Sokak lambasını kısıp 300 milyon kazandıracak
Işığın insan psikolojisine etkisini en çok bu kış, uzun haftalar boyunca güneşsiz kalınca hissettik. Güneşi ilk gördüğümüzde tarifsiz sevinçlere sürüklenmemiz de bundan. Bir de kapalı mekânları düşünün, gittiğiniz bir restoranı, bir devlet dairesini, bir şirket merkezini. Bazıları girer girmez kaçma isteği uyandırır, bazılarında zamanın nasıl geçtiği anlaşılmaz. Türkiye'nin sokaklarını aydınlatan bir şirketle, Cemdağ'ın yöneticileriyle bir araya geldiğimizde enerji maliyetleri, güvenlik, sokaklar için aydınlatmanın önemini konuşurken sohbet arasında konu ışığın psikolojik etkisine de geliyor.
Cemdağ bir aile şirketi, 1968 yılında Mustafa Cem kurmuş, şimdi iki oğlu Sina Cem ve Süheyl Cem ile birlikte İzmir'deki fabrikada sessiz sedasız büyüyorlar. Türkiye'de 6 milyon sokak armatürü olduğunu da onlardan öğreniyorum, bu ürünlerin yüzde 35'i Cemdağ imzasını taşıyor. Sina Cem, yeni geliştirdikleri ve çift kademeli sistemle çalışan armatürlerle yılda 300 milyon TL enerji tasarrufu sağlanabileceğini anlatıyor. Cem, "Evlerde kullandığımız ve oda ışığını azaltıp artırmaya yarayan çevirmeli elektrik düğmesi
teknolojisi sokak aydınlatmasında da kullanılabilir. Sokaklarda sodyum ampul kullanıldığı için bu teknoloji uygulanamıyor ama bizim ürettiğimiz armatürlerde bu ampuller kullanılabiliyor" diyor. Bu armatürleri Polonya, Bulgaristan ve Çek Cumhuriyeti'ne ihraç eden Cemdağ, Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ (BEDAŞ) ile de pilot uygulama yapmış. Bu teknoloji sokakta uygulandığı zaman armatür ortam ışığını ve trafiğini algılayarak belli saatlerde kendi kendine ışığı kısıyor. Sina Cem, sokak lambalarının birinin söndürülüp diğerinin yakılarak tasarrufa gidilmesinin güvenlik zaafı yarattığını söyleyerek en uygun çözümün bu armatürlere geçmek olduğunu ifade ediyor. Her yıl Türkiye'de her yıl 500-600 bin adet sokak armatürü alımı yapılıyor. Bunların 400 bini yenileme, geri kalanı bugüne kadar hiç aydınlatılmamış kırsal alanlar ve şehirlerdeki yeni yerleşim alanları için. Bir kademeli armatür, , enerjiyi saatlere göre tükettiğinde kendini ' 14 ayda amorte ediyor.
Enerjinin giderek daha değerli olduğu bir dünyada, bu tür yeni teknolojilerin önemi de her geçen gün artıyor.
'Işığı doğru kullanan okulda çocukların notları da yükselir'
İç ve dış aydınlatmada insanları iyi hissettirecek standart değerler belliymiş. Bazı sanayi tesisleri verimliliği artırmak için aydınlatma danışmanlığı talep etmeye başlamış. Okullarda da aydınlatmanın önemini anlatan Sina Cem, "Çocukların uyukladığı sınıflar doğru aydınlatılırsa bir anda notların yükseldiği kanıtlanmıştır" diyor. Bir hastanedeki muayene odasının aydınlatma değerinin 300 lux olması gerekirken ameliyathanede bu gereklilik 1000'e çıkıyor. Marketlerin satış alanında 300 lux gerekirken kasada bu değer 500'e yükseliyor. Self servis restoranda ideal aydınlatma 200 iken açık büfe bölümünde bu 300'e çıkıyor. Okullarda amfi ve tahtaların 500 lux aydınlatılması gerekirken ' anaokullarında 300 lux yeterli oluyor.