• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Elif  Şafak

Elif Şafak

[javascript protected email address]

Adalet

19 Ocak 2012 Perşembe, 09:49:49

RAHMETLİ Hrant Dink güzel bir insandı. Onu görüp de sevmemek, konuşmasını dinleyip de anlamamak, yüreğinin duruluğundan etkilenmemek mümkün değildi.
Anadolulu'ydu. Anadolu'nun oğluydu. Ve severdi bu toprakları. Hem de çok... Hem de kendilerine "vatanperver" diyen nice insandan daha derin, daha saf, daha barışçıl bir muhabbet beslerdi bu ülkeye ve bu ülkenin insanlarına.
İsterdi ki iyi ve berrak olsun gelecek. Geçmişin acıları, hataları, haksızlıkları taşınmasın yarınlara. İsterdi ki çocuklarımız, torunlarımız ve dahi onların torunları daha huzurlu, daha uyumlu, daha demokratik bir ülkede yaşasınlar.
İsmini karalayanlar, onu yanlış anlayıp başkalarına da çarpık aktaranlar, kendi önyargılarının ve paranoyalarının yarattığı toz duman arasında Hrant'ın gerçek kişiliğini, yüreğinin güzelliğini görmediler, göremediler...
Bazen bana öyle geliyor ki yukarıda, hani şu duru ve masmavi semada, pamuktan bir bulutun üzerine kurulmuş, kollarını kavuşturmuş, yüzünde derin, düşünceli ama her daim sevecen bir ifadeyle bizleri seyrediyor Hrant. Memleketini izliyor. Memleketinin hallerini. O çok sevdiği İstanbul'u. İstanbulluları.
Seyrediyor telaşlarımızı. İniş çıkışlarımızı. Dinmeyen kavgaları, hoyratlıkları. Doğu ile Batı arasında nevi şahsına münhasır bir eşikte yükselen Türkiye'nin karmaşık yapısını, çelişkilerini, kendi evlatlarını hırpalamasını... Görüyor belki de.

Dertleniyor mu peki? Buruk mu içi?
Üzülmüş olmalı bu hafta, beş senedir süregiden bir mahkemenin kararını dinlerken. Kendisi için değil. Ne de kendi yakınları için. Koskoca bir toplum için üzülmüş olmalı.
El birliğiyle, gönül birliğiyle demokrasiyi ilerletmekte, adaleti sağlamlaştırmakta, beraber yaşama sanatının inceliklerini kavramakta bu kadar zorlandığımız, bunca tökezlediğimiz için.
Böylesine bölünmüş, hırçınlaşmış bir topluma dönüştüğümüz için. Kızgın ve küfürbaz, güvensiz ve kavgacı insanlara dönüştük, kesim kesim, getto getto, ada ada... Bakıp bakıp düşünüyor belki de: "Oysa ne kadar asude bir ülke olabilir Türkiye...."
İnsanları mutlu ve huzurlu, sistemi demokratik ve adil, sivil toplumu çoksesli ama ahenkli, özeleştirinin hakaret olarak algılanmadığı, insan haklarına, kadın haklarına, azınlık haklarına saygılı, habire soyut bir devleti korumaya çalışmaktan vazgeçip somut bireylerini kollayan, yaratıcılığı teşvik eden, farklılıktan ürkmeyen, ortak değerler etrafında kenetlenen bir öte boyuta geçmek...
Neden olmasın? Neden olamıyor?

Rahmetli Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya'nın basına verdiği demeci okuyorum. "Biz 'bitti' diyene kadar bu dava bitmeyecek. Bu ülke bu hukuk sistemiyle geleceğe yürümeyecek" diyor: "Bu nedenle biz şimdi, şu andan itibaren kardeşimizin vurulduğu ve düştüğü kaldırıma doğru yürüyüşe geçiyoruz."
Hrant Dink'in yerde yatan bedeni gözümüzün önünden gitmiyor. Beş sene oldu, lakin o yaradan hâlâ kan sızıyor.
Türkiye adalet istiyor. Ve Hrant Dink'i rahmetle, muhabbetle, hasretle, hüzünle anan çok insan var bu topraklarda.
Belki basında, televizyonlarda, orada burada, meydanlarda sesleri çıkmıyor ama onlar, Anadolu'nun bu has oğlunun kıymetini biliyor, yokluğunu duyuyor, yasını tutuyor.

Diğer Yazıları

İngiltere'yi ayağa kaldıran namus cinayeti

  • Yayın Tarihi: 24/05/12 09:32
  • [javascript protected email address]
MAHKEME salonunda bir genç kadın. 23 yaşında. Kız kardeşinin başına gelenleri anlatıyor tuhaf bir sükûnetle. Kalın bir perdenin arkasından konuşuyor. Anne ve babasıyla göz göze gelmemek için. Yüzünü göremiyor sanıklar, sadece sesini işitebiliyorlar.Onun...
Devamını Oku

Hayatın görünmez güveleri

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 11:43
  • [javascript protected email address]
Mark Twain'in düşündürücü bir lafı var. "İsteklerinizi, hayallerinizi küçümseyen kişilerden mümkün mertebe uzak durun!" "Ruhu küçük insanlar başkalarını da daraltmak, azaltmak ister" diye devam eder söze dünyaca ünlü romancı. Küçümserler her şeyi ve her...
Devamını Oku

Mizah ve muhalefet

  • Yayın Tarihi: 17/05/12 10:08
  • [javascript protected email address]
1970 sonlarının çalkantılı suları, terörün gölgesinde geçen çocukluk, derken 12 Eylül askeri darbesi, tutuklamalar, insan hakları ihlalleri, sürgünler ve takip eden sessiz, susturulmuş seneler. Muhalefet olmayınca tek kanatla uçmaya çalışan bir kuş gibi...
Devamını Oku

Gıpta

  • Yayın Tarihi: 13/05/12 11:18
  • [javascript protected email address]
Hayli varlıklı ve kudretli bir adam, bir bilgenin kapısını çalar günün birinde. "Namını işittim. Hakikaten keramet sahibi misin merak ediyorum" der. "Bilmediğim iki şey öğret bana. İkisini de aynı günde, aynı anda göster. Sana ayıracak fazla zamanım...
Devamını Oku

Gıpta

  • Yayın Tarihi: 13/05/12 13:09
  • [javascript protected email address]
Hayli varlıklı ve kudretli bir adam, bir bilgenin kapısını çalar günün birinde. "Namını işittim. Hakikaten keramet sahibimisinmerak ediyorum" der. "Bilmediğimiki şey öğret bana. İkisini de aynı günde, aynı anda göster. Sana ayıracak fazla zamanımyok, bir...
Devamını Oku
Tüm Yazıları