılar